"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Ankara'da birileri Binbaşı Tarık olayı gizli kalmasın istiyor

HOPPALA bu Binbaşı Tarık da nereden çıktı diyeceksiniz...

Binbaşı Tarık, aslında “esrarengiz Binbaşı H.A”...

Hani şu 15 Temmuz günü darbeden saatlerce önce MİT’e gidip, “Darbe olacak” ihbarını yapan binbaşı.

Daha sonradan gerçek adının O.K. olduğu anlaşıldı...

Meğer eskiden FETÖ’cüymüş ve örgütün ona verdiği takma isim “Tarık”mış...

Dün de bunu öğrendik...

Dün başka şeyler de öğrendik.

O nedenle gelişmeleri tarihleriyle alt alta yazıyorum.

Bakalım siz nasıl bir sonuca varacaksınız.

İLK HABER: O SUBAY SIR OLDU

- 17 Mayıs 2017 Çarşamba: Cumhuriyet gazetesi o gün şu manşetle çıkıyor:

“Darbe ihbarcısı subay sır oldu.”

Haberde iki unsur var.

BİR: Savcılık esrarengiz binbaşının ifadesini almak istedi ama MİT izin vermedi.

İKİ: Kara Kuvvetleri iddianamesinde binbaşıdan hiç söz edilmedi.

Şimdi gelelim en önemli ikinci güne.

İKİNCİ HABER: SIR İFADE ORTAYA ÇIKTI

20 Mayıs Cumartesi: İktidar yanlısı Yeni Şafak gazetesi o gün şu manşetle çıkıyor:

“İşte o ifade...”

Sanki Ankara’da gizli bir el devreye girmiş, kimsenin bilmediği bu sır ifadeyi kamuoyuna duyurmuştur.

Ve esrarengiz binbaşı ifadesinde iki defa, darbe günü MİT’te darbe ihtimalinden söz ettiğini anlatmaktadır.

Bunun üzerine bazı yazılar çıkmaya başlar.

MİT VE GENELKURMAY ‘DARBE DEMEDİ’ DİYOR

26 Mayıs Cuma: Bu  yazıları yazan Mehmet Yılmaz, Genelkurmay’dan bir yetkilinin kendisini arayıp şunu söylediğini yazıyor:

“Binbaşı O.K., üç helikopterin katılacağı bir operasyon yapılacağından, MİT Müsteşarı’nın kaçırılacağından ya da Müsteşar’a yönelik bir suikast girişimi ihtimalinden söz etmiş”.

Aynı gün öğleden sonra: MİT yazılı bir açıklama yapar ve o da aynı şeyi söyler:

Her ikisine göre de, esrarengiz Binbaşı O.K. darbe yapılacağı bilgisini vermemiştir.

İşte bundan 3 gün sonra yine çok ilginç bir şey olur.

GİZLİ EL İFADENİN İKİNCİ BÖLÜMÜNÜ SIZDIRIYOR

29 Mayıs Pazartesi: Ankara’daki gizli el, bu defa esrarengiz binbaşının ifadesinin yayınlanmayan bölümünü servise kor.

İfadenin bu bölümünde, Yeni Şafak’ta yayınlanan ilk ifadede bulunmayan çok çarpıcı bir cümle vardır.

Esrarengiz binbaşının 11 Ağustos günü alınan ifadesindeki o cümle şudur:“‘Darbe olabilir’ kelimesini kullandığımı çok iyi hatırlıyorum.”

Esrarengiz binbaşı sanki MİT ve Genelkurmay’a cevap vermiş gibi olur.

AYNI GÜN AKAR’IN DARBE KOMİSYONUNA CEVABI GELİYOR

29 Mayıs Pazartesi: İfadenin bu ikinci bölümünün yayınlandığı gün çok ilginç bir gelişme olur ve Darbeler Komisyonu’nun sorularını son güne kadar cevap vermeyen Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar yazılı cevaplarını komisyona iletir.

Bütün bunlar açık kaynaklardan okuduğum şeyler. Yaptığım tek şey, bu son 10 günde yaşananları kronolojik şekilde gün gün yazmak.

Ve bunu yazdığım zaman ortaya çıkan tabloyla ilgili yorumum şudur:

Ankara’da binbaşının ifadesinin, darbe iddianamesine konmamasından ve MİT Müsteşarı ile Genelkurmay Başkanı’nın Darbe Komisyonu’na gidip o günü anlatmamasından hoşnut olmayan kişiler bunlar.

Ve bu kişiler, darbe günü olup bitenin gizli kalmaması için harekete geçmiş durumda

Şimdilik MİT de, Genelkurmay da cevaplarını en azından yazılı olarak komisyona ilettiler.

‘İDDİANAMEYE KOYMAMAK İÇİN Mİ ‘GÖRÜŞME TUTANAĞI’ DENDİ’

- Esrarengiz binbaşının ifadesini, o dönemin Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Harun Kodalak, bizzat almış. Yanında Başsavcıvekili Necip Cem İşçimen ve bir kâtibi varmış.

Bu da, savcılığın o ifadeye ne kadar önem verdiğini gösteriyor.

- Esrarengiz binbaşının ifadesi 11 Ağustos 2016 günü alınmış. Ancak ifadede en sıradan insanın bile dikkatini çekecek iki çok ilginç ayrıntı var.

BİR: Alınan ifadenin altında, başsavcı, yardımcısı ve kâtibin adı ve imzaları var. Ancak binbaşının ne adı, ne imzası bulunuyor.

İKİ: Yeni Şafak gazetesi haberi “İşte o ifade” diye vermişti. Ancak aynı ifadenin geçen cuma günü yayınlanan bölümleri için “görüşme tutanağı” deniyor.

Acaba esrarengiz binbaşı o sırada MİT kadrosuna alındığı için mi buna “ifade” demeyip, “görüşme tutanağı” gibi pek rastlanmayan bir kavram uydurulmuş?

Yani bu yolla binbaşının ifadesinin iddianameye konmasının önü mü kesildi?

Ankarada birileri Binbaşı Tarık olayı gizli kalmasın istiyor

FİNAL FOUR’UN EN ÇOK HANGİ FORMALARI SATILDI

FENERBAHÇE basketbolda bir ilke daha imza attı.

Ülker salonunda Türkiye’nin ilk basket forma satış mağazası açıldı.

Fenerbahçe basketbolda Avrupa şampiyonu olduktan sonra en çok “Udoh” ve “Bogdanoviç” formaları satılmış.

Fenerium’un genel müdürü Mümtaz Sarıkaya’dan aldığım bilgiye göre, her iki formadan da 5 bin adet satılmış.

Bu arada sarı şampiyonluk tişörtü 7 bin 500, lacivert olanı da 5 bin adet satılmış.

Yani ötekilerle birlikte 40 bine yakın forma gitmiş.

Bu arada Euroleague’in oyunculara dağıttığı beyaz şampiyonluk şapkasından da yaptırılıyor.

Verilen kupa ve anahtarlıklar da yapılacak.

Bu arada, kupayı kazanan takımın 100 adet limited edition 3D biblosu da satışa sunuldu.

BÜTÜN KALBİMLE BEŞİKTAŞ’I KUTLUYORUM

- PAZAR akşamından itibaren tanıdığım bütün Beşiktaşlı arkadaşlarımı kutladım.

Hiç lamı cimi yok.

Beşiktaş bu yıl kupayı hak etti. İyi bir takım kurdu. İyi mücadele etti.

Benim gözümde bu yıl, moderniteyi temsil eden takım oydu. Arkadaşlarıma mesaj atarak yaptığım bu kutlamayı, bütün Beşiktaşlılara da buradan yapıyorum.

Aldığınız kupanın keyfini çıkarın.

Sporun güzelliği burada...

Ankarada birileri Binbaşı Tarık olayı gizli kalmasın istiyor

TAV CEO’SU SANİ ŞENER’E AÇIK BİR MESAJ

İSTANBUL Atatürk Havalimanı’ndan ne zaman dışarıya gitsem bir tabela dikkatimi çekiyor.

Üzerinde “Mescid” yazan bir tabela bu.

O tabelayı her gördüğümde, Münih Havaalanı’ndaki başka bir tabela gözümün önüne geliyor.

Onda ise “Prayer Room” yazıyor. Yani “Dua Odası”.

Hafta sonu Göcek’e giderken, Dalaman Havaalanı’nda şu tabloyu gördüm ve fotoğrafını çektim.

Dalaman’da da “Prayer Room” yazıyor.

Yani sadece Müslüman’ı değil, her inançtan insanı düşünmüşler.

İstanbul her yıl milyonlarca başka inançtan insanın kullandığı bir havalimanı.

Sizce orada sadece Müslümanları düşünerek mescit açmak doğru bir davranış mı...

Bunu iyi tanıdığım, çok takdir ettiğim arkadaşım Sani Şener’e sormak isterim.

 

X