"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Dört kardeş kimsesizler mezarlığı’na gömülmüyor

DÜN sabah erken saatlerde İstanbul Büyükşehir Belediyesi medya ile ilişkiler sorumlusu Şükrü Küçükşahin aradı...

Fatih’te Güneş Apartmanı’nda intihar eden 4 kardeşin cenazesine sahip çıkan olmadığı için Kimsesizler Mezarlığı’na gömüleceğini yazmıştım.

“Bu sabah İBB Sosyal İşler Daire Başkanı Yavuz Saltık bir toplantı yaptı. Eğer bir akrabası çıkıp kendisi kaldırmak istemezse cenazeleri büyükşehir kaldıracak” dedi...

Aramızda şu konuşma geçti.

KARDEŞLER NEREYE DEFNEDİLECEKLER

- Cenazeler nereye defnedilecek?

“Kilyos veya Ayazağa Mezarlığı’na.”

- Kilyos kimsesizler mezarlığı değil mi?

“Hayır onun sahipli mezarlar bölümü de var. Kilyos veya Ayazağa’da sahipli mezarların bulunduğu parsele defnedilecekler.”

MEZAR TAŞI VE DİNİ TÖREN OLACAK MI

- Mezar taşı olacak mı?

“Evet, üzerinde adları soyadları yazılı mezar taşları olacak.”

- Dini tören yapılacak mı?

“Evet olacak, cenaze namazı kılınacak, mevlit okutulacak. Ayrıca Sosyal İşler Daire Başkanı Yavuz Saltık da cenazeye katılacak.”

- Şu ana kadar hiç yakınları çıkmadı mı?

“Bizim bildiğimiz Mersin’de bir tek yakınları varmış. O da yeni doğum yapmış.”

MUHTARLARLA ÇALIŞIP YENİ YAZILIM YAPACAĞIZ

- Yani neler yapılabilir?

“Yine bu olay gösterdi ki, devlet de, belediyeler de proaktif davranmalı. Muhtarlarla ve semtlerdeki sivil toplum kuruluşlarıyla ilişkiye geçeceğiz. Buna benzer durumlar varsa tespit etmeye çalışacağız. Bunun için yeni bir yazılım geliştireceğiz.”

OLAYIN SIRRI ESRARENGİZ DÖRDÜNCÜ KARDEŞTE Mİ

Dört kardeş kimsesizler mezarlığı’na gömülmüyor

Üç günden beri merakla her yere bakıyorum.

Güneş Apartmanı olayında bir erkek, iki kız kardeş hakkında birçok şey öğrendik.

Birinin obez olduğunu, ötekinin bir dans grubunda çalıştığını gördük.

Ama dördüncü bir kardeş var ki onun hakkında hiç bilgimiz yok.

Foto editörümüz Umut Veis’e sordum.

Bir tek fotoğrafını bulamamışlar...

Hakkında bilgi yok...

Evden hiç mi çıkmıyordu...

Bilmiyoruz.

İçime bir şüphe düştü.

Acaba işin sırrını çözecek olan kişi, adından ve yaşından başka hiçbir şey bilmediğimiz o dördüncü kardeş mi...

SIR EVLE İLGİLİ EN ÖNEMLİ İSTİHBARATI KİMDEN ALDIM

FATİH’teki dörtlü intiharla ilgili en çarpıcı haberler ve analizler dünkü Hürriyet’teydi...

Arkadaşları kutluyorum...

Ancak bütün Türk basınını ilgilendiren bir gözlemimi de paylaşmak isterim.

*

(*) BİR: Olayla çok yakından ilgilendiğim için ilk gün bütün kaynakları taradım.

En çarpıcı ilk bilgileri BBC Türkçe’den oldum.

Mesela bakkalla konuşma, bir arkadaşın verdiği bilgiler, bir kardeşin cesedinin daha geç soğuduğu gibi ayrıntılar hep oradaydı.

Nitekim önde gelen haber siteleri de haberi oradan almıştı.

*

(*) Dün de Deutsche Welle’nin Türkçe servisi güzel bir gazetecilik yaptı.

Ankara’da intihar ettiği öne sürülen Özbekistanlı Nadira Kadirova’nın morgda çekilmiş fotoğrafına ulaşmış.

Ölen kadının koltuk altında ikinci bir delik varmış ve açıkça görülüyormuş.

DW’nin muhabiri çok titiz ve ayrıntılı bir inceleme yapmış.

Çok güzel bir gazetecilik...

*

Diyeceğim bazılarının “Türkiye düşmanı” diye savaş açtığı 4 yabancı haber servisinin kurduğu platformdan güzel gazetecilik örnekleri gelmeye başladı.

SEN DİYORSUN HÜKÜMET ÖTEKİ DİYOR Kİ HAYIR PEKİ YA BİZ, BİZ HİÇ Mİ...

ÇEVREMDE müthiş bir kavga kopmuş durumda...

Bir kısım diyor ki...

“Ekonomiyi berbat ettiniz, insanları bu hale düşürdünüz. Yoksulluktan intihar ediyorlar.”

*

Bir kısmı diyor ki...

“Bizim ne suçumuz var, psikolojik tedavi görüyorlarmış. Üstelik yardım için başvurmamışlar...”

*

Yani kimse kalkıp “Bu işte benim hiç mi sorumluluğum yok” diye sormuyor...

Biz, yani kim mi?..

Sen apartman sakini...

Sen aynı mahallenin çocuğu...

Sen yan komşu...

Sen mahallenin, ilçenin belediye başkanı...

*

Yanı başında böyle dramlar yaşanıyor...

Hiç mi fark etmiyorsun...

*

Yoksa fark ediyor da “Aman bana ne” deyip geçiyor musun...

***

Umarım, bu dört kardeşin ölümü siyasetin ötesinde hepimizin içine oturur...

Ve biz de sorumluluğumuzu gözden geçiririz.

JANJANLI MEYVE YERİNE ŞARAP GÖNDEREN AKP’Lİ

- Yan masaya pahalı kırmızı şarap gönderen ünlü AKP’li kimdi. Masadakiler o şarabı kabul etti mi.

*

- Ufuk Güldemir’in kanaryası mı manşet olmalı benim papağanım mı...

Dört kardeş kimsesizler mezarlığı’na gömülmüyor

*

- 56 yaşında bir erkek kendinden kaç yaş küçük kadınla birlikte olmalı.

*

- Netflix’in patronu ile güzel bir mülakat: Yeni çıkacak Apple ve Disney gibi yeni platformlara para verip abone olacak mı.

*

- Elif Şafak’ın yeni romanında çok sevdiğim üç ayrıntı.

*

YARIN ‘ERTUĞRUL ÖZKÖK’ÜN PAZAR EKSPRESİ’NDE

CEM YILMAZ’IN TESTOSTERONU 500’ÜN ALTINDA MI ÜSTÜNDE Mİ

Dört kardeş kimsesizler mezarlığı’na gömülmüyor

BİR süre önce “Testosteronum 623” diye yazdım ya...

Cem Yılmaz buna taktı...

Önce bir süre önce Hürriyet Pazar’da Çınar Oskay’a verdiği mülakatta bir dokundurdu...

“Testosteronu gramla değil, santimle ölçmekten” söz etti...

*

Önceki akşam Maslak TİM salonundaki gösterisine gittim.

Asıl darbe orada geldi.

“Çeşme’de ev alacağım. Ama Ertuğrul Özkök’ü oturduğu siteye testosteron ölçmeden sokmuyorlar.” dedi.

*

Ve sonra kendi testosteron ölçüsünü açıkladı.

“Bir damlaymış...”

Testosteronun damlalıkla ölçüldüğünü ilk defa işittim.

Anladığım kadarı ile bir damla “çok az” anlamına geliyormuş...

*

Vallahi benimki hâlâ 623...

Ne yapayım...

Allah vergisi...

2 BİN KİŞİ 30 YIL KONUŞULDUYSA 107 BİN KİŞİ KAÇ YIL KONUŞULUR

BÜLENT Arınç’ın sözlerinde tek arıza vardı.

“KHK’lar bir felaketti...”

Hayır hepsi felaket değildi. Tam aksine bir bölümü zaruriydi...

Ama o cümleden sonra söyledikleri çok doğruydu.

Nitekim de o cümlesini düzeltti.

Bugün KHK’lar dolayısıyla gerçekten mağdur olmuş binlerce insan var. Bakın bu ülke 12 Eylül’den sonra çıkan 1402 sayılı kanunla üniversiteden ihraç edilen insanları 30 yıl boyunca konuştu...

Bu insanlar hep o dönemin üzerine bir kara leke gibi yapıştı.

15 Temmuz’dan sonra 107 bin insan KHK’larla işinden atıldı.

Bazıları ile ilgili öyle hikâyeler dinliyorum ki gerçekten insanı ağlatıyor.

O nedenle Bülent Arınç’a vurmak yerine haksızlıkları gidermeye çalışmak hepimizin görevi olmalı.

 

BUGÜN SAAT 14.00’TE İKİ MÜGE ARASINDA

- EN sevdiğim gastronomi yazarlarından biri Müge Akgün... Bugün saat 14.00’te Kanal D’deki “Beşinci Tat” programında onun konuğuyum. Yine çok sevdiğim şef Müge Ergül bize harika yemekler yaptı.

Acayip güzel şeyler konuştuk...

Bekleriz efendim...

 

X