"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

973 bin oyla İstanbul'a başkan olunur mu

Olunur...

Oldu da... 

Yıl 1994... 

İstanbul Belediye Başkanlığı seçimleri... 

Merkez sağdaki iki partiden ANAP’ın adayı İlhan Kesici, DYP’nin adayı Bedrettin Dalan...

Merkez soldaki iki partiden SHP’nin adayı Zülfü Livaneli, DSP’nin adayı Necdet Özkan...

O dönemde Milli Görüşçü, yani İslami parti kabul edilen Refah Partisi’nin adayı ise Recep Tayyip Erdoğan...

973 bin oyla İstanbula başkan olunur mu

Sandıklar açıldığında çoğu insanı şaşırtan bir sonuç ortaya çıktı.

Merkez sağ ve sol partiler aralarında bölündüğü için aradan Recep Tayyip Erdoğan çıkmıştı.

Aldığı oy yüzde 25’ti...

Yani İstanbul’da sandığa giden her 4 kişiden sadece birinin oyunu almıştı.

DYP ve ANAP’ın merkezdeki iki sağ partinin adaylarının aldığı oyun toplamı yüzde 36’ydı...

DSP ve SHP’nin, yani merkez soldaki iki partinin adaylarının aldığı oy toplamı ise yüzde 32’ydi...

Demek ki bugünkü ittifak sistemi ile seçime gidilseydi, Türkiye’nin belki de siyasi gelişimi bambaşka olacaktı.

Gelelim asıl ilginç rakamlara...

Belediye başkanı seçiminde Erdoğan’ın aldığı oy sayısı kaçtı biliyor musunuz:

973 bin...

Ya ondan sonra gelen ANAP adayı İlhan Kesici’nin aldığı oy sayısı?

855 bin.

Erdoğan’ın aldığı 973 bin oya karşılık...

Merkez sağın aldığı toplam oy 1 milyon 570 bin...

Solun toplamı ise 1 milyon 263 bindi.

*

Peki ilçelerin durumu neydi:

Şöyleydi:

RP 21, ANAP 24, DYP 14, SHP 9, CHP 2, DSP 2 ilçeyi almıştı.

Unutmayalım o gün merkez sağ ve solun bütün partileri RP’ye karşıydı...

Ve gelelim o tarihi seçimin sonucuna...

Erdoğan belediye başkanı oldu.

Peki sadece 21 ilçenin RP’de olması Erdoğan’ın başarısını engelledi mi ? Hayır...

Tam aksine etkili ve başarılı bir belediye başkanlığı yaptı...

Liderlik vasıfları, o başarı ile birleşince, bu yol onu bugün Türkiye’nin Cumhurbaşkanlığı’na kadar götürdü.

*

Sandığın ortaya çıkardığı gerçeği kabullenmek, Türk demokrasisinin en güzel bir geleneğidir.

FATİH HOCA HER HAFTA DAYAK YEME KONUSUNDA NE DÜŞÜNÜYOR

Geçen çarşamba akşamı S Sport’un ikinci kanalının açılış daveti vardı.

Davete Galatasaray’ın teknik direktörü Fatih Terim de katıldı.

Bir ara S Sport kanalının başkanı Sadettin Saran, kanalın genel müdürü Emre Eren, Türkiye Spor Yazarları Derneği Başkanı Oğuz Tongsir, Hürriyet yazarı Uğur Meleke ve ben güzel bir sohbete başladık. Tabii konu teknik direktörlerin her hafta dayak yer gibi haksız eleştirilerle karşılaşmasına geldi.

973 bin oyla İstanbula başkan olunur mu

Fatih Hoca’nın cevabı şu oldu: “Hiçbir iş yapmayıp dayak yemeyen biri olmaktansa, iş yapıp dayak yiyen biri olmayı tercih ederim...”

“Hocam, deyim yerindeyse, hayatı boyunca eşek sudan gelinceye kadar dayak yemiş bir gazete yöneticisi ve yazarı olarak ben de aynı şeyi söylüyorum.”

*

Hocayla aramızda işte böyle bir dayakdaşlık kuruldu.

FATİH HOCA’YA GÖRE TÜRKİYE’NİN MESSİ’Sİ KİM

TERİM’e Fiorentina’nın başındayken şunu sormuştum: “Hocam bir takımın başarısında teknik direktörün rolü ve payı nedir?”

O akşam yine sordum.

“Bazen hiç, bazen de yüzde 100. Maçına bağlı olarak değişir” dedi. Sonra konu bugünün star futbolcularına geldi. Türkiye’de oynadığı dönemden bahsederken o yılların Türkiye’deki Messi’sinin Fenerbahçeli Cemil olduğunu söyledi.

Onun oyununu çok övdü.

BUGÜN TAKIMDA SİGARA İÇEN FUTBOLCU SAYISI KAÇ

Fatih Hoca futbolculuğu sırasında sigara içiyormuş. Teknik direktörlüğü sırasında da kulübede içiyormuş.

“O günün filmlerine, fotoğraflarına bakın. Takım maç oynarken biz kulübede sigara içiyorduk. Sonra bir gün o fotoğrafları görünce kendim rahatsız oldum. Yani yasak getirilmeden önce kendiliğimden bıraktım” dedi.

“O günlerde takımın neredeyse tamamı içerdi. Bugün bir-iki kişi içiyor” diye tamamladı sözünü. Sigarayı 11 yıl önce tamamen bırakmış.

 S SPORT AMERİKAN KOLEJ BASKETBOLUNU DA VERİYOR

Ben S Sport’un fanatik bir izleyicisiyim.

Akşamları Premier League’in neredeyse bütün maçlarını, gece yarısından sonra da NBA maçlarını elimden geldiğince seyrediyorum. Uğur Meleke, İbrahim Altınsay ve öteki yorumcuların Premier League yorumlarını hiç kaçırmıyorum. Hatta canlı yayınlarında onlara mesajlar atıyorum. S Sport şimdi ikinci kanalını da yayına soktu. O kanalda da yıllardır kasetlerini getirterek veya çeşitli sitelerden indirerek seyrettiğim NCAA (Amerikan Kolej Basket Ligi) maçlarını canlı yayınlayacaklar. Sadettin Saran’ın spor yayıncılığı konusundaki vizyonunu çok takdir ediyorum.

ŞENOL GÜNEŞ HOCANIN HAYATTAKİ İKİ KOÇU KİM

S SPORT ikinci kanalının açılışına Milli Takım Teknik Direktörü Şenol Güneş de katıldı. Kilosu falan çok iyi. Fit bir görünümü var. En güzeli de neşesi yerindeydi.

Bana “Ben futbol koçuyum ama hayat konusunda iki koçum var. Biri Mustafa Denizli. O devam ettikçe ben de ediyorum. Bir de senin yaşam koçluğunu alıyorum” dedi. Vallahi Fatih Terim ve Mustafa Denizli gibi Şenol Hoca da bana iyi geliyor. Maç yayınlarında kamera sık sık onları göstersin istiyorum. Çünkü sporu bir eğlence olarak görüyorum ve bu insanlar da o eğlencenin en önemli oyuncuları.

DÜZELTME 

Dün İstanbul’un yeni havalimanını yazarken Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Büyükkaytan’ın soyadını yanlış yazmışım. Doğrusu bu olacaktı.

X