"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Bakın o gece 22.30’da o gemide kim de vardı

30 Mayıs 2013 günü saat tam 22.30’da İsrail güvenlik birimlerinden ilk uyarılar gelmeye başladığında, o gemide yaşanacakların tanığı olacak insanlar arasında genç bir kadın da vardı.

Elinde fotoğraf makinesi ile bekliyordu.

***

Geminin adı Mavi Marmara’ydı...

İsrail hükümetinin Gazze’ye uyguladığı ambargoyu delmek için yola çıkmıştı...

İçinde birçok milletten, birçok inançtan insan vardı...

***

Gemiye Türkiye’den binen kadın gazeteciydi.

İki yıl sonra o an için şunları yazacaktı:

“Ne hayallerle binmiştim Mavi Marmara gemisine...

Zaman zaman, İsrail’in yapabileceği ani bir saldırı olasılığı aklıma gelse de, ‘Yapamazlar, bu kadarını yapamazlar’ deyip rahatlıyordum.

Müdahale etmeyi düşünseler bile üzerinde uçurtmaların uçtuğunu görüp vazgeçerler diye geçirdim aklımdan.”

***

Ama öyle olmadı...

İsrail acımasızca saldırdı...

O gemide 9 kişi hayatını kaybetti...

***

O kadın gazeteci İsrail tarafından gözaltına alındı...

Serbest bırakılınca o gemide yaşadıklarının hikâyesini kitap haline getirdi.

O kitapla Türkiye’de gazeteciliğin en önemli 2 ödülünden biri olan Sedat Simavi ödülünü kazandı.

***

Gazzeli çocuklara götürdükleri pembe sırt çantası ile çektirdiği fotoğraf, Mavi Marmara olayının sembollerinden biri haline geldi.

O fotoğraf herkesin hafızasında kaldı.

***

O kadın gazeteci, Sözcü gazetesinin internet sorumlu müdürü Mediha Olgun’du...

Bakın o gece 22.30’da o gemide kim de vardı

***

Ve o gazeteci geçen hafta cuma gününden beri şimdi de kendi ülkesinde gözaltında...

Bu defa tek farkı var...

Kendi ülkesinde ve tek çocuğu o günden beri gözaltında bulunduğu binanın kapısında annesini bekliyor.

Şimdi, o gece o gemide bulunanlara seslenmek istiyorum.

Bakın o gece 22.30’da o gemide kim de vardı

O GEMİDEKİLER SİZ NİYE SUSUYORSUNUZ

Sİz, o gün o saatte o gemide olanlar...

Niye sesinizi çıkarmıyorsunuz...

Sözcü gazetesi internet sorumlu müdürü Mediha Olgun, haberi yapan arkadaşı Gökmen Ulu sırf gazetecilik yaptığı için gözaltında.

Mediha o gün Sabah gazetesinde çalışıyordu da, şimdi Sözcü’de çalıştığı için mi bu derin sükût...

Ey o gemidekiler...

Sizden beklerdim ki...

Gazze’deki Filistinliler için atan yüreğiniz bugün onlar için de atsın...

Sizden beklerdim ki...

Tanıklık edin... Gönüllü tanık yazılın...

Vicdanınıza...

Tarihe...

Ağzınızdan hiç düşürmediğiniz merhamet ve adalet duygularına...

Onlara tanıklık edin ve deyin ki...

O arkadaşımız o gemide bizimle birlikteydi, bizimle aynı kaderi paylaşıyordu...

Onun sırtına öyle FETÖ’cü, METÖ’cü, KETÖ’cü yaftası yapıştıramazsınız...

Yapıştırtmayız...

Bakın o gece 22.30’da o gemide kim de vardı

KONGRE SLOGANLARINI BEN ŞÖYLE OKUYORUM

CUMHURBAŞKANI Erdoğan’ın AKP’ye dönüş kongresindeki sloganları tek tek okudum.

Umut vericiydi.

Ama ben şöyle okudum:

***

- İfade ve iletişim özgürlüğü olmazsa, demokrasi de olmaz.

***

- Gazeteciler sırf yazdıklarından dolayı, “adeta örgüt üyesi” gibi dünya hukuk tarihinde hiç görülmemiş gerekçelerle içeri alınırsa, istenmeyen her yayından sonra maliyeciler gazete ve televizyon sahiplerinin kapısına dayanırsa, özgürlük de olmaz.

***

- İddianameler yazılırken, keyfi bahaneler hukuki gerekçeler gibi gösterilirse, partinin adındaki adalet de olmaz.

***

- Ergenekon davalarında gaddar FETÖ’cü polis-savcı-hâkim üçgeninin yaptığı hatalar, bugün de tekrarlanırsa, reform da olmaz...

***

- Geçmişte bir tür Stalin’in Gulag Takımadaları’na dönüşen FETÖ’cü Silivri zihniyeti değişmezse, değişim de olmaz.

***

- Tarafsız bir yargı kurulamaz, hür düşünce, hür girişimcilik düşüncesi yerleşmezse, yandaş kayırmacığlığı önlenemezse ekonomi gelişemez, refah da olamaz...

GÜNÜN ŞARKISI

OKAN Kaya-Selda Bağcan: “Kâtip Arzuhalim”. BluTV’deki “Masum” dizisinin şarkısı.

Mükemmel bir cover. Selda Bağcan’ın niye uluslararası kült bir sanatçı haline geldiğini çok iyi anlıyorsunuz.

Bu şarkıyı bu yorumuyla, Coachella veya Primavera gibi dev bir sahnede, arkada dev dijital görüntüler ve ses düzeniyle dinlemeyi hayal ediyorum.

Bakın o gece 22.30’da o gemide kim de vardı

X