Bir ‘Geek Molla’ ile dans

BELKİ çoğunuz o harika videoyu seyretmişsinizdir.

Haberin Devamı

Altı çocuğun dansı...
21 Mayıs 2014 günü İran’da küçük çapta bir devrim yaşandı.
İranlı bir yönetici açısından küçük, ama İran tarihi bakımından büyük bir adımdı.
Herkesin bildiği bu olayın biraz daha perde arkasına girelim...
Orada çağdaş muktedirlerin, zamane ara rejimlerinin, postmodern diktatörlüklerin, bir gün mutlaka gelecek olan hezimetini göreceksiniz.
Onları hezimete uğratacak genç nesilleri de...


* * *


Olay aynen şöyle gelişti.
20 Mayıs günü 6 İranlı genç tutuklandı.
Suçları şuydu:
“Happy” şarkısı ile dans ederken çektikleri videoyu YouTube’a koymak.
Video yayınlanınca İran’ın “müesses nizamının”, yani, muhafazakâr rejim muhafızlarının tüyleri diken diken oldu.
Bir kere şarkının adı “Happy”di...
Yani “mutlu...”
Son yılların en büyük müzik fenomeni olan Pharrell Williams’ın dünyada bütün insanları mutluluğa davet ederek dans ettiren şarkısı.
Önceki hafta Viyana’da katıldığım Life Party’nin açılış şovu bu şarkıyla bitmişti.
Clinton dahil 4 bin kişi dans ediyorduk.


* * *

Haberin Devamı


İran’da 6 gencin tutuklanması sıradan bir olay olarak kalabilirdi.
Ama o gün çok ilginç bir şey oldu.
Ülkenin yeni Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, kendi Twitter hesabından bir tweet attı.
Aynen şöyleydi:
“Mutluluk halkımızın hakkıdır. Neşenin yol açtığı davranışlara karşı katı olmamalıyız...”
İran... Mutluluk...
Bu iki kelime, o gün İran için oksimoron olmaktan çıktı.
Aynı saatlerde Amerika’da Pharrell Williams da benzer tweet’ler atıyordu.
Altı genç biraz sonra serbest bırakıldı.
Emin olun, o an İran tarihinde bir şeyler değişti...
O yüzden İran’ın modern gençleri daha şimdiden bu yeni Cumhurbaşkanı’na “Geek Molla” diyorlar...
Eski nomenklaturanın sert molları ise onun için “Acaba İslam dinini nerede öğrenmiş; Kum kentinde mi yoksa İngiltere’de mi” diye dişlerini gösteriyor.


* * *

Haberin Devamı


Ama kazanamayacaklar...
Nasıl ki Erdoğan, Gezi’nin çocuklarını asla yenemeyecekse, İran’ın Kum menşeli İslam muhafızları da bir gün mutlaka hezimete uğrayacak.
Oysa şu an İran Cumhurbaşkanı’nın Twitter hesabını izleyenlerin sayısı sadece 206 bin kişi...
Türkiye Cumhurbaşkanı’nın veya Başbakan’ın hesabını izleyenlerin sayısının 4 milyona ulaştığını düşünürsek çok az..
Ama kalitatif açıdan baktığınızda...
Başbakan’ın hangi hesabından bugüne kadar gençleri savunan böyle bir tweet gördük...
Tam aksine, gençleri öldüren polise İstiklal madalyası takan bir başbakan oldu.


* * *


Pharrell Williams, 18 Eylül’de Viyana’da...
İnşallah Kanat Atkaya ile ben de orada olacağız...
O “Happy” söyleyecek... Biz dans edeceğiz...
İranlı çocukları düşüneceğiz... Gezi çocuklarını düşüneceğiz...
Ve bir kere daha şuna iman edeceğiz:
Ey siz 21’inci yüzyıla çocukluğunuzdan kalmış muhafazakâr nostaljik elbiseleri zorla giydirmeye çalışanlar...
Ba-şa-ra-ma-ya-caksınız...

Haberin Devamı

GEEK Amerikan genç argosuna son yıllarda yükselen bir kavram. Eksantrik ve ana akım dışı insanlar için kullanılıyor. Genellikle, entelektüel takıntıları, mesela bilgisayar tutkusu olan insanlar için kullanılıyor.

NOT Bu yazıdaki bilgileri Figaro gazetesinin 10 Haziran günkü sayısından aldım.

İranlı çocuklarla dans partisi için Gezi repertuvarı

SON günlerde dinlediğim 3 harika şarkı...
Ama kulaklık takacaksınız... Mutlaka bas kuvvetli olacak... Volüm tabii ki yüksek...
-COLDPLAY “A sky full of stars” Bir Ülkü Tamer şiiri aranjmanıyla, “İçime çektiğim hava değil, yıldızlarla dolu gökyüzüdür” diyen kızların ve delikanlıların şarkısı...
-TRAIN “Angel in Blue Jeans”... Harika... Harika... Olağanüstü bir ses... Klasik ama aynı zamanda yepyeni... “Yeni bir şeyler bulma zamanı” diyor. Blucinli melek çocukların şarkısı...
-DOCTOR ROCKIT “Cafe de Flore” (Charles Webster’s miksini dinleyin.) Tek başına olmanız bile yeter... Bir kulaklık ve siz kâfi... Oturduğunuz yerde bile harika ağır ritimlerle dans ediyorsunuz... Akerdeon nasıl harika bir dans estrümanıymış anlıyorsunuz...
Bu şarkıları birkaç kere dinleyin... Acaip havaya sokuyor...

Haberin Devamı


Kürt meselesi bir Tayyip Erdoğan-Abdullah Öcalan projesi olarak kaldıkça çözülemez


FARKINDA mısınız, Kürt sorununun çözümü bir “Tayyip Erdoğan-Abdullah Öcalan” projesi olarak kaldıkça...
Dışarıdan yapılacak en küçük katkılar bile, bu ikili tarafından kıskançlıkla geri itildikçe...
Kürt sorununun çözümü sıkıntılı bir yola doğru gidiyor...
Hayır umutsuz değilim...
Türkiye er veya geç bu sorunu çözecek... Ama çözüm, her geçen gün biraz daha günlük siyasetin en iğrenç bataklıklarına batıyor...
Şu bayrak indirme olayındaki tutarsızlıklara bakın...
Başbakan bir yandan “Bayrağı neden indirttin kardeşim” diye ateş açmayan komutanı yerden yere vuruyor, hesap sormaya hazırlanıyor, aynı konuşmada “Orada birisi ölseydi çözüm torpillenecekti” anlamına gelen şeyler söylüyor...
Belli ki kafasındaki tek şey, Cumhurbaşkanlığı seçiminde alınacak oy...
Kürtleri de, MHP’den gelecek oyları da kaybetme korkusu...
İkisini de kaybetmekten ürktüğü için, ikisini de kazanacak cümleler, bir oksimoron harikası olarak siyasi lügatimize giriyor.
Nedir bu Allah aşkına...
Siyasi bir deha mı...
Demode bir Makyavelizm mi...
Yoksa bir Orta Şark kurnazlığı mı... Yani herkesi enayi, kendini en zeki zanneden siyaset...
Kürt meselesi Türkiye tarihinin en önemli sorunudur...
Türkiye çözüm sürecini bu Makyavelik ittifakın tekelinden kurtarıp, bütün Türkiye’nin projesi haline getirebilirse, o zaman şerefli bir çözüme ulaşabiliriz.

Yazarın Tüm Yazıları