"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Başkan adayına 'domuz' derken neye güvenirsiniz

Hayatımda böyle bir sahne teknolojisi görmedim.

Hayatımda böyle harika bir müzikal seyretmedim.
Hayatımda böyle muhteşem dijital efektlere tanık olmadım.
Hayatımda böyle bir “entertainment” (eğlence) duygusu yaşamadım.


Tarihi “Desert Trip” (Çöl Yolculuğu) konserleri, Pink Floyd’un Roger Waters’ının muhteşem performansı ile kapandı.


Konserden çok çok daha fazla bir şeydi.


Eğlence kadar, dünyevi sorumluluklarımız, pasif kalarak işlediğimiz insanlık suçları ve ortak sorumluluklarımız.


Mesela, 21’nci yüzyılda, dünyanın en özgür ülkesinde, Trump gibi bir karakter nasıl başkan adayı olabilir?


Şarkılarından birinin teması Trump’a karşı açık ve çok ağır bir eleştiriydi.


Dev ekranda Trump’ı kadın, travesti, köpek, domuz şeklinde gösteren şekiller göründü.


Bütün şarkı boyunca ekranda Trump’ı çok ağır eleştiren cümleler yer aldı.


Bu arada gökyüzünde dev bir domuz balonu uçmaya başladı.


Ve şarkı biterken 100 metreye yakın ekranda bir yazı belirdi:


“Trump bir domuzdur...”


Aynı Roger Waters bir az sonra dev ekrana Filistin bayrağını yansıtarak herkesi Filistin halkını desteklemeye davet etti.


75 bin kişi ayakta bu sahneyi çılgınca alkışlıyordu.


Türkiye’den gelen bir insan ister istemez düşünüyor.


Bir sanatçı neye güvenerek böyle ağır bir eleştiriyi göze alabilir...


Tabii ki önce sanatçı oluşuna.


Bir de konseri verdiği Amerika’nın anayasasının birinci maddesine.


“Düşünce özgürlüğü hiçbir zaman engellenemez...”


Robert De Niro da bu maddeye güvenerek geçen hafta Trump’a “Aptal” demedi mi...

 

Konserler bitti, eve dönüyorum.


Ama aklım burada.


Özgür bir ülkede, özgürlüğü ta şuramda hissederek yaşamak çok güzel bir şey...



BİTTİ DENİLEN BİR GAZETE VE BİR CÜMLE TRUMP'I BİTİRDİ

BUNDAN 5 yıl önce medya çevrelerinde “Bitti” denilen bir gazete, Trump’ı resmen bitirdi.


Olayı Washington Post gazetesi patlattı.


Yani Watergate skandalını ortaya çıkaran efsane genel yayın yönetmeni Ben Bradlee’nin gazetesi...


Trump’ın yıllar önce bir arkadaşı ile yaptığı geyik muhabbetinde kadınlar hakkında söylediği şu cümle:


“Eğer starsan, kadınlar hemen evet der...” 


Yani şöhretin ve paran varsa...


Bir kadın için söylenebilecek en ağır aşağılama...


Hakaret...


Washington Post bu konuşmayı yayınladı... 


Ve Trump altından kalkamıyor.


Birçok Cumhuriyetçi, partisinin adayını desteklemeyeceğini açıklıyor...


İyi ki bazı ülkelerde hâlâ özgür medya var ve Trump gibi 20’nci yüzyıl artığı diktatör bozuntularına geçit vermiyor.


Tabii iyi ki Washington Post’un yeni genel yayın yönetmeni Martin Baron gibi, Ben Bradlee geleneğini sürdüren büyük yönetmenler var...


Biliyorsunuz kendisi, “Spotlight” filminde seyrettiğimiz, kilise içindeki cinsel taciz skandalını ortaya çıkaran Boston Globe gazetesinin o günkü genel yayın yönetmeniydi...



NEIL YOUNG TİŞÖRTLERİ BOB DYLAN'INKİNDEN ÇOK DAHA FAZLA SATILDI

İKİNCİ gecenin ilk konserini Neil Young verdi. Bir gece önce Bob Dylan’ın performansı iyiydi. Ancak gelen kitlenin çok az bildiği şarkıları söylemekle ısrar edince, ilgi dağıldı.


Neil Young ise konsere en bilinen şarkısı “Gold Rush”la başladı. Kendisi de, orkestrası da çok formdaydı. Kısaca Bob Dylan’dan çok daha fazla ilgi çekti ve alkış aldı.


Ertesi gün satış standlarında, Bob Dylan’ın tişörtlerinin bir bölümü kalmışken, Neil Young’ınkiler çabucak tükenmişti...



TARİHİ 'ÇÖL KONSERLERİ'NDEN AKLIMDA KALAN GÜZEL ŞEYLER

Rogers Waters’ın muhteşem şovu, küresel cesareti, konuşmaları.


Paul McCartney’in mütevazı hali, en sevilen Beatles şarkılarından bir playlist yaparak, seyircinin beklediğini vermesi.


Yine Paul McCartney’in Neil Young’la birlikte söylediği “Give Peace a Chance” şarkısının beni mahveden etkisi.


Rollings Stones’un bitip tükenmek bilmeyen enerjisi... Şov kavramına getirdiği yenilik.


Neil Young’ın her geçen yıl daha da kuvvetlenen performansı ve çevre duyarlılığı.


Bob Dylan’ın her zaman olduğu gibi seyircinin beklentilerini hiç umursamayıp bilinen şarkılarını söylemeyerek insanları artık kendisinden soğutması.



SEYİRCİ YAŞ ORTALAMASI 51 SAHNE YAŞ ORTALAMASI 72.5

ÇÖL Yolculuğu konserlerinde sahneye çıkan sanatçıların yaşlarına baktım.


İLK GECE:
Bob Dylan 75, Mick Jagger 73, Keith Richards 72.

İKİNCİ GECE:
Neil Young 71, Paul McCartney 74.

ÜÇÜNCÜ GECE:
Roger Daltrey (Who) 72, Pete Townshend (Who) 71, Roger Waters (Pink Floyd) 73.


Üç gece sahneye çıkan sanatçıların yaş ortalaması 72.4


Bilet satışlarına göre, bu üç konseri izlemeye gelen insanların yaş ortalaması ise 51.


Amerikan seçimlerinde 2 başkan adayının yaşlarına gelince...


Hillary Clinton 69, Donald Trump 70...


Özet: Baby boomers kuşağı ne siyaseti bırakıyor ne de sahneyi...



YAŞ ORTALAMASI 51 OLAN 75 BİN KİŞİ HİÇ BEKLEMEDEN TUVALET İHTİYACINI NASIL GİDERİR

EMPIRE Polo Club adı verilen devasa alandaki konserde en çok dikkatimi çeken şeylerden biri tuvaletlerdi.


Düşünün 75 bin kişi vardı...


Aralarında 65 yaş üzeri epey insan bulunuyordu.


Yaş ortalaması 51’di...


Ve bu insanlar en fazla 2 dakika bekleyerek tuvalet ihtiyaçlarını giderdiler.


Verilen bilgiye göre, 1000’e yakın pisuar konulmuş.


En fazla 2 dakika bekleyerek tuvalet ihtiyacımızı giderdik.


Ve inanın en küçük bir kötü koku yoktu.

X