Sıcak parayla balayı bitince...

HAFTA başından bu yana dolardaki artış devam ediyor. Başka para birimleri karşısında da yükselen dolar, TL’ye karşı daha fazla değer kazandı. Dolar kuru iki günde 3.50’den 3.60’a gelirken, yeniden olumsuz ayrışma söz konusu.

Haberin Devamı

Bunun nedenleri konusunda çeşitli yorumlar yapılıyor. Şurası gerçek ki; Fed tutanakları öncesi beklentiler tüm dünyada doları güçlendirdi. Bunun yaşanması zaten kaçınılmazdı ama zamanlaması önemli. İki gündür olumsuz ayrışan TL’nin ise artı handikapları söz konusu.

Bize özgü sorunlardan birinin “sıcak parayla bir süredir devam eden balayının sonlarına gelmiş olmamız” gibi gözüküyor. JP Morgan başta olmak üzere, yabancı banka ve kurumların yabancıların TL yatırımlarının tarihte olmadık seviyelere ulaştığı konusunda ikazlarda bulunması, önemli etkenlerden biri olarak gözüküyor. Geçmişte de büyük sorunlar en fazla  sıcak paranın olduğu dönemlere rastlaması, piyasaları ister istemez korkutmaya başladı.

RİSK İŞTAHI SÜRÜYOR

Sıcak paranın bu kadar bol geldiği bir dönemde, siz siyasi ve ekonomik olarak istikrarı bozacak hareketlere girerseniz, işte o zaman sorun başlıyor Sıcak paranın bir vesile ile doyma noktasından geri çekilişi sert olunca, TL’nin değer kaybı da o kadar sert ve büyük olabiliyor. Bunu geçmişte çok gördük.

Haberin Devamı

Peki, yine böyle sert bir hareketin sinyali mi derseniz; bence bunu söylemek için henüz erken. Her şeyden önce küresel risk iştahının hala sürdüğünü biliyoruz ve bu bizim gibi gelişmekte olan ülkeler için hala uygun bir iklim sunuyor. Ancak yapacağınız hataların büyüklüğü, küresel likidite iştahını boşa çıkarabilir, bu da bir gerçek.

GERİ ÇIKIŞ ÖNLENMELİ

Artı bir risk olarak iç siyasi gelişmeler ve jeostratejik riskleri saymak mümkün. Bölgede Türkiye’nin yeni bir maceraya girmesi, bütün ittifak ülkelerine rağmen bunu yapması, herhalde ekonomi için de yapılacak en kötü şeylerden biri olacaktır. Yanı sıra toplumsal olaylarda  sertlikler ve aşırılıklara kaçılması, yine ekonomide aynı olumsuz etkiyi yapabilir.

Kısacası; zaten Türkiye’de ekonomik dengelerin hassas yürüdüğü bir ortamda, yüksek kâr amacıyla TL’ye geçici yatırım yapan sıcak para, belli ki artık geri dönmeye başlayacak. Önemli olan sert geri çıkışı önlemek, onu sağlamak da yönetimin elinde.

BANKALAR YARIŞMAZSA

Haberin Devamı

Şahsen, yabancı sermayeyi tedirgin eden önemli unsurlardan birinin, ekonomik ve siyasi kararların hızlı değişimi, piyasa ekonomisine ters müdahalelerin her geçen gün artması, yani sermayedarların önlerini görmelerinin önlenmesi olduğunu düşünüyorum.

Örneğin faiz konusunda hükümetin baskısı son günlerde yeniden arttı. Zaten kalıcı yabancı sermayeyi, demokrasi, batı ile ilişkiler ve çağdaş standartların yoksunluğu nedeniyle çekemiyoruz. Sıcak para bunlara bakmıyor kısa süreli kar maksimizasyonuna bakıyor ama faize müdahale onu da tedirgin eder.

Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli geçen gün CNN Türk’te, bankaların mevduat toplama yarışına girmemeleri gerektiğini, aynı kaynağın yarışta sadece el değiştirdiğini, yarış olunca reel sektöre kredi verilmesinde maliyetleri artırdığını söyledi. Bunu önleyeceklerini kaydetti.

Haberin Devamı

Bir düşünün; rakip firmaların birbirleriyle yarışmadıkları bir piyasa ekonomisi olabilir mi? Nasıl aynı malı üreten şirketler yarışıyor, devlet bağımsız düzenleyici fonksiyonu ile sistemi regüle ediyorsa, bankacılık için de aynısı söz konusu.

Unutmayalım; küresel işleyiş belli, piyasa ekonomisinin kuralları belli ve biz küresel sistem içindeyiz. Bu gerçeklere rağmen hatalı kararlar alırsanız, bu kimsenin suçu olmaz; sizin yönetiminizin suçu olur. Faturayı da halk olarak siz ödersiniz.

Yazarın Tüm Yazıları