"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Ertuğrul Özkök

Daha sakin bir seçim mi bana mı öyle geliyor

19 Mayıs 2018

***

Sanki öncekilere göre daha az bağırış çağırış, daha az hançere var...

***

Sanki hakaretin dozu öncekilere göre daha az...

***

Sanki meydanlarda daha az dini konular konuşuluyor...

***

Ama bir dakika...

Yazının devamı...

Bütün gece bekledim bak yine sabah oluyor

18 Mayıs 2018

Bana göre Kayahan’ın bugüne kadar dinlediğim en güzel şarkısıydı...

“Gönül Sayfam”dı adı...

Bu hafta benim için Kayahan haftası oldu...


Yazının devamı...

13 Haziran’da Floransa’da bu adamı hatırlayacağım

17 Mayıs 2018

Aslında dünyanın en tutucu insanları olan gazetecilere “farklı olmanın adaba aykırı bir şey olmadığını” anlatabilecek biri vardıysa...

İşte o kişi Tom Wolfe’du...

*

Siyasetten başka gazetecilik türü bilmeyen, kabul etmeyen bir mesleki “nomanklatura”nın bile kafasına, popüler kültürün aslında siyasetten daha önemli bir şey olduğunu sokan da oydu.

Hippilerin, karşı kültürün, rock’çıların, hatta “Cehennem Melekleri”nin nasıl birer devrim odağı olduğunu Amerikan medyasına öğretenlerden biri de oydu...

*

Gazeteciliğin biraz da pejmürdelik olduğu, sallapatiliğin meslek raconu sayıldığı bir dönemde, bembeyaz bir takım elbise, çizgili gömlekler, renkli kravatlar ve...

Veee ceket cebine özenle yerleştirilmiş mendili, şapkası ve bastonu ile...

Yazının devamı...

‘Kadın doğuştan monogam’ tezi tamamen yanlışmış

16 Mayıs 2018

Akşamüzeri düzenlenen “master class” (ustaların sınıfı) toplantılarının ikisi çok ilgimi çekmişti.

Biri Esther Perel adlı Belçikalı bir psikoterapistin konuşmasıydı... New York Times best seller listesine giren “The State of Affairs” (İlişkilerin Durumu) adlı kitabın yazarı. Yapacağı konuşmanın başlığı da şuydu: “Aşkın Geleceği”.

Öteki ise Fransa’nın efsane futbolcusu Thierry Henry ile futbol oynamak, ondan şut çekme dersleri almaktı.

Aşk mı... Futbol mu...

Birincisini seçtim.

*

Yetmiş yaşında bir insanın “aşkın geleceği”nden ne beklentisi olur diye sormayın. Çünkü bu sorunun hiç manası yok. Manası olmayınca cevabı da yok...

Perel

Yazının devamı...

Kuran’dan ayet çıkarın diyen Sarkozy’ye sordum

15 Mayıs 2018

Allah bana bu fırsatı verdi...

Sarkozy önce Brexit üzerine çok çarpıcı bir konuşma yaptı...

Sohbeti yürüten moderatör, Brexit dışındaki soruların sorulmasına pek taraftar değil gibiydi...

Ama kalktım “Ben bir Türk gazetecisiyim. Herhalde ne soracağımı tahmin etmişsinizdir. Sorabilir miyim” deyince Sarkozy de gülerek “Evet tahmin ediyorum ne, sor” dedi...

*

Sorum şuydu:

“300 Fransız aydını, sanatçısı ve siyasetçisi birlikte bir bildiri imzaladınız. Müslüman âlemine bir çağrı yaptınız. Dediniz ki, ‘Kuran’da Yahudi aleyhtarı, anti-Semitist ayetler var. Onları çıkarın. Sizce bu akıllıca bir hareket miydi?”

Yazının devamı...

Sizce şu kadına madam mı demeli yoksa matmazel mi

13 Mayıs 2018

Ama beni çarpan şey, filmin iki oyuncusu Penelope Cruz ile kocası Javier Bardem’in filmden çekilen bir fotoğrafı oldu.

Daha doğrusu, Javier Bardem değil, Penelope Cruz’un şu fotoğrafı.

Yanındaki kocasını ben kestim tabii ki...

*

Penelope Cruz 44 yaşına geldi.

Bugüne kadar onun bu kadar güzel bir fotoğrafını görmedim.

Tam o fotoğrafı gördüğüm gün, The New York Times gazetesinde Paris’te yaşayan Amerikalı bir kadın yazar ve gazeteci olan

Yazının devamı...

Meğer o gizli tanık çok tanıdık biriymiş

12 Mayıs 2018

Çünkü çok tanıdık bir isimdi...

İlk tepkim şu oldu.

“Bizi adalet değil, ama Allah korumuş...”

O ismin kim olduğunu açıklayacağım.

***

Adı Cihan Oskay...

Kim bu arkadaş biliyor musunuz?

Fenerbahçe Kulübü Başkanı

Yazının devamı...

Maskeli heriften medet umanlara kötü haber

11 Mayıs 2018

Beşiktaş Adliyesi’nin Zekeriyalarının zulüm üstüne zulüm yaptığı o günler...

*

Polisin, savcının, verdiği sahte belgeler, iğrenç anlaşmalarla gizli tanık, itirafçı yaptıkları iğrenç karakterler, insanların hayatını karartıyor, medya da bu bütün bu iğrençlikleri ertesi gün manşete taşıyordu.

*

İşte o günlerden birinde bir Ergenekon duruşmasında, bir “gizli tanık” benim hakkımda da konuşmaya başladı.

Hayatımda adını duymadığım bir yayınevi, hayatımda tanımadığım kişiler, hayatımda bilmediğim bir kitap...

Güya ben Ergenekon çetesini desteklemek üzere bu kitabı yazdırmış, bastırmış, yayınlatmış, haberle desteklemiştim.

Bu kara iftira, hangi kumpas polisi ve savcısının bulup çıkardığını bilmediğim

Yazının devamı...