"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Bu gözlerin gördükleri

27 Mayıs darbesinde 13 yaşındaydım...
Demokrat Partili bir ailenin çocuğuydum.
Demokrat Parti’ye yakın gazeteler ve gazeteciler vardı.
Muhalif olanları da...


* * *


Şerefli insanlardı...
Kimse kimseyi ihbar etmedi, gammazlamadı...
Kimse kimseyi terör örgütlerine, sokak kabadayılarına hedef göstermedi.


* * *


12 Mart ara döneminde 24 yaşında solcu bir gençtim.
İktidara yakın gazeteciler ve gazeteler vardı.
Muhalefete yakın gazete ve gazeteciler de...
Şiddetli polemik vardı aralarında.


* * *


Ama şerefli insanlardı.
Kimse kimseyi ihbar etmedi, gammazlamadı...
Terör örgütlerine, sokak kabadayılarına hedef göstermedi.


* * *


Devlet bursuyla okuyan bir öğrenci ve Paris Öğrenci Derneği’nde yönetim kurulu üyesiydim.
Muhafazakâr bir iktidar vardı.
Hükümete karşı bildiri yayınladık. Bursum kesildi.
Şerefli ve vicdanlı insanlardı.
O delikanlı halimi affettiler.
Bursumu yine o muhafazakâr hükümet bağladı.


* * *


12 Eylül askeri darbesinde 33 yaşında solcu bir öğretim üyesiydim.
12 Eylül öncesinde iktidar yanlısı gazeteler ve gazeteciler vardı, muhalif olanları da vardı.
Birbiriyle çok ateşli polemikler yapan gazeteler ve gazeteciler vardı.


* * *


Şerefli insanlardı.
Darbeden sonra kimse kimseyi ihbar etmedi, gammazlamadı.
Terör örgütlerine hedef göstermedi.


* * *


Darbeden sonra rahmetli Bülent Ecevit’in çıkardığı Arayış dergisinde askeri yönetime karşı yazılar yazdım.
Hiçbir gazeteci beni askeri yönetime gammazlamadı, ihbar etmedi.


* * *


Çalıştığım Hacettepe Üniversitesi’nin İktisadi ve Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı, dönemin YÖK’ünün başkanı rahmetli İhsan Doğramacı’nın kız kardeşi sevgili hocam Prof. Emel Doğramacı ile İşletme Bölümü’ndeki başkanım sevgili hocam Prof. Gülay Coşkun, cesur, demokrat ve şerefli insanlardı. Beni korudular.


* * *


Bu ülkede 68 yıl yaşadım.
Askeri darbeler, ara rejimler gördüm, demokrat dönemler gördüm.


* * *


Ama medyada bu kadar şerefsiz bir gammazlama dönemi, iktidar gücünü arkasına alıp bu kadar alçakça bir sindirme saldırısı görmedim.
Gazetecilerin bu kadar hedef haline getirildiği, sokak kabadayılarına, terör örgütlerine, devlet kurumlarına hedef gösterildiği kalleş bir dönem yaşamadım.


* * *


Çok yaşadım, çok okudum.
Tarih bana diyor ki, hiçbir toplum, hiçbir millet vicdansızlığın, şerefsizliğin, alçaklığın bu kadarına tahammül edemez.


* * *


Türk milleti de, vicdanlı Müslümanlar da mutlaka sesini yükseltecektir.
Sokakta olmasa da mutlaka sandıkta yükseltecektir.


* * *


Önceki gece Ahmet Hakan acılarla boğuşurken, başucunda ona bu kısa Türkiye tarihini anlattım.

Eğer sanıyorsanız ki bu sadece Doğan Grubu’nadır

-Ey bu ülkenin kaderinde etkili olan siyasetçi...
-İster iktidar partisi AKP’den ol...
-İster ana muhalefetin CHP’sinden...
-İster MHP’li ol...
-İster HDP’li...


* * *


Eğer sanıyorsan ki, bu alçakça saldırı sadece Ahmet Hakan’a, sadece Hürriyet’e, sadece Doğan Grubu’nun bir üyesine yapılmıştır...


* * *


-Eğer sanıyorsan ki, bu alçakça saldırı, bir trol sürüsünün, iktidar yanlısı bir medya grubunun hedef göstermesinin sonucunda yaşanmış, sıradan bir olaydır...
Bil ki gaflet içindesin...
Bil ki bu olay bir işaret fişeğidir...


* * *


Bu ülkede yaşayan herkesi, laiğiyle, muhafazakârıyla,
liberaliyle, sağcısıyla, solcusuyla, milliyetçisiyle,, Türk’üyle, Kürt’üyle herkesi endişelendirecek bir gelişmenin işaret fişeğidir bu...
Bil ki bu bir son değil, bir başlangıçtır... İyiye doğru bir gidiş değildir bu...


* * *


Bugün belki sadece bizlere, ama emin olun ki yarın hepimize dönecek pusuların, kalleşliklerin, demokrasimize kastedecek olan gelişmelerin keşif koludur Ahmet
Hakan’a yapılan saldırı...


Bugüne kadar Allah korudu bugünden sonrası için tevekkül


YİRMİ beş yıl boyunca...
PKK’sı, DHKP-C’si, İslamcısı, mafyası ile bütün terör örgütlerinin saldırısına uğradık.


* * *


Ayağımızın dibinde bombalar patladı.
Tesadüflerle kurtulduk...


* * *


Binalarımız saldırıya uğradı...
Allah korudu...


* * *


Peki ya yarın...
-‘Baas’laşmış bir devlete...
-‘Muhaberat’laşmış bir yapıya...
-‘SS’leşmiş bir medyaya karşı kim korur bizi, bizleri...


* * *


Önlemimizi alırız, ama şu can var ya, Allah’ın verdiği şu can...
O, yine Allah’a emanettir...


* * *


Ne yapacağız öyleyse...
Tevekkül diyorum kardeşim...
İmanlı bir tevekkül...


* * *


Böyle vicdansız, orantısız bir güce karşı kendimizi atabileceğimiz tek sığınak o...


* * *


Bir de bizi anlayacak vicdanlı Müslümanlar...


* * *


Bir de şu cümle...
Zulüm, zalimin yanına kalmaz...

X