"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Bu yıl Davos'u maymun konuşarak açıyoruz

Bugünden itibaren Davos’tayım... Dünya Ekonomik Forumu’nun 11 yıl önce, dünyanın önde gelen medya kişilerinden oluşturduğu 100 kişilik “International Media Council” (Uluslararası Medya Konseyi) üyesi olarak o yıldan beri Davos’u izliyorum.

Bu yıl Davos’u maymunları ve bir de Türkiye’nin şu sıralarda bir numaralı konusu olan plastik poşeti konuşarak açacağız.

Yarın benim için en ilginç konuşmacı, hayatını maymunları anlamak ve onların neslinin tükenmesine vakfetmiş olan Jane Goodall olacak...

Onunla hayatını uluslararası politika konuşarak geçirmiş olan gazeteci Fareed Zakaria konuşacak...

Bir gazeteci ile dünyanın en ünlü primatoloğunun sohbetini büyük ilgiyle izleyeceğim.

Bu yıl Davosu maymun konuşarak açıyoruz

Davos’u işte bu yüzden çok seviyorum.

Siyaseti, ekonomiyi konuşuyor. Ama onun dışındaki dünyayı hiç ihmal etmiyor.

Hep yeniliği, ilgi çekiciliği arıyor.

Programların hazırlanışında hep bir “sitcom muzipliğini” sıkıcı konuların üzerine seriyor.

Maymun...

Darwin’den beri hep ilgi odağımız... Bense yıllar önce bir “bonobo” olduğumu ilan etmiştim.

Her yıl olduğu gibi bu yıl da size klasik değil “Öteki Davos”u anlatacağım.

Yani öteki gazetelerin, haber sitelerinin sayfalarında göremeyeceğiniz şeyler olacak. Anlayacağınız “sitcom gazeteciliğim” burada işe yarayacak.

Evet dünyanın önde gelen ağır toplarını bir araya getiren bu küçük kayak merkezinden eğlenceli yayınımız başlıyor.

PERDE ARKASI
DAVOS’A BİR AY KALA İT DALAŞINI KİM KAZANDI

Bu yıl Davos başlamadan bir ay önce Amerika Birleşik Devletleri ile Rusya arasında Davos semalarında tam bir it dalaşı yaşandı.

Bu yeraltı savaşı Davos’u düzenleyen Dünya Ekonomik Forumu yöneticilerine çok zor anlar yaşattı.

Pek dışarı sızdırılmayan gizli savaş şuydu. Çin elektronik devi Huawei’in kurucusunun kızının Kanada’da gözaltına alındığı günlerde Amerikan yönetimi WEF nezdinde de bir girişimde bulundu.

Konu Davos’a katılacak olan üç çok önemli Rus işadamının, Amerikan ambargosunu deldikleri için bu yılki programa kabul edilmemesiydi.


Bu iş insanları Viktor Vekselberg, Oleg Deripaska ve Andrey Kostin’di.

Olay anında Putin’e kadar gitti ve Rus lideri bunu şahsi bir prestij meselesi haline getirdi.

Amerika’nın ağır baskısı altında kalan Prof. Schwab ve ekibi çok zor bir durumla karşı karşıya kaldı.

Bir yandan Trump’ın baskısı, öte yanda Putin...

Sonunda Davos yönetimi çok ilginç bir çözüm buldu.

“Ama resmi toplantılara katılamayacak, Amerikalılarla hiçbir temasta bulunmayacak, Amerikalılarla ilgili bir hiçbir etkinliğe katılamayacak, Amerikan şirketlerinin sahibi olduğu internet ve e-mail hizmetlerinden yararlanamayacak”.

Üç Rus işinsanı bu şartları kabul ettiği takdirde Davos’a gelebilecekti.

Bugün toplantılar başladığında, Davos tarihinin bu ilk büyük it dalaşını kimin kazandığını öğrenmeye çalışacağım.

MERAK EDİYORUM LALLY’NİN YEMEĞİNE KİMLER DAVETLİ

Her yıl olduğu gibi Washington Post gazetesi adına gazetenin eski sahiplerinden Lally Weymouth’un vereceği öğle yemeği.

Buraya davet edilmek Davos’ta başlı başına bir prestij.

Ayıptır söylemesi ben her yıl davetliyim. Bakalım bu yıl kimler davetli, kimler değil.

Bu yıl Davosu maymun konuşarak açıyoruz

YENİ OTORİTER LİDER İÇİN YERİNİZİ ÖNCEDEN AYIRTIN

DAVOS bu yıl iki yeni liderle karşılaşmayı merakla bekliyor.

Biri Almanya’da Hıristiyan Demokrat Parti’nin yeni lideri, yani Angela Merkel’in yerine geçecek olan lider Annegret Kramp-Karrenbauer...

Öteki ise dünyanın gözlerini çevirdiği yeni Brezilya Başkanı Jair Bolsonaro...

Yani dünyanın yeni rüzgârı olan popülist otoriter liderler kervanına katılan son lider...

Davos yönetiminden gelen mesajlarda, onun yapacağı konuşma oturumu için şöyle bir not var:

“Çok ilgi olacağından yerinizi şimdiden ayırtın...”

Burada Trump’ın boşluğunu herhalde o dolduracak.

MERAK
DÜNYADA DÜKKÂNI KAPATAN SOROS BİZE NE ANLATACAK

Her yıl olduğu gibi Soros bu yıl da Davos’ta ve ben yine onun yemeğine davetliyim.

Ama bu yıl benim için daha da önemli. Macaristan Başbakanı Orban’dan sonra ve son olarak da Trump’ın da hışmına uğrayan Soros’u dinlemek ilginç olacak.

Soros geçen yıl ortasında verdiği bir mülakatta “fikirlerinin bütün dünyada yenildiğini” söylemiş ve daha sonra Açık Toplum Vakfı’nın çalışmalarını durdurduğunu açıklamıştı.


TÜRK KULİSİ

YEMEK DAVETİYESİNE YAZILAN DÖRT İSİM

Burada Türk tarafının en merakla beklediği buluşma her yıl buradaki Türk yetkili adına verilen akşam yemeği.

Bu defa farklı bir durum var.

Yemek bir değil iki bakan adına veriliyor.

Hazine ve Maliye Bakanı

Berat Albayrak ile Ticaret Bakanı

H.E. Ruhsar Pekcan.

Gönderilen davetiyelerin üzerinde ev sahibi olarak da iki isim görünüyor:

H. Cüneyd Zapsu: Dünya Ekonomik Forumu kıdemli danışmanı.

Fettah Tamince: Rixos Grup Başkanı.

Bu yıl Davosu maymun konuşarak açıyoruz

DAVOS MATEMİ
‘LİBOR’U BULAN GİRİTLİNİN ÖLÜMÜ

Bu yıl Davos’a katılan özellikle finans çevrelerinin en çok konuştuğu konulardan biri Minos Zombanakis’in ölümü. “Kimdi o” derseniz, dünya bankacılık sisteminin gizli kahramanlarından biriydi. Bugün Davos’ta bulunan bütün bankacıların kredi sisteminde kullandığı “libor” sistemini bulan adamdı.

Libor, “London Interbank Offered Rate” (Londra bankalar arası faiz teklifi) kelimelerinin baş harflerinden oluşan bir kavramdı.

Yani kredi talep eden ülke veya şirketin itibarı ve derecelendirme kuruluşlarından aldığı nota göre geçerli faizin üzerine eklenen miktarı ifade ediyordu.

Bugün hâlâ kullanılan bu sistemi 1926 yılında Girit’te doğan Zombanakis bulmuştu.

Libor sistemi ilk defa 1969 yılında İran’a önerilen 80 milyon dolarlık bir kredide kullanılmıştı.

Ancak daha sonra uluslararası piyasalardan çekilmiş ve bu piyasaları “Pezevenklerin elindeki fahişelik” olarak nitelemişti.

İşte bu ilginç ekonomist geçen aralık ayında öldü. Bir anlamda Yunanistan’ın Özal’ı sayılabilirdi.

DAVOS KULİSİ
YENİ ‘WEST SİDE STORY’NİN YENİ MARİA’SI BELLİ OLDU

TABİİ sinema ve eğlence sektörünün önemli isimleri de burada. Benim gibi “West Side Story” (Batı Yakasının Hikâyesi) filminin fanatiklerine müjde.

Dün akşam burada konuştuğum sinema sanayisi yöneticilerinden aldığım bir bilgi.

Steven Spielberg, 58 yıl sonra bu filmi yeniden çekmeye hazırlanıyordu ya...

Herkes o efsane filmdeki 3 karakteri kimin oynayacağını merak ediyordu.

Spielberg, Natalie Wood’un oynadığı “Maria” rolünü oynayacak oyuncuyu 30 bin genç kız arasından seçmiş.

Rachel Zegler adında New Jersey’li 17 yaşında bir kolej öğrencisi oynayacakmış bu rolü...

Tabii bizim neslimiz Natalie Wood, Rita Moreno ve Georges Chakiris’in tiplerine o kadar aşina hale geldi ki...

Gelen yenileri kabullenmemiz biraz zaman alacak.

Bu yıl Davosu maymun konuşarak açıyoruz

OTURUM ARASI
40 YAŞINI GEÇEN ERKEK PARMAK ARASI GİYEMEZ Mİ

GÖVDEM, bedenim Davos’ta ama aklım Türkiye’de geçen hafta patlayan ve beni hedef alan polemikte. Burada iki oturum arası, Türkiye’ye uzanıyorum.

Posta gazetesinin yazarı Candaş Tolga durup dururken, Kafa dergisinin son sayısında “40” başlıklı bir yazı yazmış.

Şöyle giriyor meseleye: “40’ta birçok iddia biter ama ilk biten gençlik iddiasıdır”.

Hoppalaaa, Osman Hoca ve ben 50 yaşa genç derken, arkadaş, bunu 40’ın altına indirdi. Adımı vermiyor ama bana telefon edip bu sözlerin hedefinin ben olduğumu söylüyor.

Hem de şöyle provokatif bir ifadeyle:

“40’ta yapılan temel hatalardan biri hâlâ genç olduğunu ispat etmeye çalışmaktır...”

Onun arkasından kel alaka gibi görünen bir laf... “40 yaşından sonra kış vakti parmak arası terlikle dolaşarak genç olunmaz...”

Kel alaka değil, şu medya plazaları dünyasında parmak arası terlik denince birçoğunun aklına ben geliyorum.

Bak arkadaşım, parmak arası terlik çok rahat ve cool bir şeydir.

Yazın giyilir, ayakların üşümüyorsa kışın da giyebilirsin.

Gençlikle yaşlılıkla uzaktan yakından ilgisi yoktur.

Haa bana gelince...

Bakın bin kere söyledim. Ben “Gencim” demiyorum.

Sadece “Yaşlı değilim” diyorum...

KULAĞIM TÜRKİYE’DE
PARMAK ARASI TERLİK DÜŞMANLIĞI KLİKASI

SON 3 yıldır yaz ayları parmak arası terlik giyiyorum. Bunu yaptığım anda etrafımda muazzam bir parmak arası düşmanı klika oluştu.

Bu çetenin bir özelliği, sandalet giymeye de karşı oluşu... Ben ikisini de giyiyorum.

İlk atışı Mehmet Yılmaz yaptı... Onu Ahmet Hakan takip etti. Sedat Ergin zaten doğuştan böyle şeylere karşıdır ama Hariciye’den gelen “teenni ile hareket etme” alışkanlığı yüzünden meseleye biraz geç girdi ama girdi.

Bence parmak arası terlik giymek gençliği göstermez.

Ama buna karşı olmak kesinlikle yaşlanmayı ispat eder.

X