"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Cübbeli ve fesli, Mehmet Akif'e neden saydırıyor

İslamcı kesimin bir bölümünde, İstiklal Marşımızın sözlerinin yazarı Mehmet Âkif Ersoy’a karşı bir saldırı başladı.

Mesela eski TBMM Başkanı İsmail Kahraman’a bakıyorum.

“Bütün ittihatçılar haindir, onlara destek verenler de” deyip “Safahat”ın yazarını da aynı kefeye koyuyor.

Cübbeli ve fesli, Mehmet Akife neden saydırıyor

Ya Cübbeli Ahmet?

Âkif reformisttir, Afgani’nin adamıdır. Mehmet Âkif’in ne işleri var sakat” diyerek yerden yere vuruyor.

Mesela (Fesli) Kadir Mısıroğlu Milli Marşımızın yazarı için buraya yazamayacağım küfürler ediyor.

Hatta, TRT’nin ve devletin resmi görüş dizisi haline gelen “Payitaht Abdülhamid”e bakıyorum.

Âkif’in torununu çileden çıkaran yorumlar var.

Nedir İstiklal Marşımızın yazarı ile dertleri...

İslamcı kesim entelektüellerinin ilgiyle izlediği
“Sebilürreşad” Aralık 2018 sayısının kapağını Mehmet Âkif’e ayırmış.

Derginin tamamı Mehmet Âkif’i anlatan yazılardan oluşuyor.

Murat Bardakçı, Taha Akyol ve Nevzat Tarhan’ın ilginç yazıları var.

Acaba, Cübbelilerin, Feslilerin Mehmet Âkif’e düşman olmalarının nedeni, derginin kapağındaki şu ifade olabilir mi:

“Mehmet Âkif’ten İslam coğrafyasının geri kalmışlığına iki temel yaklaşım:

İtaatkâr Suskunluk ve Kuvvetin Meddahlığı”...

Evet Mehmet Âkif İslam dünyasındaki cehalete savaş açmış.      

Derginin iç sayfalarına bakıyorum.

Cübbeli ve fesli, Mehmet Akife neden saydırıyor

Şairin bir şiirinden, o dönemdeki İslam dünyasının karakteri diye anlattığı şu mısraları da koymuşlar:

“Zulme tapmak, adli tepmek, hakka hiç aldırmamak,/ Kendi asûdeyse dünya yansa baş kaldırmamak,/ Ahdi nakzetmek, yalan sözden tehaşi etmemek,/ Kuvvetin meddahı olmak, aczi hiç söyletmemek...”

Bu satırları okuyunca, “Fanatik İslamcıların İstiklal Marşı sözlerinin yazarını sevmeleri mümkün değil” diyorsunuz.

Âkif o İslamcı takıma öyle bir ayna tutmuş ki, orada gördükleri bu suret onları delirtmiş.

Ama Allah’tan Cumhurbaşkanı Erdoğan başından beri Mehmet Âkif Ersoy’u samimi biçimde savunuyor.

Daha geçen ay, 27 Aralık 2018 günü muhtarlara seslenirken, Mehmet Âkif Ersoy’la ilgili son derece övücü ifadeler kullandı.

Cumhurbaşkanlığı Vefa Ödülü Âkif’e verildi.

Allah’tan ki şairimiz devlet nezdinde hâlâ makbul bir yerde duruyor.

Cübbeli ve fesli, Mehmet Akife neden saydırıyor

BUGÜNÜN HÜLYA AVŞAR’I SERENAY SARIKAYA MI

Dün Hürriyet Kelebek’te Onur Baştürk’ün köşesinde okudum.

“Journo” adlı dijital dergide Nilay Örnek’in “Magazinin eski tadı niye yok” başlıklı bir yazısı yayınlanmış. 

O yazıda görüşüne yer verilen Perihan Mağden’in şu analizini çok beğendim.

“Eski starların kaybedecek bir şeyi yoktu, alt sınıftan geliyorlardı.

Çoğu ilkokul-ortaokul mezunuydu. Çok vahşi bir şekilde ünlü olmaya çalışıyorlardı...

Mesela Seda Sayan için ünlü olmak o kadar önemliydi ki... Şimdi bir Fahriye Evcen için aynı şey söz konusu olamaz. Boğaziçi Tarih Bölümü mezunu kız.

Yani oyuncu çocuklar bir sınıf atladı Türkiye’yle birlikte ve bu onlara bir hijyeniklik getirdi.”

Onur Baştürk de tartışmaya bomba gibi iddiayla girmiş. Diyor ki: “Serenay Sarıkaya tam star. Günümüzün Hülya Avşar’ı o. Ama ondan farkı, tamamen kendi halinde olması”.

Buyurun nur topu gibi bir magazin tartışma konumuz oldu.

Cübbeli ve fesli, Mehmet Akife neden saydırıyor

ALTIN KÜRE ÖDÜLLERİ BENİM İÇİN DÖRTTE DÖRT

ÖNCEKİ gece Altın Küre ödüllerini merakla izledim.

Favorim Alfonso Cuaron’un “Roma”sıydı...

Ödül aldı.

Favorim Kaminski Project’te Michael Douglas’dı.

Ödül aldı.

Favorim Bohemian Rhapsody’ydi...

Ödül aldı.

Favorim

Rami Malek’ti.

Ödül aldı.


YAPMA VEDAT ABİ, TÜRK ŞARABINI BÖYLE HARCAMA

Dün Vedat Milor’un hak edilmiş snopluğunu sevdiğimi yazmıştım. Bugün ise hak edilmemiş snopluğunu yazacağım.

Vedat Milor “Kafa” dergisine
Türk şarapçılığı ile ilgili öyle acımasız sözler söyledi ki...

Çok koydu bana...

O günlerde annemin hastalığı ile ilgilendiğim için cevap veremedim.

Şimdi veriyorum.

Vedat Milor diyor ki:

“Türk şarabı yerine su içerim daha iyi...”

Vedat Bey siz de biliyorsunuz ki Fransız şarabı yerine de su içmek daha iyidir. Daha sağlıklıdır.

Diyor ki:

“Türklerin ‘yoğun’ dediği şarapları ben ağır, hantal ve çok sıkıcı buluyorum...”

Vedat Bey siz yoğun şarabı sevmeyebilirsiniz ama bilin ki bu dünyada benim gibi dolgun şarabı seven milyonlarca insan var. Sizinki gibi anlayış Robert Parker’ın şarabı snop uzmanların elinden kurtarmasıyla yıkıldı.

Orada da kalmıyor, Türk şarapları ile ilgili diyor ki:

“Hiçbir zaman benim soframda yeri olmayan, varlığını bile hazmedemeyeceğim şaraplar...”

Yapmayın Vedat Bey...

Daha üç yıl önce o şarapların üzerine adınızı koyuyor, öyle pazarlıyordunuz.

Bu kadar acımasız olmayın.

Diyor ki:

Öküzgözü Elazığ’da çok iyi çıkardı. Baraj yapımı ile mikro klima değişti. Öküzgözü’nün kalitesi düştü.”

Yapmayın Vedat Bey, benim gibi binlerce insan Türk şarabını Elazığ Şükrü Baran bağlarından, Alpagut bağlarından çıkan Öküzgözü
üzümü ile yapılan şaraplarla sevdi.

Denizli Güney’de harika Öküzgözü çıkıyor.

Unutmayın yoğun bir şaraptır.

Bir de diyor ki...

“Söylemesi ayıp 2012’de benim adımı taşıyan şarabı beğendim...”

Madem konuyu açtınız, ben de hasbelkader şarap içen bir Türk olarak epeyce insanın o konudaki görüşünü aktarayım.

Sözünü ettiğiniz üretici güzel şaraplar yapıyor.

Ama madem şarap biraz da “Hepimize göre” sanatıdır.

“Bana göre”, adınızı taşıyan o şaraplar pek parlak değildi.

Biz birçok yabancıya “Bu Türkler artık çok oluyor” dedirtecek kadar güzel şaraplar da yapıyoruz.

Bir gün, gerçek bir şarap uzmanı olan Mehmet Yalçın’ı dinleyin...

Belki Türk şarabı hakkındaki bu basmakalıp yargıdan kurtulursunuz...

 

X