"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

'Beat' kelimesinin, hippiliğin blucinin doğduğu dükkan

Geçen salı günü San Francisco’nun Columbus Caddesi üzerindeki 261 numaralı dükkânda her zamankinden farklı bir hareket vardı.

Çünkü o akşamüzeri Little Boy (Küçük Çocuk) kitapçıya gelip kitaplarını imzalayacaktı.

*

Küçük Çocuk, Amerikan edebiyat ve kültür tarihinin en önemli simalarından biri olan Lawrence Ferlinghetti’ydi.

Ondan 2 gün önce, yani 24 Mart günü 100’üncü yaşını kutlamıştı.

Beat kelimesinin, hippiliğin blucinin doğduğu dükkan

Burası onun kurduğu kitapçıydı ve bu dükkân artık Amerika’nın kültürel mirasının bir parçasıydı.

Çünkü sadece Amerika’yı değil, bütün dünyayı etkileyen “Beat akımı” bir anlamda bu dükkânda doğmuştu.

O nedenle San Francisco’nun hippi hareketinin doğum yerinin de burası olduğu söylenebilir.

Kısaca dünyada hiçbir kitapçı dükkânı, gelecek nesillerin marjinal hareketlerini bu kadar etkilememiştir.

Amerikan “müesses nizamına” meydan okuyan “karşı kültür” hareketi burada doğmuştur.

Yani 1968 Vietnam Savaşı aleyhtarı akım da, 2000’li yıllardaki Wall Street işgali hareketi de aslında bu dükkânda toplanan insanlarca başlatılmıştır.

*

Ferlinghetti 100’üncü yaşını yazdığı “Little Boy” kitabı ile kutlamıştı.

Kitabın üzerinde “roman” yazıyordu ama aslında bir tür hatıra kitabıydı.

Yıllardır gitmeyi planladığım, tavaf eder gibi gezmek istediğim bu dükkâna geçen salı günü gittim.

*

Şu şansa bakın ki yıllardır gözümde efsane olarak gördüğüm Ferlinghetti’nin yaş gününde oradaydım.

Yıllardır onun fotoğraflarında gördüğüm, hakkında sayısız kitap ve makale okuduğum City Light adlı dükkânın önünde, tam onun da fotoğrafının çekildiği yerde oturup bu fotoğrafı çektirdim.

Beat kelimesinin, hippiliğin blucinin doğduğu dükkan

İçeride onun ve Allen Ginsberg’in şiirlerini okuduğu köşeye oturup kitap okudum.

Bugün size benim neslimi en çok etkileyen Beat kuşağının hikâyesini anlatmak istiyorum.

Çünkü bu dükkânın hikâyesi bugüne kadar uzanıyor.

LEVİ’S BLUCİN BU DÜKKÂNDAN ÇIKMADI AMA BU DÜKKÂNDA MEŞHUR OLDU

BLUCİN dediğimiz kot pantolonu Levi Strauss 1853 yılında San Fransisco’da üretmeye başladı.

Altına hücum döneminde altın arayıcı maceraperestlerin giydiği sağlam pantolondu.

Ama bunun bir dünya giysisi haline gelmesi, 1929 bunalımındaki kaçak tren yolcuları ve sanatçılarından etkilenen Beat kuşağı yazarları sayesinde oldu.

Onun için Beat kuşağı yazarlarından William S. Burroughs “Levi’s kotlarını Jack Kerouac meşhur etti” demişti.

Yani “Yolda” kitabıyla... Diyeceğim blucin de bu dükkândan ve Ferlinghetti’nin paltosundan çıkmıştır.

ADINI CHAPLİN’İN ‘ŞEHİR IŞIKLARI’ FİLMİNDEN ALDI

City Lights, Amerika Birleşik Devletleri’nin ilk paperback (cep kitabı) kitapçısı olarak biliniyor. Adını Charlie Chaplin’in aynı isimli filminden almış.

Ferlinghetti Columbia Üniversitesi’nde master yaptıktan sonra 1947’de, yani benim doğduğum yıl, Paris’e gidip Sorbonne Üniversitesi’nde derslere girdi.

Burada küçük bir ayrıntı vereyim. Ferlinghetti “Little Boy” yani küçük çocuk döneminde Tante Emilie dediği halasıyla birlikte bir süre Fransa’nın Strasbourg şehrinde yaşadı. Yani ilk dili Fransızcaydı. 

Paris’in Saint Michel semtindeki ünlü Shakespeare and Co kitapçısını kuran Amerikalı George Whitman’la tanıştı.

Paris’te 4 yıl kaldıktan sonra San Francisco’ya döndü. 1953 yılında Paris’ten döndükten sonra 500 dolarlık bir yatırımla bu kitapçıyı kurdu.

Ama Paris yılları onun hayatında şu cümlelerle hep kaldı:

“Ben önce sembolist bir şairim, sonra bir sürrealist bir şairim, ben Rimbaud’yum, Baudelaire’im, Apollinaire’im...”

Beat kelimesinin, hippiliğin blucinin doğduğu dükkan

BU DÜKKÂNDAN BUDA VE SEX PİSTOLS DA GEÇTİ

Beat akımı bu kitapçıda doğdu.

Hippi hareketinin esin kaynağı bu kitapçıydı.

Punk akımının kökenleri burada atıldı. Yani punk’ın en büyük grubu Sex Pistols’ün kökü de bu dükkâna kadar uzanıyor.  

Beat kuşağının felsefi özü Zen’di. Amerika’yı, dolayısıyla dünyayı Buda ve meditasyonla da bir anlamda onlar tanıştırdı.

Bu kitapçı dükkânı aynı zamanda blucinin bir dünya markası haline gelişinde de rol oynadı.

Beat kelimesinin, hippiliğin blucinin doğduğu dükkan

FERLİNGHETTİ’NİN YAŞ GÜNÜ PANOSUNA NE YAZDIM

City Light kitapçısının üst katında bir köşeye Ferlinghetti’nin yaş günü için bir pano hazırlanmıştı.

Yanına küçük bir masa ve koltuk konmuş.

İsteyen bu panoya yaş günü mesajlarını yazıyordu.

Onun üzerine ben de Türkçe “İyi ki doğdun” yazdım.

Böylece hep birlikte hem onun hem Beat neslinin hem hippi hareketinin doğuşunu kutladık.

Dükkânda yaşadığım tek düş kırıklığı ise yeni çıkan kitabı
“Little Boy”u  alamamak oldu.

Çünkü kitap üzerine o kadar çok yazı çıktı ki, “sold out” dediler. Tükenmiş yani...
 

CİTY LİGHT’TAN ‘KAYBEDENLER KULÜBÜ’NDEKİ YAYINEVİNE

SALI günü San Francisco’daki City Light kitap dükkânının içinde oturup kitapları karıştırırken birden aklıma “Kaybedenler Kulübü” filmi geldi.

Türkiye’de çok kimse “Altıkırkbeş” yayınevinin adını o filmde öğrenmişti.

O yayınevi 1990’lı yılların başında Beat kuşağı yazarlarını Türkçe yayınlamıştı.

Bir de Parantez Yayınları vardı.

KAYIP BİR KUŞAĞIN MANİFESTO CÜMLESİ

ENTELEKTÜEL uyuşturucu diye kötü bir alışkanlık varsa, o da bu kuşağın icadıdır.

Hemen hepsi 1929 bunalımı sırasında veya öncesinde doğan çocuklardı.

Kaçak demiryolu çocuklarıydılar. Tarihin talihsiz bir döneminde, mutsuz anne ve babaların kucağında umutsuz çocuklar olarak büyümüşlerdi.

Ve onların umutsuzluğu Allen Ginsberg’in “Uluma” adlı kitabında şu cümlelerle bir manifesto haline dönüşmüştü:

“Ben, deliliğin kendi kuşağımın en güzel beyinlerini nasıl yok ettiğini, histerik bir çıplaklığın, onları nasıl açlıktan ölüme mahkûm ettiğini görmüş biriyim...”

Allah aşkına bu cümleler, bugünün kayıp çocukları için de hâlâ geçerli değil mi...

Beat kelimesinin, hippiliğin blucinin doğduğu dükkan

BU DÜKKÂNDAN KİMLER GEÇMEDİ Kİ

İKİ saat boyunca sadece kitaplara bakmadım. Duvarlardaki fotoğrafları da tek tek seyrettim. Kimler yok ki...

Bob Dylan, The Band grubunun harika gitaristi Robbie Robertson, ve şarkı yazarı Michael McClure ve Allen Ginsberg aynı karedeler.

Jim Morrison ve Leonard Cohen de geçmiş bu dükkândan...

HÜRRİYET’İN TERASINDA ÇEKİLMEMİŞ BİR FOTOĞRAF

City Light’ta otururken bir de İstanbul’daki o günü hatırladım.

Şimdi tam tarihini hatırlamıyorum ama Allen Ginsberg o yıllarda İstanbul’a gelmişti. Ferit Edgü davet etmişti galiba.

O ziyarette Hürriyet’in Cağaloğlu’ndaki binasına da gelmişti.

Gazetenin terasında, ayaklarımızı sarkıtıp Sultanahmet ve Ayasofya’yı seyretmiştik.

Çok araştırdım ama ne yazık ki birlikte çekilmiş tek kare fotoğrafımızı bulamadım.

Akıllı telefon meğer ne kadar önemli bir tarih yazıcısıymış, onu anladım.

Beat kelimesinin, hippiliğin blucinin doğduğu dükkan

HİP HOP AKIMININ İLK FOTOĞRAFI BELKİ DE BU

FERLINGHETTI aynı zamanda büyük bir performans sanatçısıydı.

Şiirlerini caz müziği eşliğinde okuyordu.

Hatta bunlardan birini de Martin Scorsese’nin “Tle Last Waltz” filminde okumuştu.

Financial Times gazetesi önceki cumartesi yayınladığı bir yazıda bunun tarihteki ilk “hip hop” performansı olduğunu yazdı.

BEAT KELİMESİNİ KİM İCAT ETTİ

YİRMİNCİ yüzyılda çok az kelime, “Beat” kadar güçlü bir etki alanı yaratmıştır.

Bu kelimeyi bulan kişi, Jack Kerouac’tı...

Bu kuşağı oluşturan etkiler ise Amerika’daki 1929 ekonomik krizinin yarattığı vortekste ortaya çıkmıştı.

O dönem işlerini kaybetmiş bazı insanlar trenlerle kaçak seyahat ederek bütün Amerika’yı gezmiş ve yeni bir tür “yol edebiyatı” yaratmıştı.

Beat kuşağının en önemli eserlerinden biri olan, Jack Kerouac’ın “On the Road” (Yolda) adlı kitabı da işte bu vorteksin ürünlerinden biriydi.

Bu akıma adını verecek olan Beat kelimesini de ilk defa Jack Kerouac kullanmıştı.

Onlar için edebiyat yolda hareket halindeyken üretilen bir şeydi. Yol hiç bitmeyen bir arayışın ifadesiydi.

Bu kuşağın bazı üyeleri hiçbir şey yazmadılar. Ama hayatlarını roman gibi yaşamaya çalıştılar.

Yani yazıları değil, hayatı yaşama biçimleriyle bu hareketin parçası oldular.

 MERAKLISINA

“KAOS GL” 23 Ekim 2009 günü Can Başkent’in Can Yalçınkaya ile yaptığı bir sohbeti yayınladı.

“Beat Kuşağı ve Özgür Aşk” başlığı ile yayınlanan söyleşi çok güzel.

Beat kuşağı ile ilgilenenlere
tavsiye ederim.

Küçük bir Google araması ile rahatlıkla bulabilirsiniz.

 

X