"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Binali Bey duydunuz mu hükümetiniz milli değilmiş

CUMHURBAŞKANI’nın Başdanışmanı Mehmet Uçum dün Hürriyet’te yayınlanan demecinde diyor ki:

(Anayasa referandumunda evet çıkarsa, Meclis’in güvenoyu vermesi kalkıyor) “Hükümet güvenoyunu halktan alır. Bu yüzden ‘Millet Hükümeti’ demeyi tercih ediyoruz.”

Dört sorum var:

Önce ülkemin, 11 yıl başbakanlığını yapmış Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve hâlâ Başbakanlık koltuğunda oturan Binali Yıldırım’a soruyorum:

“Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Başbakan, sizler Meclis’ten güvenoyu alan bir hükümetin başındaydınız...

Bu durumda bu hükümetler ‘Milletin Hükümeti’ değil miydi...”

İkinci sorum, 14 yıldır iktidarda olan AKP’nin gelmiş geçmiş bütün milletvekillerine:

“Aldığınız oylarla geldiğiniz Meclis’teki sıfatınız ‘Milletin Vekili’ değil mi?

Bu durumda sizin güvenoyu verdiğiniz hükümetler, Milletin Hükümeti değildi de, kimin hükümetiydi? ‘Üst akıl’ın mı...”

Üçüncü sorum, bir an önce sağlığına kavuşmasını bütün kalbimle dilediğim Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı’na:

“Sayın Başkan, başkanlık sıfatını taşıdığınız bu topluluğun adı nedir?

Türkiye Büyük Millet Meclisi değil mi?”

Ve son sorum da kendimize:

“Ey bu milletin seçmeni, her seçimde giderek sandığa oy atan vatandaşı...

Bugüne kadar oy vererek o Meclis’e gönderdiğimiz vekiller, kimin vekiliydi?

O hükümet, kimin hükümetiydi?”


ÖNCE CUMHURİYET SİLİNDİ ŞİMDİ DE AKP
AKP için de eyvah diyorum...

Geçen 14 yıl içinde, Cumhuriyet’in bütün geçmişi reddi miras edildi...

Şimdi de başkanın atayacağı hükümet “milli” ilan edilerek, AKP’nin 14 yılı gayrimilli ilan ediliyor...

Yanlış mı yorumluyorum...


NUMAN BEY, 1 KASIM İÇİN DE ŞÖYLE OLACAK DEMİŞTİNİZ
7 Haziran seçiminin sonuçlarını kabullenmeyip 1 Kasım’da seçime gidilirken, Türk milletine ne denmişti?

Tek parti hükümeti kurulursa istikrar gelir...

Geldi mi...

Tek parti iktidara gelirse ekonomi yoluna girer.

Girdi mi...

Tek parti hükümeti kurulursa terör sona erer...

Erdi mi...

Şimdi de deniyor ki:

Ülkeyi tek başkan yönetirse istikrar gelir.

Gelecek mi...

Ülkeyi tek başkan yönetirse ekonomi yoluna girer...

Girer mi...

Ülkeyi tek başkan yönetirse terör biter...

Biter mi...

Birincide deneyerek öğrendik...

Hiçbiri olmadı...

İnşallah ikincisinde de birincisi gibi yanılmış olmayız...


ŞEHRİN GÜZEL KIZI KASABANIN TOMBUL OĞLANINA ÂŞIK OLURSA
ATA Demirer’in son filmi “Olanlar Oldu”yu da çok sevdim.

O senaryosu ve oyunuyla, yönetmen Hakan Algül de yönetimi ile harika bir film çıkarmışlar.

Sığacık kasabasının sıradan çocuğu Zafer...

Günlük tur teknecisi...

Tombul mu tombul... Yolda görseniz görmezsiniz bile...

Dizi film oyuncusu Aslı ise yolda görseniz, göreceğiniz, başınızı çevirip bir daha göreceğiniz güzel mi güzel bir kız...

Üstelik şöhretli...

Bu kız bu oğlana âşık olur mu diyeceksiniz...

Filmde oldu ve biz de çok mutlu olduk.

Binali Bey duydunuz mu hükümetiniz milli değilmiş

İyi de nasıl olur?

Oğlanda öyle bir samimiyet ki...

Öyle bir masumiyet ki...

Yolsuzluğun, karaktersizliğin, şahsiyetsizliğin, kibrin, yukarıdan bakmanın oluk oluk aktığı ‘Yeni Türkiye’de...

Kasabamızın tombul çocuğu Zafer’in masumiyeti pırıl pırıl parlıyor.

Sonra da işte böyle, harbi bir kızın kalbine dank diye giriveriyor...

Hayal mi...

Evet hayal kardeşim... Bir rüya...

Ama ülkemizin kapkara, kaskatı gerçeği bugün bize hayal ve rüyadan başka sığınacak hangi gettoyu bıraktı ki...

Gidin, siz de benim gibi yapın, iki saat de olsa sığının bu Sığacık gettosuna...


ATA DEMİRER'İ NEDEN BU KADAR SEVİYORUZ
Çünkü plastik değil, hakiki...
Çünkü kötü değil, iyi...
Çünkü iddialı değil, mütevazı...
Çünkü o gariban hali, ezik ama ezdirmeyen duruşu bize umut veriyor.
Çünkü o harika Trakya, Ege şivesiyle bize çok sıcak geliyor.
Çünkü filmleri için seçtiği mekânlar, çirkinleşen, betonlaşan şu dünyamızda bize sığınabileceğimiz harika gettolar yaratıyor.
Çünkü bu ülkenin sadece imanlı muhafazakârlardan ibaret olmadığını, burada, imanı ile hiç sorunu olmayan, neşeli, sıradan insanların da yaşadığını anlatıyor.


AİLE SİNEMASI
ÖNCEKİ akşam, ailecek Ata Demirer’in son filmini seyrettik.

Binali Bey duydunuz mu hükümetiniz milli değilmiş

Tansu, ben, Sinan Ali ve yıllardır ona ablalık eden Serpil..

Yani filmi, tam demografik bir panel gibi seyrettik...

Üç nesil vardı...

Hepimiz aynı ölçüde sevdik...


FİLM SAYESİNDE KEŞFETTİĞİM HARİKA BİR ŞARKI: MIA ISTORIA
FİLMİN müziği çok güzel...

Sığacık’a ve aşka çok yakışmış...

Film sayesinde müthiş bir rembetikocuyu tanıdım.

Yiorgos Zambetas...

Ve şarkısı “Mia Istoria...”


KADIN OYUNCULARIMIZ KESİNLİKLE ERKEKLERDEN İYİ
TUVANA TÜRKAY: Aslı rolünde harikalar yaratmış. Sıcacık gülüşler, sahici hüzünler, sempatik bakışlar... Geçen yılın Ezgi Mola’sı gibi başarılı.

ÜLKÜ DURU: Feride rolünde başlı başına harika bir karakter... Filmi alıp götürenlerden biri de o.

SEDA GÜVEN: Mehtap rolünde... Şuh mu şuh... Fingirdek ve oyuncu mu aynen öyle... O da büyük oyuncu.

VE SALİH KALYON: “Bu adam” diyeceğim, çünkü gerçek bir adam ve hangi rolü alsa, altından kalkıyor ve bir de üstüne çıkıyor. Sarı boyanmış saçları ve özellikle de sandaletinin üzerine giydiği beyaz çorapları ile şahane bir karakter...

X