"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Bu fotoğraftaki 4 kişiden biri hayali

BU fotoğraftaki dört kişiden üçünü iyi tanıyorsunuz...

Sadece siz değil, bütün dünya iyi tanıyor.

*

Bu fotoğraftaki 4 kişiden biri hayali

- Biri Madeleine Albright...

- Öteki Colin Powell...

- Beyaz ceketlisi Hillary Clinton...

Üçü de Amerika Birleşik Devletleri’nin eski dışişleri bakanı...

Yani üçü de gerçek kişi...

*

Fotoğrafta gördüğünüz dördüncü kişi Elizabeth McCord...

O da ABD Dışişleri Bakanı ama onun adını bilmiyorsunuz. Çünkü o hayali bir kişilik... Beşinci sezonu gösterilen “Madam Secretary” (Bayan Bakan) dizisinin kahramanı.

Tea Leoni’nin oynadığı hayali bir dışişleri bakanı.

*

İşte bu dizinin beşinci sezonunda çok ilginç bir bölüm var. Önceki gün kızım Gülümsün getirip önüme koydu ve “Bak eğlence sektörü artık nasıl bir zihniyete geldi” dedi.

*

Dizinin o bölümünde, hayali dışişleri bakanı, ABD’de meydana gelen ve çok sayıda insanın ölümüne yol açan bir terör saldırısından sonra teröristlere karşı uygulanacak bir politika belirleyecektir.

Aldıkları kararı da başkan imzalayacaktır. Bunun için, kendinden önceki üç dışişleri bakanını davet ediyor ve onların da görüşlerini alıyor.

*

Dizide bu üç gerçek bakanı gerçek kişilikleri ile kendileri oynuyor. Yani kabul edip gelmişler ve siyaset bilimi açısından olağanüstü öğretici bir sahne ortaya çıkmış.

Şimdi size o sahnenin diyaloglarını aynen aktaracağım.

GERÇEK BAKANLAR: ELİZABETH, ONLARA MUTLAKA ‘E PLURİBUS UNUM’U HATIRLAT

Bu fotoğraftaki 4 kişiden biri hayali

- Hayali bayan bakan: “Dinleyin, çok zamanınızı almayacak. Başkan benden imza töreninden sonra bir konuşma yapmamı istedi. Böyle bir kâbustan uyandıktan sonra siz ne dersiniz?”

Eski gerçek bakan Powell: “İnsanlara güvende oldukları teminatını vermelisin. Çünkü bu düşmanı yenme konusunda kararlıyız.”

- Eski gerçek bakan Albright: “Bize saldıranlara kararlı olduğumuzu hatırlatmamız gerektiğini düşünüyorum.”

Eski gerçek bakan Clinton: “Onları korumak ve savunmak için dünyanın en iyi ordusuna sahip olduğumuzu hatırlatabilirsin. Ancak askeri gücümüz ne kadar iyi olsa da asıl gücümüz orada yatmıyor. Bizim gücümüz sağlam demokrasi değerlerimizde yatıyor. Anayasamızda yatıyor. Elizabeth Amerikan halkına şu en tehlikeli dönemde bile mottomuzu hatırlat: ‘E pluribus unum’...”

Yani “Çoğulculuktan doğan teklik”...

-

Peki dizinin hayali dışişleri bakanı eski gerçek üç bakanın görüşlerini aldıktan sonra nasıl bir konuşma yapıyor... Gelin onu da üçüncü yazıda anlatayım.

HAYALİ BAKAN: ZORBALIKTAN KURTULMAK İÇİN GEREKEN DÖRT ŞEY

ÜÇ eski gerçek dışişleri bakanının görüşünü alan hayali dışişleri bakanı imza töreninden sonra kürsüye çıkıp Amerikan halkına şunları söylüyor:

*

- “Nükleer silahlardan daha büyük olan tehdit ne midir?

Onları kullanma ihtimalidir. Yani nefrettir.

Özellikle bir grubun veya ulusun başka bir ulusa karşı olan nefretidir.”

*

- “Bu nedenle de milliyetçiliğin dönemimizin tehdidi olduğuna kanaat getirdim.

Açık konuşmak istiyorum.

Milliyetçilik vatanseverlikle aynı şey değildir.

Vatanseverliğin sapkınlık boyutudur.”

*

- “Milliyetçilik bize saldıranların inanç sistemidir.

Birleşmenin ve değişimin bir güçsüzlük belirtisi olduğunu kabul eder.

Başarının tek yolunun bir ırkın diğerinden daha üstün olduğu düşüncesini kör sadakat olarak kabul eder.”

*

“Vatanseverlikse birbirimizi güçlendirip farklılıklarımızı ulusumuzun gücünün kaynağı olarak kabullenmektir. Çünkü ‘Biz insanlar, Bütün insanlar anlamına gelir.”

*

“Amerika’nın kahramanları bir ırk ya da kesim için şehit olmadılar. Anayasamızın kutsal idealleri için şehit oldular.

Hepsinden de çok zorbalıktan kurtulmak için canlarını verdiler.”

*

-“Zorbalıktan kurtulmak ise özgür basınımıza, inanç özgürlüğüne, her tür düşüncenin oy hakkına desteğimize ve hiçbir şeyin hepimize ait olan bu hakları çiğnemesine izin vermememize bağlıdır.”

*

Ne dersiniz...

Resmi yalanların yarattığı ve dünyayı nereye getirdiğine hep birlikte tanık olduğumuz “yeni gerçekliğe” karşı böylesine güçlü insani bir “yeni hayalciliğe” mi ihtiyacımız var acaba...

DÜNYA MÜZİK LİSTELERİNDE KIRILAN TÜRKİYE REKORU

HER hafta cuma sabahı Spotify, Apple Music, Fizy, Deezer, Pandora gibi müzik platformlarının yeni çıkan şarkılarını, albümlerini ve Top 50 listelerini gözden geçiriyorum.

Bu hafta, en çok dinlenen şarkılardan oluşan bu listelerde neredeyse bir dünya rekoru kırıldı.

*

- Bu hafta, Spotify Türkiye Top 50 listesindeki 50 şarkıdan 41’i Türkçe şarkıydı.

Bu ne anlama geliyor derseniz, şöyle anlatayım.

*

- Yine bu hafta, dünyanın en güçlü müzik geleneklerinden birine sahip olan Fransa’nın ilk 50 şarkısından sadece 10’u Fransızca şarkıydı.

*

- Son yıllarda yükselen ve İngilizceden sonra neredeyse ikinci uluslararası dil haline gelen İspanyolcanın anavatanı İspanya listesinde bu hafta ilk 50 şarkıdan 23’ü İspanyolca, müziğin beşiği sayılan İtalya’da 22’si İtalyanca şarkılardı.

*

-Theodorakis’in, Haris Aleksiu’nun, Yorgo Dalaras’ın, Manos Hacıdakis’in Yunanistan’ının Top 50 sıralamasında ise bir tek Yunanca şarkı yoktu.

*

Hani şu hâlâ kültür emperyalizmi, Amerikan emperyalizmi, sömürgecilik, üst akıl falan diyerek ideolojik hurafelerle yaşayanlar var ya...

İşte onlara duyururum...

BENİM SEÇTİĞİM EN ÖNEMLİ 10 TÜRK DİZİSİ

HÜRRİYET Pazar Türkiye’nin en önemli 100 yerli televizyon dizisini seçti.

100 kişilik jüride ben de vardım.

Benim listem şöyleydi:

1- Bir Demet Tiyatro

2- Muhteşem Yüzyıl

3- Avrupa Yakası

4- Aşk-ı Memnu

5- Asmalı Konak

6- Kurtlar Vadisi

7- Süper Baba

8- Diriliş Ertuğrul

9- İkinci Bahar

10- Behzat Ç.

X