"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Başkanlık yüzde 52 yemin ise yüzde 100

CUMHURBAŞKANI Erdoğan’ın dün ettiği yemini üç kere üst üste okudum.

Ona oy vermediyseniz bile siz de üç kere üst üste okuyun.

Gelin birlikte bir kere daha okuyalım.

“Cumhurbaşkanı sıfatıyla, devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma, Anayasa’ya, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, Atatürk ilke ve inkılaplarına ve laik Cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağıma, milletin huzur ve refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerinden yararlanması ülküsünden ayrılmayacağıma, Türkiye Cumhuriyeti’nin şan ve şerefini korumak, yüceltmek ve üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma Büyük Türk Milleti ve tarih huzurunda, namusum ve şerefim üzerine ant içerim.”

Ne görüyorsunuz bu yemin metninde...

“Milletin bölünmez bütünlüğüne, milletin egemenliğine bağlılık andı” var...

“Anayasa’ya, hukukun üstünlüğüne ve demokrasiye bağlılık andı” var...

“Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlılık andı” var...

“Laik Cumhuriyet ilkesine bağlılık andı” var.

“Herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerinden yararlandırılacağı andı” var...

81 milyon vatandaşa karşı “Görevini tarafsızlıkla yürütme andı” var...

Yine de kendim kadar iyi biliyorum, aranızdan bazıları diyecek ki...

“Uygulanır mı sanıyorsun?”

Onlara da diyeceğim ki, son cümlede de “namus ve şeref sözü” var...

Yeni bir dönem başlıyor...
Ülkemize hayırlı olsun...

Ben bir vatandaş olarak bu yemini kalbime yazdım...

Namus ve şeref üzerine yemin edilerek bize vaat edilen bu Türkiye’yi umutla ve hasretle bekliyorum.

Cumhurbaşkanı Erdoğan bu seçimde halkın yüzde 52’sinin oyunu aldı.

Ama şundan eminim ki, yemin ederken söylediği bu sözler, halkın yüzde 100’ünün oyunu almıştır.


MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI ZEKİCE VE HARİKA BİR TERCİH

KIRK yıl düşünsem aklıma böyle bir çözüm gelmezdi...

Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın Milli Savunma Bakanlığı’na getirilişi, başkanlık sistemine geçiş için bulunmuş en zekice formül diyebilirim.

Böylece Silahlı Kuvvetler, kendi içinden çıkmış bir sivil otoriteye bağlanıyor...

Aynı zamanda Cumhurbaşkanı ile çok uyumlu çalışacak bir bakan bulunmuş oluyor.


TANIMIYORUM AMA İYİ İZLENİMLERİM VAR

Keza Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk...

Hiç tanımam ama attığı tweet’lerden, kurduğu okullardan hep iyi izlenim aldığım başarılı bir insan...

Keza Sağlık Bakanı Fahrettin Koca...

Sağlık sektöründeki iş anlayışından iyi bildiğim bir insan...

Başarılı olacaklarına eminim.


İZMİR'DEN KÜLLİYE'YE GİDEN DRAMATİK BİR AİLE HİKÂYESİ

RAHMETLİ Ekrem Pakdemirli, Özal döneminin en kişilikli ve renkli bakanlarından biriydi.

Sert ama geleceğe açık bir karakter abidesiydi...

Bakanlıktan sonra, bir Egeli olarak kendini zeytin işine vermişti.

Başkanlık yüzde 52 yemin ise yüzde 100

Benim memleketim Akhisar’da, kendi tasarladığı ve ürettiği bir zeytin toplama aracını tanıtırken başına yük aracı çarptı ve ağır yaralandı.

Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne yatırıldı.

Kaderin tecellisine bakın ki, üniversitenin rektörü kendi oğlu Prof. Mehmet Pakdemirli’ydi.

Ekrem Pakdemirli, 10 gün sonra, 31 Aralık 2015 günü o hastanede hayatını kaybetti...

2 Ocak 2016 günü Balçova Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Aile onun acısını yaşarken ikinci bir felaket geldi.

Pakdemirli’nin toprağa verilmesinden 24 gün sonra 54 yaşındaki kızı Ayşe Pakdemirli Anlatıcı’nın cesedi bir dere yatağında bulundu...

Bir kolunu vahşi hayvanlar parçalamıştı. Aile, sel sularına kapılarak hayatını kaybettiğini açıkladı.

Ailenin başındaki karabulut bu olayla da dağılmadı.

Aynı yılın ekim ayında bu defa rektör oğlu Mehmet Pakdemirli FETÖ soruşturması çerçevesinde KHK ile devlet memurluğundan çıkarıldı ve hapse girdi.

Aile birbiri ardına gelen bu felaketlerle darmadağın olmuşken, önceki gün herkesi hayretler içinde bırakan bir gelişme oldu.

Rahmetli Ekrem Pakdemirli’nin öteki oğlu Bekir Pakdemirli Tarım ve Orman Bakanlığı’na getirildi.

Herkesin bir aile hikâyesi var ve bu hikâyeler bazen hüznün yanında, hiç beklenmedik anlarda güzel sürprizler de getiriyor...

İşte o yüzden Fransızlar bunlara “hayatın şeyleri” diyor...

Öleceğimiz güne kadar başımıza her an gelebilecek kötü bir şeyleri anlatmak için...


NEDEN SEVİNDİM

Rahmetli Ekrem Pakdemirli’nin ailesini sevindirecek bir gelişme olduğu için...

Aile üyelerinden birinin bir şeyle suçlanmasının, öteki üyelerinin kaderini de kötü etkilemeyeceğini gösterdiği için...

Bekir Pakdemirli gibi iyi yetişmiş bir insan bakan olduğu için çok sevindim.


NELER YAPACAKLARINI MERAKLA BEKLEDİKLERİM

Berat Albayrak: Enerji Bakanlığı’nda performansı çok iyiydi.

Acaba hangi stratejiyi benimseyecek?

Faizleri emirle mi indirmeye çalışacak, yoksa ekonominin performansını yükselterek mi?

Süleyman Soylu: “CHP’lileri şehit cenazelerine sokmayın” sözü hâlâ kulaklarımda çınlıyor...

Acaba bundan böyle nasıl bir strateji izleyecek?

Cumhurbaşkanı gibi 81 milyonun bakanı olup, o cümleyi kafalarımızdan silecek bir anlayış mı...

Yoksa tersi mi...

Mustafa Varank: İnovasyon ve teknonoloji alanında en başarılı üniversitelerden biri olan Indiana Üniversitesi’nde yaptığı çalışmaları, Sanayi Bakanlığı’nda da uygulayacak mı...

Eski bir mezunu olarak, Türkiye’nin inovasyonda en başarılı üniversitesi olan ODTÜ ile teknolojik gelişme konusunda güzel bir işbirliği kurabilecek mi?


BU FOTOĞRAFA BAKARSANIZ O SORUYU SORMAZSINIZ

SORUYORLAR...

“Turizmciden turizm bakanı olur mu...”

Olur...

Başkanlık yüzde 52 yemin ise yüzde 100

Hem de bal gibi olur... Hele hele seçilen insan Mehmet Ersoy gibi vizyonu olan bir insansa çok da iyi olur...

Maxx Royal gibi yepyeni bir konseptle Türk turizmciliğine yepyeni bir boyut getiren ve derece atlatan iş anlayışına sahip...

Liv Tyler gibi bir Hollywood starını sadece kendi şirketinin değil, Türkiye’nin yüzü haline getirecek vizyonla çalışan insansa...

Dediğim gibi çok isabetli bir tercihtir...

Şu fotoğrafa bakın ne demek istediğimi anlarsınız.


KADINLAR SADECE AİLE BAKANI MI OLUR

İKİ kadın bakan bana şundan dolayı iyi geldi.

Kadın bakanlar sanki sadece “aileden sorumlu işlere” bakar anlayışını kırdı.

Bugüne kadar ancak erkeklerin yapabileceği bir iş gibi görünen ticaretin ve çalışma konularının başına bir kadın bakanın gelmesi önemli diye düşünüyorum.

Bundan sonra, Adalet’in, İçişleri’nin hatta Milli Savunma Bakanlığı’nın başında da neden bir kadın olmasın...

X