"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Bu fotoğrafı niye yayınlıyorum

BU fotoğrafı, haziran ayı başında Washington’da çektirdim.

Bu fotoğrafı niye yayınlıyorum


Arkada gördüğünüz flamalar “Rainbow flag” (Gökkuşağı bayrağı) olarak biliniyor.
Amerika Birleşik Devletleri’nde, ta 1970’li yıllarda başlayan bir hareketin geldiği noktayı gösteriyor.


* * *


Bir evin kapısında bu flamayı görürseniz bilin ki, o evde ‘gay’ler yaşıyor.
Daha sonraki yıllarda bu hareket yaygınlaştı ve genişledi.
Bu renkler artık “LGBT” hareketinin flaması haline geldi.
LGBT, “Lezbiyen, Gay, Biseksüel, Transgender” kelimelerinin baş harflerinden oluşan bir kavram. 1990’ların başından itibaren “eşcinsel hakları mücadelesini” anlatmak üzere kullanılıyor.
Bir anlamda ‘üçüncü seks’in sembolü...


* * *


O akşam, Hürriyet’in Washington temsilcisi Tolga Tanış’la barın önünden geçerken, bu bayrağı görünce, “Hadi girip şurada bir kadeh şarap içelim” dedim.
İçeride, görevliler dışında hiç kadın yoktu.
Alt kattaki bara indik ve birer kadeh beyaz şarap ısmarladık.
Kimse yadırgamadı...
Biz de kimseyi yadırgamadık.
Biraz sohbet edip çıktık...
Barın önünde bu fotoğrafı çektirdim.


* * *


Bu fotoğrafı niye yayınlıyorum...
Geçen cumartesi günü İslamköy’de Süleyman Demirel kitaplığını gezerken, raflardaki bir dizi dikkatimi çekti.
Otuz ciltlik bir İslam Ansiklopedisi’ydi bu...
İslam Ansiklopedisi, 1940 yılında yayınlanmaya başladı. 1960 yılından sonra Diyanet İşleri tarafından yeni maddeler eklendi.
Benim bildiğim 44 ciltlik bir eserdi.
Demirel kütüphanesinde 30 cildi vardı.


* * *


Oradaki ciltler 1995 yılına aitti.
Hazırlayan uzmanlar listesine baktım.
Başkanlığını Tayyar Altıkulaç’ın yaptığı bir uzmanlar ekibi gözetiminde hazırlanmış.
Ekipte Hayrettin Karaman Hoca’nın da adını gördüm.
Rahmetli Demirel’in Cumhurbaşkanlığı döneminde hazırlanmış. Demek ki Başbakan da Tansu Çiller...


* * *


O listeye bakarken aklıma Hayrettin Karaman’ın son zamanlarda söylediği bazı sözler geldi.
Ne demişti?
“Yolsuzluk başkadır, hırsızlık başka...”
Herhalde İslam tarihi böyle bir fetva hiç görmemiştir.
Ama daha da vahimini önceki hafta söyledi:
“Halkımızın kahir çoğunluğu eşcinselliği ahlaksızlık olarak kabul eder...”
O cümle basit bir tespit olarak kalsaydı, okur, geçer sadece şunu sorardım:
“Hocam, Müslümanların kahir çoğunluğu, yolsuzluğu ne olarak kabul eder?
Ahlaklı bir şey olarak mı...”


* * *


Ama konuşmasında çok daha vahim bir şey vardı:
“Eşcinseller kendilerini açıklayarak namuslu ve onurlu insanlar arasına katılamazlar. Yaptıkları kabahat yüz kızartıcı bir fiil olarak tiksinti ile karşılanır...”
21’inci yüzyıla ait bir cümle değil bu...
Yaşadığımız bölgenin, Osmanlı’nın geçmiş yüzyıllarına da ait değil...
Yolsuzluğu tiksindirici bir davranış olarak görmeyen bir hocanın, insana ait bir cinsel özelliği böylesine nefret dolu cümlelerle ifade etmesi, üstelik bir de İslam’ı kendine şahitliğe davet etmesi bana çok düşündürücü geldi...
Bu seçimde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve bazı AKP’liler de “homofobikliğe” varan ifadeler kullandılar...
HDP’nin bir şehirde alt sıralardan eşcinsel bir aday göstermesini alay ve nefret ifadeleriyle yerden yere vurdular...


* * *


Ben gay değilim...
Bunu söylememin nedeni bir şeyden çekindiğimden falan değil.
Olsaydım, saklamazdım..
Söylememin tek nedeni, bu yazıyı kendime ait bir durumu savunmak amacıyla yazmadığımı belirtmektir...
İslami referanslar, 21’inci yüzyılın 15’inci yılında, yolsuzluğu suç kategorisinden çıkaracak; eşcinselliği ise neredeyse koluna sarı pazubent takarak suç kategorisine sokacak nefret dolu bir fetvacılığa gelmişse...
İşimiz çok zor demektir...


* * *


Çünkü biz, 21’inci yüzyılda anayasa anlayışının, daha çok “çoğunluğun yetki sınırlarını” çizen ve her alanda azınlıkta kalanları koruyan bir zihniyetle yapıldığına inanıyoruz...
Ama anlıyoruz ki bazı İslam âlimleri tam tersi bir yolda gidiyormuş...
Hepimiz bilelim ki, 2007’ye kadarki çizgisinde yürümeye devam etseydi, bugün dünyanın en etkili 4 liderinden biri olabilecek Erdoğan’ı, bugünkü hezimetine işte bu anlayış götürmüştür.

X