"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Beylerbeyi’ndeki yalıdan gay Mata Hari’ye mektup

BEYLERBEYİ iskelesinin hemen yanı başındaki kırmızı boyalı yalı...

Benim doğuşumdan 2 ay önce, Şubat 1947’de bu yalının sahibi Münevver Ayaşlı’yı hayretler içinde bırakan bir teklif geldi.

Bir İngiliz, yalısını kiralamak istiyordu ve kendisine ayda 700 lira kira ödemeyi teklif etmişti...

O gün için en zengin insanı bile hayretler içinde bırakacak bir teklifti...

*

Münevver Ayaşlı, teklifi hemen kabul etti ve kendisi, biraz ilerideki bir başka yalıyı ayda 60 liraya kiralayarak oraya yerleşti.

Ancak yalısını kime kiraya verdiğini aklından bile geçirmemişti...

*

Kiralayan kişinin adı Harold Adrian Russell Philby’ydi...

Ama yıllar sonra dünya onu Kim Philby adıyla tanıyacaktı.

Yani dünyanın tanıdığı en önemli çift taraflı casus...

*

O yalıya çok özel bir misyonla gelmişti...

Türkiye’deki göçmen gruplar içinde çalışacak, onlar içinden ajan devşirecek ve Gürcistan, Ermenistan, Azerbaycan ve Ukrayna’ya gönderip Sovyetler Birliği aleyhinde kullanacaktı.

*

İlk iş iki Ermeni ajanı devşirip yetiştirmek oldu.

İki ajan, Ardahan civarında sınırı geçip göreve başlayacaktı.

O gün geldi...

Ancak hiç beklenilmeyen bir olay oldu.

Ajanlardan biri daha sınırı geçer geçmez öldürüldü...

Diğeri ise yakalandı...

*

İkinci ajan yakalanırken, sınırın öteki tarafında bir insan, elinde dürbünle bu anı izliyordu...

O kişi Kim Philby’ydi...

*

Londra’da M 16 istihbarat biriminde herkes şaşkınlık içindeydi...

KGB bu harekatı nasıl öğrenmiş ve anında iki ajanı ele geçirmişti?

Şaşırmayan üç kişi vardı ve bunlardan biri de Beylerbeyi’ndeki yalıyı kiralayan Kim Philby’di...

*

Hiç şaşırmamıştı, çünkü KGB’ye bilgiyi veren kişi oydu.

Londra’daki öteki iki arkadaşı ise yine MI6’da çalışan Guy Burgess ile Anthony Blunt’tı...

Her üçü de M16’nın Cambridge Beşlisi denilen grubunun parlak isimleriydi.

Çift taraflı ajanlardı ve KGB için de çalışıyorlardı.

Hepsi de o yıllarda komünizmin ideallerine inanmış insanlardı.

*

Guy Burgess eşcinseldi ve Anthony Blunt da ona âşıktı.

İlişkileri sayesinde istihbarat dünyasında bir gay Mata Hari haline gelmişlerdi.

Beylerbeyi’ndeki Kim Philby M16’ya bilgileri gay arkadaşı Burgess’e yazdığı, sıradan gibi görünen mektuplar sayesinde iletiyordu.

*

Bu beşli çete casusluk dünyasının en ilgi çekici dönemini yarattı.

Sonlarını getiren ise Burgess’in içkili bir anında yaptığı affedilmez hata oldu.

HER GÜN GEZDİĞİMİZ YERLER MEĞER

BU olayı Murat Yetkin’in Doğan Kitap’tan yeni çıkan kitabı “Meraklısı İçin Entrikalar Kitabı”ndan aktardım.

Polisiye gibi okuyorum. Mükemmel bir dil ve anlatımla yazılmış. Türkiye’de geçen olayları anlattığı bölümler beni hayretler içinde bıraktı.

Her gün gezdiğimiz, dolaştığımız mekânlarda geçen bu entrikalar inanılmaz.

Tebrikler Murat...

Olağanüstü bir “Thriller”... Aynı zamanda olağanüstü bir “yakın tarih” kitabı.

Bir çırpıda okunacak gerçek bir best seller adayı.

İNGİLİZ İSTİHBARATININ GAY AJANLARI VE PETER O’TOOLE

Beylerbeyi’ndeki yalıdan gay Mata Hari’ye mektup

DÜNYANIN en ünlü çift taraflı gay ajanı Guy Burgess Türkiye’de “İngiliz casusu Lawrence” diye tanınan T.E. Lawrence’a çok benzeyen bir
karakter ve tip.

David Lean’ın “Lawrence of Arabia” filminde onu canlandıran Peter o’Toole’u seçiminin ne kadar yerinde olduğu anlaşılıyor.

Sanki her ikisinin ortak profilini çizmiş gibi.

FOTOĞRAF ÇEKİLİRKEN TANSU’YA NE DEMİŞİM

Beylerbeyi’ndeki yalıdan gay Mata Hari’ye mektup

TANSU’yla farkında olmadan 47 yıl sonra aynı pozu vermişiz.

Birinci fotoğrafı 1970 yılında Paris’te Saint-Michel köprüsünün üzerinde arkadaşımız Ahmet Tangün çekti.

İkincisini ise geçen hafta İtalya’nın Positano kasabasının girişinde, bizi oraya götüren şoförümüz...

İkisi arasında 47 yıl var... Tabii epey değişmişiz...

Bir de şu fark var...

Ben farkında değilim, Tansu’nun dediğine göre bu pozu verirken “Ben arkaya geçeyim, göbeğim belli olmasın” demişim...

Tansu şimdi bunu her yerde anlatıyor ve işte o yüzden bir haftadan beri rejimdeyim.

47 YIL SIRRI

BİRBİRİNİZİN CEP TELEFONUNA ASLA BAKMAYACAKSINIZ

TANIŞMAMIZIN 50’nci, evliliğimizin 47’nci yılı...

Birçok insan soruyor.

Nasıl olur bu...

Anlatayım... Bazı kanunları var.

*

* MAHREMİYET KANUNU: Aile içinde de mahremiyet vardır diye düşünecek ve buna saygı göstereceksiniz.

*

- CEP TELEFONU KANUNU: Birbirinizin cep telefonuna asla bakmayacaksınız. Hele hele akıllı telefonsa hiç bakmayacaksınız.

*

- 1. INSTAGRAM KANUNU: Birbirinizin Instagram hesabını izlediğini göstermek için koyduğu fotoğrafları mutlaka like’lıyacak, zaman zaman yorum yazacaksınız.

*

- 2. INSTAGRAM KANUNU: Instagram’da like’ladığınız öteki insanları dikkatli seçeceksiniz. Şüphe uyandırıcı like’lar mı? Asla...

*

- KENDİNE BAKMA KANUNU: Bedenine iyi bakacaksın, spor yapacaksın, kendini koruyacaksın.

*

- YATAK KANUNU: Evliliğin belli bir yılında yatakları mutlaka ayıracaksın.

*

- 1. TUBA ÜNSAL KANUNU: Dünkü Posta’ya verdiği mülakatta “Her konuda her zaman Mirgün’ün dediği olur” dedi. Uzun birliktelikte, bir taraf mutlaka alttan almayı öğrenmeli.

*

- 2. TUBA ÜNSAL KANUNU: En büyük kavgalarda bile birbirinize söyleyeceğiniz en ağır söz “Eşek” olmalı.

*

- ŞİDDET KONTENJANI KANUNU: Uzun beraberlikte aile içi şiddet asla olmamalı. Yapacağınız en ağır hareket Tansu’nun yaptığı gibi ütü fırlatmak ama ıskalamak olmalı. Onun da tek kontenjanı olmalı.

Iskalamazsa evlilik zaten biter. Iskalarsa bizim gibi 47’nci yıla gelirsiniz.

GÜNÜN EKONOMİ YORUMU

PEYGAMBER TERLİĞİ İLE HALKA AÇILMAK

Jetski’ci Cübbeli Ahmet’in ticari dehası sınır tanımıyor.

Şimdi de videoyla, “Peygamber terliği” pazarlaması yapıyor.

130 liraya satılan bu terlikleri giyenlerin evinin bereketli olacağını, evlerinin yanmayacağını, evin içerisindeki eşyaların çalınmayacağını, rüyalarında da Hz. Muhammed’i göreceklerini söylüyor.

Onda bu deha, karşısındakilerde de bu kafa oldukça, Allah’ın “Yürü ya kulum” demesi bile gerekmeyecek...

Bu Cübbeli AŞ büyük arkadaş...

Büyür ve bu peygamber terliği ile halka bile açılır...

Zaten halkın kolları ona açık, o da şirketi onlara açar...

Cennetteki mekânını beklerken, borsadaki mekânı ferah mı ferah olur.

EN MERAK ETTİĞİM KONU

MÜFTÜ nikâhı kararından sonra en merak ettiğim soru:

- Bundan böyle büyük otellerde yapılacak işadamı çocuğu düğünlerinde en çok belediye yetkilisi mi yoksa müftü mü göreceğiz?

*

- Müftüler nikâh kılmak için otellere gelecek mi?

*

- Müftüler gelirse davetli kadınlar nasıl giyinecek, içki servisi yapılacak mı?

DÜNYADA KEDİCİLER Mİ KÖPEKÇİLER Mİ KALABALIK

FRANSIZ Philosophie Magazine dergisinin son sayısından bazı bilgiler.

- EN HAYVANSEVER ÜLKE: Arjantinliler. Her 100 Arjantinlinin 82’si evinde bir hayvan besliyor.

- İKİNCİ SIRADAKİLER: Yüzde 70 ile Meksika, Brezilya, Rusya ve ABD.

- EN ÇOK PARA HARCAYAN: Dünyada ev hayvanları için yılda harcanan para 100 milyar Euro. Bunun 41 milyarı ABD, 25 milyarı Avrupa’da harcanıyor.

- EN ÇOK ODASINA ALAN: Fransızların yüzde 36.7’si besledikleri hayvanları odalarına aldığını söylüyor.

- YAŞ GÜNÜ HEDİYESİ ALAN: ABD’deki 70 milyon köpek sahibinin yüzde 36’sı, yaş günlerinde köpeklerine hediye alıyor.

- KEDİCİLER Mİ, KÖPEKÇİLER Mİ: Fransa’da her 2 evden birinde hayvan besleniyor. Bunların yüzde 30’u kedi, yüzde 20’si köpek, yüzde 10’u balık.

Beslenen köpek sayısı 7.3 milyonda sabitlenmişken kedi sayısı 13.7 milyona çıktı.

İSLAMCI GAZETE, EV HAYVANI İSTATİSTİĞİNİ NASIL VERİR

- AKİT gazetesi 2016 yılında Türkiye’de yapılan bir ev hayvanı araştırmasının sonucunu şöyle verdi:

“Araştırmalara katılanların en çok tercih ettiği ev hayvanı, yüzde 33 ile kuş oldu. Kedi yüzde 32’lik oran ile 2’nci sırada yer alırken, 3’üncü sırayı evde beslenmesi caiz olmayan köpek aldı.”

“Caiz olmayan” ifadesi siyah harflerle dizilmişti.

NİLGÜN... KADIN BELDEN AŞAĞI ESPRİ YAPAMAZ MI DİYORSUN

Beylerbeyi’ndeki yalıdan gay Mata Hari’ye mektup

NİLGÜN Belgün’ün cuma günü Kelebek’teki mülakatında birkaç cümlesine takıldım.

Diyor ki:

“Burası bir erkek dünyası.

Cem Yılmaz, Yılmaz Erdoğan, Ata Demirer var. Onların arasında bir kadının durması zor.

Çünkü ben kadın olduğum için belden aşağı espri yapamam...”

Niye yapamayasın Nilgün...

Yani “belden aşağı” deyince ille de aklımıza bir genital organ gelmiyor ki... Güzel güzel sevişmekler de var...

Aldatmaklar, aldatılmaklar da var.

Sen de oyunlarında bunları bol bol anlatıyorsun...

Çok da güzel anlatıyorsun ve biz de bol bol gülüyoruz.

Deme böyle şeyler....

‘Hadi gidelim buralardan’ diyen harika bir şarkı

İKİ haftadır Kygo ve Sasha Sloan’ın yeni şarkısı “This Town”a takıldım.

Her şeyin kötü olduğu şu günlerde “Hadi gidelim buralardan” diyen harika bir şarkı. Son haftalarda yavaş şarkılar yükseliyor.

Selena Gomez’in “Inspired”ını ve Erica Spring’in “Colors”ını hepinize tavsiye ederim.

 

X