50 liralık lahmacunla tarihi hesaplaşma bugün

BUGÜN Türkiye’de bugüne kadar yapılan en küresel toplantı yapılıyor.

Haberin Devamı

Adı “Gastroekonomi Zirvesi”.

*

İspanya’dan Fransa’ya gastronomi alanında büyük ekonomik başarı hikâyesi yazmış ülkelerden gelen temsilciler konuşacak.

Son yılların en yükselen, en moda mutfağı olan Peru deneyimi konuşulacak.

*

Gastronomi, yarattığı kişi başına müşteri profili bakımından turizm tesislerinden çok daha büyük bir ekonomi yaratma potansiyeline sahip.

Size küçük bir tüyo.

Bence zirvenin en eğlenceli oturumu akşam kapanışa yakın bir tartışma olacak.

Bu oturumun tek konuşmacısı bendenizim.

Bilin bakalım sorularıyla beni darmadağın etmeye hazırlanan kişi kim?

Sahir Erozan...

Yani Bodrum’daki Maça Kızı restoranın sahibi...

Sahir 2010 yılından beri Hürriyet’te yayınlanan bir haberden mustarip.

Vahap Munyar bir yazısında “Maça Kızı’nda bir lahmacun, bir ayran 50 TL” diye yazınca kıyamet kopmuştu.

Haberin Devamı

Sahir “Ama biz iyi et kullanıyoruz, o nedenle fiyatı anlamıyorlar” deyince, Vahap da “Siz anlıyorsunuz da Malatyalı Vahap niye anlamıyor” diye yazmıştı.

*

Kulağıma geldiğine göre Sahir bugünkü oturumda bunun rövanşını almaya hazırlanıyormuş.

Bir Hürriyet yazarı olarak ben de onu uyarıyorum.

Acayip hazırlandım.

*

Sıkı dur Sahir, sen lahmacun meselesini açarsan ben de mantı meselesini açacağım.

*

Tabii bu zirvenin eğlenceli yanı.

Bugün gastronomi ekonomisi açısından çok ilginç konuşmalar izleyeceğiz.

 

ULYSSES ROMANI KAÇ YILDA OKUNUR

SON günlerde yeniden fena halde “İki Buçuk Adam” dizisine sardım. Her gece en az beş bölüm izliyorum.

Bizim mahallede şöyle bir görüş var.

Charlie Sheen ayrıldıktan sonra onun yerine gelen Ashton Kutcher’le iyi olmadı.

Hiç katılmıyorum.

Evet Charlie Sheen harika oynuyordu ama Kutcher bambaşka bir karakterle diziye bambaşka bir hava verdi.

Onuncu sezonda harika bir sahne var.

Ezik ev arkadaşı Kutcher’e soruyor:

“Ne okuyorsun?”

“Ulysses...”

“Ne zaman başladın?”

“14 yıl önce...”

“Kaçıncı sayfadasın?”

“Sekizinci sayfada...”

James Joyce’un romanları böyledir.

Birçok aydının “En önemli roman” dediği, ama çok azının sonuna kadar okuyabildiği kitaplar. Bugüne kadar Amerikan eğlence endüstrisinden sonuna kadar okuduğunu, hem de lise yıllarında okuduğunu söyleyen tek kişi The Doors’un vokalisti Jim Morrison’du.

Haberin Devamı

Bana gelince Joyce’un “Finnegans Wake” romanını 1982 yılında okumaya başlamış. 25’inci sayfasına kadar gelebilmiştim.

Ayak bileğim kırılınca geçen ay tekrar okumaya başladım ama bu defa 15’inci sayfayı geçemedim.

Yani 25 yılda ancak “İki Buçuk Adam”ın biri kadar entelektüel performans gösterebilmişim.

 

BU İLANI NEDEN ÇOK SEVDİM

50 liralık lahmacunla tarihi hesaplaşma bugün

- BİR: Bir Türk tasarım markasının ilanı olduğu için.

- İKİ: İlanda giysi çok modern, sade ve tarz olduğu için.

- ÜÇ: Giysiyi taşıyan Leoni Hoeller çok doğal, çok etkileyici dozu iyi ayarlanmış bir
duruş ve bakış sergilediği için.

Kısaca beni çok etkileyen bir ilan olmuş.

ATATÜRK AMBLEMİ YASAK BEŞİKTAŞ FORMASI SERBEST

50 liralık lahmacunla tarihi hesaplaşma bugün

İŞÇİ emeklisi Millet Meclisi’ne Atatürk tişörtü ile girmek istemiş.

Haberin Devamı

İyi bir Atatürk hayranıyım ama inanın gözüme güzel görünmedi.

Haa içeri alınmaması doğru mu?

Doğru diyeceğim ama AKP kulislerine girenlerin kıyafetlerine bakınca almamak yanlış diyorum.

Ama asıl itirazım şu...

Emekli vatandaş içeri tişörtsüz alınmış...

Allah aşkına şu fotoğrafa bir bakın.

AKP’li, CHP’li, MHP’li gözüyle bakın.

Daha mı güzel.

Daha mı saygın.

Daha mı uygun.

Tabii bir de yakadaki Beşiktaş amblemi var.

Beşiktaş formasıyla girmek serbest...

Atatürk tişörtü yanlış...

Oldu mu şimdi.

 

Yazarın Tüm Yazıları