"Erdem Cürgen" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Erdem Cürgen" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Erdem Cürgen

Medya’da dinlediğini anlayan hiç kimse kalmadı mı?

Fenerbahçe’nin geçtiğimiz hafta sonu Pazar akşamı sahasında Akhisarspor karşısında kaybettiği maçtan sonra Aykut Kocaman’ın basın toplantısında konuşulan bir konu üzerine, gerek sosyal medyada, gerek konvansiyonel medyada yazılanları ve konuşulanları görünce, çok üzücü bir gerçeğin yüzüme vurduğunu hissettim.

Görünen o ki Aykut Kocaman’ın “taç hırsızlığı” üzerine yaptığı konuşma ya bilinçli olarak ya da gerçekten ne söylendiğini anlayan neredeyse hiç kimse olmaması nedeniyle yanlış aksettirildi, yazılarında bu konulara neredeyse hiç girmeyen benim üzerime de bu konuda birkaç cümle yazmak kaldı.

Öncelikle konunun başlangıcı ya da konu başlığı “taç” değil; Aykut Hoca’nın; Vodafone Park’ta maç kazanmanın çok zor olduğuna dair Perşembe akşamı yaptığı açıklamaya atıfta bulunan bir muhabir sorusuydu. Buna cevaben de Aykut Kocaman şu eklemeyi yaptı “Burada maç kazanmak da bir o kadar kolay” ve bunu örneklerle açıklamaya başladı; Arda Kardeşler’in Fenerbahçe – Akhisar maçındaki yönetimiyle, son 1 hafta içerisinde oynanan 2 Beşiktaş maçının hakemleri olan Cüneyt Çakır ve Fırat Aydınus’un yönetimlerinin karşılaştırmasını yaptı. Cüneyt Çakır ile ilgili eleştirisi fauller konusundaydı, Fırat Aydınus’la ilgili örnek de açıklamasının sonunda söylediği “hakikaten şaka ama öte yandan da gerçek” cümlesiyle anlattığı taç atışınaydı, hakemin taç atışını doğru görmesine rağmen, Beşiktaşlı futbolcunun hemen topu alıp tacı atması karşısında, tribündeki uğultuya karşı gelemeyerek, taç gibi kolay bir kararda bile eğilip, büküldüğünü anlatmaya çalıştı Fırat Aydınus’un.

Medya’da dinlediğini anlayan hiç kimse kalmadı mı

Aslında televizyonlarda konuşulanın aksine anlatmak istediği; taç atışının önemi değil, taç atışı gibi belki de futboldaki en kolay karar da bile böyle bir tavır sergilenmesiydi. Kaldı ki o hatalı taç da Volkan Demirel’in çileden çıkıp, yaptığı itirazların artmasına, 2.sarı karttan kırmızı kart görmesine sebep oldu.

Anlatılmak istenen çok net bir şekilde tribünlerin boş kalması; takıma yeterli desteğin, rakibi ve hakemleri baskı altında bırakacak ortamın bir türlü Ülker Stadyumunda oluşturulamamasıydı. O akşam Fenercell’in davetlisi olarak maçı stadyumda seyreden biri olarak, bunu ben de çok net bir şekilde gözlemledim. Zaten bunu gözlemlemek, bilmek için stada gitmeye de gerek yok, maçları televizyondan seyreden, sosyal medyayı biraz takip eden herkes bunu çok iyi biliiyor. Ülker Stadı’nda sadece Başkan, yönetim kurulu, teknik direktör ve Fenerbahçe’li futbolcular üzerinde baskı oluşturacak bir ortam var; bunun sebebini de, çözümünü de herkes biliyor.

Burada konuşulması gereken konu, ya da sorulması gereken soru; o akşam Fernandao’nun düşürülmesi net penaltı, Soldado’nun attığı gol çok ufak bir farkla ofsayt ama yardımcı hakemin durduğu yer yanlış. Aynı pozisyonlar Türk Telekom Stadı ya da Vodafone Park’da yaşansaydı, hakem kararları yine aynı olur muydu? bu sorunun cevabı bende çok açık, sizi de kendi cevaplarınız ve vicdanınızla baş başa bırakıyorum.

EUROCUP PLAY-OFF’LARI SÜRPRİZSİZ BAŞLADI

Medya’da dinlediğini anlayan hiç kimse kalmadı mı

Mart ayıyla beraber Avrupa’da neredeyse tüm takım sporlarında yavaş yavaş finallere yaklaşıyoruz. Avrupa Basketbolunun da 2 numaralı turnuvası Euro Cup’da son 8 takımın mücadelesi Salı günü başladı. Ev sahibi ekiplerin fire vermediği akşamda temsilcimiz Darüşşafaka, Buducnost karşısında beklenenden çok zorlandı ve düşük skorlu bir maç sonunda 57-54 ile akşamı kazasız kapattı.

3 maç üzerinden oynanan çeyrek final, yarı final ve final serilerinden sonra şampiyon belli olacak. Çeyrek finallerde 2.maçlar Cuma akşamı oynanacak, gerekirse 3.maçlar 14 Mart Çarşamba akşamı. Temsilcimiz Darüşşafaka’nın maçları Tivibu Spor’dan yayınlanmaya devam edecek, diğer maçları da Tivibu Spor ve S Sport’ta izleyebilirsiniz.

NTV SPOR’A VEDA

Medya’da dinlediğini anlayan hiç kimse kalmadı mı

NTV Spor için neredeyse 1.5-2 yıldır sesli bir şekilde dillendirilen kapanacağı dedikodusunun, gerçek olduğunu bir süre önce öğrenmiştik.

NTV Spor 17 Mart Cumartesi günü yani tam 10.yaş gününde, son yayınlarını yapacak ve 22:30’da yayınını sonlandırarak, frekansını Discovery Grubu’na ait DMAX kanalına bırakacak.

1999 yılında Şahenk Ailesine geçmesiyle çehresi değişen NTV’de Kenan Onuk önderliğinde Cumartesi ve Pazar günleri 5 saat boyunca yayınlanan “Yedi Gün Spor” kuşağının başarılı olması; Formula 1, NBA, La Liga yayınlarının büyük ilgi görmesi, Pazartesi akşamları yayınlanan “90 Dakika” programının efsane olması, NTV’nin spor yayınlarını farklı bir boyuta taşıdı.

2008 yılının 17 Mart günü yayın hayatına başlayan NTV Spor; D Spor, Sports Tv, A Spor, TRT Spor, Tivibu Spor, Bein Sports Haber gibi kanalların da önünü açmış, ancak son dönemde ciddi anlamda kan kaybetmişti. Basketbol Milli takımlarının karşılaşmalarının dışında sadece Belçika Ligi ve Basketbol Süper Liginden haftada 2 maç yayınlama hakkı olan NTV Spor’da yaklaşık 2 yıldır işten çıkarmalar ve diğer gruplara transferler oluyordu. Son olarak sezon başı kanalın önemli isimlerinden Güntekin Onay da Bein Sports’a geçmişti.

Peki bundan sonra ne olacak? NTV Spor reklamlarında da belirttiği gibi efsane olduğu yere NTV’ye geri dönecek, spor içeriklerine NTV üzerinden devam edecek, elbette bunu ölçüp, tartıp, bu kararı vermişlerdir ancak haber kanallarında, spor içeriklerine yeterli şekilde yer vermek pek mümkün olmuyor; son dakikalar ve özel yayınlar bir çok canlı yayının kesilmesine sebep olacak, alternatifi de bir hayli fazla olan spor seyircisi, NTV ile bağını büyük ölçüde koparacak.

Herşeye rağmen sporla dolu 10 güzel yıl için, teşekkürler NTV Spor …

 

X