"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Bak... Bak... ByLock’tan ‘Karakaş çıkmış’ iyi mi

İKTİDAR yanlısı gazetenin birinci sayfasındaki başlığı şöyle:

“ByLock’tan Karakaş çıktı...”

Alt spotları da şöyle:

“FETÖ’nün şifreli haberleşme programı ByLock’tan AİHM’de görev yapan tek Türk yargıcı Karakaş çıktı...”

*

Herhalde bu haberden siz de benim anladığımı anlıyorsunuz.

Bir FETÖ’cü daha yakayı ele verdi...

Öyleyse gelin meselenin aslına bakın...

*

Yıl 2015...

Cemaate yakın iki kişi kendi aralarında konuşuyor...

İkisinin telefonlarına da ByLock yüklü...

FETÖ’ye yakın “Özel Feza Eğitim Öğretim Yurt ve Kantin İşletmeciliği Şirketi”nin ruhsatı iptal edilmiş...

*

İki cemaatçi aralarında bu konuyu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne götürmeyi konuşuyor.

“Hemen başlatalım abi. Şu dönemin Türkiye temsilcisi, Eser Karakaş’ın hanımıymış. Onun görev süresi bitmeden bitirelim şu işi...”

Evet durum bu...

*

Pekiii....

- Prof. Işıl Karakaş bu iki FETÖ’cü ile konuşmuş mu?

Hayır...

*

- Işıl Karakaş’ın telefonunda ByLock var mı?

Hayır...

*

- AİHM’den istedikleri kararı çıkarmışlar mı?

Hayır. Türk hükümetinin savunmasını bile almadan “Ret” kararı çıkmış.

*

- Peki Işıl Karakaş “Kabul” oyu mu kullanmış?

Hayır. AİHM ret kararını 7’ye 7 oybirliğiyle almış.

Yani Işıl Karakaş da “FETÖ’cülere karşı” ret oyu kullanmış.

*

Oldu mu şimdi bu başlık... Allah aşkına elinizi kalbinize koyun ve cevap verin.

AİHM’nin Türk yargıcı Işıl Karakaş bu ByLock haberinin neresinde?

*

Ama bakın polisten veya savcılıktan birileri, tıpkı Ergenekon davaları sırasında olduğu gibi, gazeteye sızdırıyor.

*

O günlerde yazmıştım. Bugün yine yazıyorum.

Bu kafayla giderseniz, Türkiye’nin en haklı davası olan “FETÖ’ye karşı savaşı” da duvara toslatacaksınız...

BİR İZMİRLİNİN ERDOĞAN’I DİNLEME KEYFİ ALDIĞI GÜN

CUMHURBAŞKANI Erdoğan’ı hep böyle görmek istiyorum...

Sakin, esprili, yapıcı görüşler, herkesi birleştiren veya tatlı bir tartışmaya sokacak öneriler...

Cumhurbaşkanı’nın pazar günü spor konusunda verdiği mülakatı ilgiyle ve keyifle izledim. İzmir hakkında güzel bir konuda konuştuğu için de ayrıca çok memnunum.

Siyaset bu söyleme terfi etse...

Ne iyi olurdu...

Kendi payıma yine haber programlarını izlemeye başlardım...

MUSTAFA DENİZLİ Mİ YOKSA METİN OKTAY MI

CUMHURBAŞKANI Alsancak Stadı’na “Mustafa Denizli” adının yakışacağını söyledi.

Gerçekten yakışır...

Çeşmeli harbi delikanlıdır... Çok iyi futbolcudur.

Ve Türkiye’nin hiç tartışmasız en iyi teknik direktörlerindendir.

Amaaa...

Acaba diyorum...

İlber Ortaylı’nın Cumhurbaşkanlığı Onur Ödülü’nü alırken söylediği gibi, böyle isimlerin aramızdan ayrılmış birine verilmesi daha uygun değil mi...

Ortaylı, “Keşke bu ödülü bana değil Ekrem Akurgal’a verseydiniz” dedi...

İzmir deyince de ...

Önce akla gelmesi gereken isim Metin Oktay değil midir...

Bir Fenerbahçeli olarak söylüyorum bunu... Benim gözümde Mustafa Denizli de aynı yerde...

Mesele sadece öncelik meselesi...

MUZİP BİR ERKEK İÇİN İLK YAŞLANMA İŞARETİ

GEÇEN pazar günü Türk Musevi okulundaki Limmud panelinde bana sordular: Bir erkek için yaşlanmanın ilk işaretleri nedir?

Cevabım şu oldu:

“Akşamları bir kadınla yemeğe çıkmak ile BluTV veya Netflix seyretme arasında tercih yapma zorluğu çektiğiniz an, yaşlanma başlamıştır...”

*

ÇOK ÖNEMLİ NOT: Yanlış anlamayın, kendimden söz etmiyorum.

Genel psikoloji bilgisi...

VE YÜCE ALLAH BU ERKEĞİ DE YARATTI

FERDİ Tayfur diyor ki:

“Çok yakışıklıydım, elimi tutan kadın öyle kalıyordu... Bir daha bırakmıyordu...”

Tabii hiç bilmediğim bir erkeklik duygusu...

Şimdiye kadar kadınların elini hep önce ben tuttuğum için, kim kimin elini bırakmıyordu bilmiyorum...

Bildiğim bırakan ben değildim...

*

- NOT: Bu sözleri, Pazar Postası gazetesinde Alev Gürsoy Cimin’in Ferdi Tayfur’la yaptığı mülakattan okudum. Çok güzel bir mülakattı. Ferdi Tayfur’un duruşunu çok sevdim.

ALLAH TAKSİM’İ SELÇUKLU ‘KİTSCH’İNDEN KORUDU

MİMAR Korhan Gümüş’ün Hürriyet Pazar’daki Atatürk Kültür Merkezi projesi hakkındaki yorumunu çok sevdim.

Yeni AKM’yi “Devlet içindeki iki ana akımın uzlaşması” gibi görüyor... Dışarıdan modern kutu çizgisi, iç tarafta kubbe tasarımını, sanki tansiyonu düşürme çabası olarak görmüş.

Projeyi ben de sevdim...

Ama asıl sevincim, son yılların dominant modası “Selçuklu kitsch’i”nin Taksim’e sokulmaması oldu. Modernlerin Selçuklu taklidi tutkusu, TBMM milletvekili ofis binaları felaketi ile sonuçlandı.

Muhafazakârların Selçuklu taklidi, Ankara varoşlarındaki bina felaketleri ile sonuçlandı...

O nedenle yeni AKM projesi iyidir...

EY AHALİ BU HABERİ SİZ DE DUYDUNUZ MU

DIŞ politika yazarı Zeynep Gürcanlı’nın köşesinde okudum. Türkiye’nin “Esed’i” devirmek için kurdurduğu ve desteklediği “Suriye Ulusal Konseyi”nin iki lideri Suudiler tarafından tutuklanmış. Bunlar konseyin eski başkanı Ahmet el Carba ile Riyad Hicab adlı muhaliflermiş. Tutuklanma nedenleri ise şu: “Yolsuzluk ve dolandırıcılık...”

Gürcanlı bu haberin Al Monitor’da yayınlandığını söyledi.

Ankara’da Dışişleri yetkilileri “Bizde böyle bir bilgi yok” diyor. Suriye muhalefetinin temsilcileri ise “Doğru değil” cevabını veriyor. Doğruysa, kendi payıma, bu adamların bizi de dolandırıp dolandırmadıklarını merak edeceğim.

BÖYLE BİR CÜMLE İLK DEFA SÖYLENDİ

CUMHURBAŞKANI Erdoğan dün Suriye’de İdlib konusunda konuşurken aynen şunu söyledi:

“Terör örgütü YPG orada işgalci olarak durmaktadır. Merkezi yönetim, Rusya ve bizler de orayı gözetim altında tutmaktayız.”

Cumhurbaşkanı’nın ağzından ilk defa Şam yönetimiyle bir konuda görüş birliğinde olunduğuna dair bir cümle çıktı.

Bu çok önemli bir gelişme... Bir kenara yazın.

 

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

X