"Erman Toroğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Erman Toroğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.

Erman Toroğlu

Özkahya

19 Ağustos 2013

“Arkadaki adamlar rakiple uğraşsınlar, biz ileri gidelim” zihniyeti kalmamış. Biraz daha birbirlerine alışırlarsa bu sene Beşiktaş geçen yıla oranla daha az gol yiyecek, bu belli. Burada bir sıkıntı var. Topu kaptıkları zaman çok çabuk hücuma çıkmak lazım. Fernandes kitlendiği zaman bütün takım kitleniyor. Bu oyuncuya yardım ederlerse hücum gücü de toparlanacaktır.
Trabzon beklediğim gibi çıkmadı. Daha diri daha agresif bir takım bekliyordum. Özellikle bazı yabancılar hala eski havadalar. Bu kadar yabancısı olan bir takım hala sol defansta Olcan’ı oynatıyorsa bir terslik var demektir. Beşiktaş’ta Olcay biraz kımıldadığında iyi şeyler yapıyor. Mesela ikinci gol.
Bence bu maçın kilit adamı hakem Halis Özkahya’ydı. Colman’ın yaptığı harekette, sarı kart olmaz. Direkt kırmızı. Taammüden adam öldürmek gibi bir şey. Aslında profesyonel olan birisinin meslektaşına yapmaması gereken bir hareket. Bu oyuncu hiç gereksiz yere Avrupa Kupası maçında da atıldı. Yani Colman, Trabzonspor içine yerleştirilmiş bir bomba gibi.

Ters kararlar

İkinci yarı mesela bir pozisyon var Beşiktaş hücumunda, net faul. Ceza sahasının ön çizgisinde başlıyor, içinde bitiyor. Ama hakem es geçiyor. Hakemin bu maçta ikili mücadelelerde verdiği ve vermediği kararlar çok tersti. Sezon başı diyelim, biraz pembe bakalım. Ama Colman’ı bırakın pembeyi kırmızıdan morartmak lazımdı.Yani bu maçın özeti şu. Her şeye rağmen Beşiktaş iyi mücadele etti. Lige iyi hazırlanmış. Eğer aynı tempoda çalışmaya devam ederlerse, bu Beşiktaş ligde heyecan verir. Trabzon için de tek cümle şu olmalı; Aman ha bordo mavililer. Lig uzun ama başlangıç kötü.

MAÇIN İYİSİ

İlk golü atıp, Gökhan’a asist yapan ve çok çalışan Olcay Şahan.

MAÇIN KÖTÜSÜ

Yazının devamı...

G.Saray Fener'e fark atar

17 Ağustos 2013

Olanların da hepsi çakma! Yalan yanlış şeyler yazıyorlar. Millet de bunlara inanıp haber yapıyor. Diğer siteler de bunları alıp kullanıyor, manşetler atıyor. Bakın arkadaşlar, Hürriyet’te yazan benim, Telegol’de konuşan da. Onun haricindeki hiç birşey benim değil.
Geçen hafta Telegol’de şunları söylemişim...
- Galatasaray, önümüzdeki beş yıl şampiyon olur.
Hiç bir spor adamı veya hiç bir mantıklı insan veyahut futboldan biraz anlayan biri bu cümleyi kurmaz. Böyle bir cümlenin kullanılması için insanın gerizekalı olması lazım. Beş yıl futbolda çok uzun bir süredir. Bırakın beş yılı, bu sene bile kimin şampiyon olacağı belli değil. Çünkü futbolda dengeler çabuk değişir.
Şu anda dünyanın en iyi takımlarından olan Bayern Münih ile Barcelona, dört büyüklerden biriyle karşılaşsa on maçın onunu da alır diye bir kaide yok. Elbette bu futbolda böyle. Ama basketbol için aynı şeyi söyleyemeyiz. Amerika Basketbol Milli Takımı ile Türk Basketbol Milli Takımı 50 defa karşılaşsa, 50’sini de Amerika kazanır. Bunun sebebi basit. Basket elle, futbol ise ayakla oynanır. Elin hassasiyeti, ayakta yoktur. Çemberin çapı 45 santim, topun da 12.3 ancak futbol kalesi 7 metre 32 santime, 2 metre 44 santimdir.
Bir penaltı atılsın ve siz de kaleci olun. İki direğe dönüp bakın “Amma da büyük kale” dersiniz. Gelin bir de kendinizi penaltı atanın yerine koyun. Kalede kaleci olsun siz de topun gerisindesiniz. “Vay anasını, bu kale amma da küçük” dersiniz.
Ben televizyonda şunu söyledim...

Yazının devamı...

Bu maçı kim 120 dakika oynatıyor ?

12 Ağustos 2013

Oynatırsın 90 dakika.. berabere bitiyorsa penaltı attırırsın.
Bu takımlar Avrupa kupalarında oynuyorlar ve daha lige de hazır değiller. Yorgunluk bir yana, sakatlık olma şansı yüzde 100 fakat bunu düşünecek futbol federasyonu olsaydı zaten, futbolumuz bu hale gelmezdi...

BU KAFAYLA FENER ÇOK EKSİK KALIR

Fenerbahçe, 10 kişi kaldıktan sonra Galatasaray’a mahkum oldu. Yalnız dikkat edin, Fenerbahçe maçların ikinci yarılarında oyundan düşüyor. Daha da önemli bir şey var: Fenerbahçe, bu oyun yorumuyla oynarsa daha çok futbolcu eksilir her maçta. Tabii sahada hakem olursa. Sebebi basit. Ersun Yanal, takımını hücuma çabuk çıkarmak isityor ama Fenerbahçe’nin dönüşü aynı çabuklukta olmuyor. O zaman da taktik faul yaptırıyor hocası. Eğer hakem hakemse her futbolcunun birinci faulde ikaz, ikinci faulde sarı kart yorumuyla karşılaşmayı bitirir ve o zaman da futblocu eksiltir.
Galatasaray biraz daha hazır gibi. Ama Fenerbahçe’yi eksik yakalamışken aynı tempoyu sürdürmediler. Bu da onların hatası. Bir başka gerçek daha var: İki takımın da kalecileri çok iyiydi. Bu cümleden sonra takımları fazla yorumlamaya ve irdelemeye gerek yok.

ALVES’E VERİLEN KIRMIZI DOĞRUYDU

Hakem kötü maç yönetmedi. Ancak hiç bir serbest vuruşta rakip takımın barajını 9.15’e çekemedi. Ya 8 metreden ya da 7.5 metreden attırdı. Bu şu demektir: Hakem otorite olarak zayıftır!.. Türk futbolunun bu konumda olduğu bir yerde hakem zayıf olmuş şişman olmuş bana ne...

Yazının devamı...

FIFA yöneticilerini taşıyan TFF arabalarına ne oldu ?

24 Temmuz 2013

“TFF’nin planlama ve organizasyon grubu tarafından trafik sigortası yapılmayan araçlardan biri, içinde FIFA yöneticileri varken polis tarafından çevrildi ve trafikten men edildi.”

BUNDAN yaklaşık 2 ay önce, bu sütunlarda Futbol Federasyonu’na 6 tane soru yöneltmiştim. Hiçbirine federasyondan cevap gelmedi. Yalnız aralarından bir tanesi, yani ayda 15 bin lira alan planlama danışmanı Cem Ülkeroğlu, bir açıklama yolladı. Aldığı paradan hiç bahsetmediğine göre ayda 15 kağıdı helâlinden götürüyor demektir.
Ama devamı enteresandı; “Benim için federasyona gitmediğimi yazmışsınız. Halbuki biz bütün federasyon kurulu üyeleri ve bütün birimler sabahlara kadar çalışmaktayız” diye bir açıklama gelmişti.
Ben de kendisine, “Madem sabahlara kadar çalışıyorsunuz, federasyona giriş çıkıştaki el ve yüz kayıtlarının son 3 aylık dilimini gönderin” demiştim.
Ses çıkmadı. Bugünden sonra zaten çıkmayacak. Çünkü bu arkadaş görevden alındı. Bununla beraber, ayda 9 bin lira alan planlama müdürü de görevden alındı.

‘112 ARABAYA, TRAFİK SİGORTASI YOK’

Yazının devamı...

Acıklı bir hikaye

17 Temmuz 2013

Biz yavaş yavaş Avrupa’dan kopuyoruz. Bizim mi yoksa onların mı bize ihtiyacı var bu tartışılır. Ama madem UEFA’ya üye olduk, onun şartlarını girerken kabul ettik o zaman onlar ne istiyorsa yapacaksın. Yapmazsan, yaptırırlar...
Şike süreci başladıktan sonra basının ağırlığı yalakalık yapmaya başladı. Kamuoyunu pembe bulutlarla uyutmaya kalktılar. Biz Telegol ekibi olarak programlarımızda bu işleri hicvederek tepkimizi ortaya koyduk. Cacık yaptık, ben büyücü olup suya bakarak Türk futbolunu değerlendirdim. Federasyonun verdiği nihai karardan sonra da hepimiz ağzımızı bantladık ve bir dakika öylece durduk.
Peki ne oldu? Önce Avrupa’dan ses çıkmayınca Yıldırım Demirören çıktı, “Artık bir teşekkürü hak ediyoruz” dedi.
Şöyle bir geriye dönün. “Yapılan işler sahaya yansımamış” denildi, “Şahıslarla kulüpleri ayırmak lazım” dendi, dendi oğlu dendi... Karadeniz şivesiyle söyleyelim, şimdi n’oldi?
Yapılanlar sahaya yansımış, şahıslarla kulüpleri ayıramazsınız prensibiyle önce kulüplere ceza giydirilmiş, şimdi de sırada şahıslar var... Yani milleti uyutmaya çalışan eyyamcıların istekleri olmamış.
Aslında burada zarar gören önce Fenerbahçe, Beşiktaş ve sonra tabii ki Türk futbolu. Yani esas acıklı ve cacıklı olan maalesef Türk futbolu...

2020’Yi Mi KONUŞTUNUZ?

GEÇMİŞE dönüp bir bakın... Fenerbahçeliler önce CAS’a gidiyor ve

Yazının devamı...

UEFA elinde sopayla bekliyor, buyrun bakalım!

13 Haziran 2013

Cem Ülkeroğlu açıklamasında, çok faydalı bir eleman olduğundan bir sayfa boyunca bahsediyor. Ama esas sorduğum danışman olarak aldığı 15 bin liradan hiç söz etmiyor! Planlamanın başındaki TFF’ye devamlı giden görevlinin 9 bin lira aldığını yazmıştım.
Ülkeroğlu, devamında “TFF’ye bir gün geliyorsunuz diye yazmışsınız. Ben federasyona her gün gidiyorum” diyor. Sayın Ülkeroğlu, 15 bin lirayı inkâr etmediği için demek ki o kısım doğru... Şimdi kendisinden ikinci bir ricam var. Futbol Federasyonu binasına girişlerde el ve yüz okumaları yapılıyor. Bu belgelerin son üç aylık kısmını bana gönderebilirse memnun olurum. Bu sütunlarda yine yazarız!..

HAKEM BiLGiSAYAR BiLMEZSE NE OLUR?

HAKEMLERİ takip eden gözlemciler, maçtan sonra raporlarını bilgisayar üzerinden göndermek mecburiyetinde... Peki bunlar bilgisayar kullanmayı biliyorlar mıydı? Çünkü biliyorsunuz ki bu raporlar gizlidir. Peki, bir gözlemci bilgisayar kullanmayı bilmiyorsa ne yapacak?
Ya çocuğuna ya halasının kızına ya da amcasının oğluna yazdıracak raporu... Federasyon, herhalde bilgi sızdı ki bunları bilgisayar imtihanına soktu; biliyorlar mı bilmiyorlar mı diye... Federasyonun bünyesinde yer alan temsilciler beş yıldır bu imtihandan geçirilyor. İşte size Futbol Federasyonu’nun önemli kurullarından siyah beyaz görüntüler!...

ALTI HAKEM iŞiNi ADAM GiBi YAPIN

ALTI hakem uygulamasına Kulüpler Birliği’nden ‘Ret’ gelmiş. “Önce PTT 1. Lig’te denensin” diyorlar. “Uygulamayı görelim ondan sonra karar verelim” diye... Görünen köy kılavuz istemez. Bunu zaten UEFA uyguluyor ve başarılı da oluyor. Onların itirazı bu uygulamaya değil, ceplerinden çıkacak paraya!..

Yazının devamı...

Federasyon'a soruyorum

8 Haziran 2013

Hiç bir yerde sebep aramayalım. Futboldaki en tehlikeli şey şikeydi, bizde patladı.
Irkçılıktı, o da başladı.
Türkiye Futbol Federas-yonu’nu bir geçim kaynağı olarak gördüler bazıları ve o da hala devam ediyor.
Televizyondan soruyorum, bağlanıyorlar ama nereye? Yönetmen Savaş’a... Savaş diyor ki “Sizi yayına bağlayalım”, fakat bağlanmıyorlar.
Ben hem vergisini veren bir Türk vatandaşıyım, -özellikle de askerliğini yapmış- hem de Türkiye Futbol Federasyonu genel kurul üyesiyim.
Şimdi buradan yazılı olarak soruyorum. Bakalım ne cevap gelecek?
Eğer gelirse siz okurlarıma da ileteceğim...

Merak içinde bekleyeceğim...

Yazının devamı...

Fenerbahçe hak etti

23 Mayıs 2013

Fenerbahçe ve Trabzonspor neler yaptı diye sorular yöneltelim. Hangi taraf kazanmalıydı diye tartışalım. Bütün hepsinde dün akşamki maçı Fenerbahçe hak etti çıkar.
İki takım kadrosu açısından görüntüde büyük fark var. Peki Trabzonspor bu kadar eksilere rağmen ne yapabilirdi? Hani o eski Trabzon ruhu olsa tekmeye kafa koyan veya rakibinden iki misli fazla koşan ve yüreği olan, o zaman F.Bahçe’yi bozabilirdi. Böyle olunca Fenerbahçe rahat oynadı ve kazandı.

SAHAYA DÖNMELİ

Aslında sarı lacivertlilere aradaki farkı açmak için ellerine fırsatlar geldi ama faydalanamadılar. İlk yarı 25 dakika F.Bahçe bir direnç yaptı. Trabzon top kullanamadı. Neden? Yine iki kadro arasındaki farktan. Bordo mavililerin artık şike olayını başkalarına bırakıp, bir an önce sahaya dönmeleri gerekir.
Dönelim Fenerbahçe’ye... Hedefleri 3 kupaydı bir tanesini aldılar. Futbolda olur. Ama onların da futbol yapıları ve oyun tarzları çok iyi değil. Mutlak eksik yerlerini seneye tamamlayacaklardır. Tabii bu yıldan ders almışlarsa.

AYDINUS DÜZGÜN YÖNETTİ

Fırat Aydınus düzgün maç yönetti. “Bu maça verilir mi” diyenleri utandırdı. Bütün hakemlere bütün maçları vereceksiniz. O kulüple sorunlu da olsalar. Aydınus özellikle ince hesaplar yapmayan, bunu da kararlarına yansıtmayan bir karaktere sahip hakem tipi. Hiç tanımamama rağmen seyrederken bunu hissediyorum. Kolay kolay da yanılacağımı zannetmiyorum.

Yazının devamı...