"Erdal Sağlam" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Erdal Sağlam" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Erdal Sağlam

İnovasyon bu anlayışla yine sözde kalır

SON günlerde bakanlardan sık sık “inovasyona, Ar-Ge’ye önümüzdeki dönem önem vereceğiz” sözlerini duyar olduk. Aslında bir süredir konuşuluyordu ama bu alanlarda pek yol alınamadı.

Örneğin Ar-Ge alanında son yıllarda bütçeden ayrılan payda ciddi artışlar sağlandı. Bu pay yeterli mi derseniz elbette değil. Buna rağmen, arttırılan Ar-Ge fonlarının bir katkısı oldu mu derseniz, elbette olmuştur ama çok az. Çünkü destekleme anlayışı rasyonel değil. TÜBİTAK odaklı bir Ar-Ge destek sistemine geçildi ama bazen haberlerden de gördüğümüz gibi; Türkiye’nin bilimsel ihtiyaçlarına uygun, küresel anlamda karşılık bulacak projeler söz konusu olamadı.Elbette arada önemli, yararlı projeler çıkıyor ama dağıtılan paraya kıyasla bunlar çok az. Bu konuda tanıdık eş-dosta verilen desteklerden, bunların sonuçlanıp sonuçlanmadığının hiç takip edilmediğinden sürekli söz edilir. Şimdi Ar-Ge ile birlikte inovasyon kavramından söz eder olduk ama anlayış aynı olduktan sonra sonuç alınması mümkün değil. İnovasyona, teknoloji geliştirmeye ayrılan kamu kaynakları çok sınırlı olduğu gibi anlayış da yanlış. Daha önce katıldığım biyoteknoloji kongrelerinde, dünyada buluşların merkezi haline gelen kuluçka merkezlerini birlikte ziyaret ettiğimiz bürokratlarla yaptığımız sohbetlerimi hatırlıyorum. Hâlâ merkezden devletçi bir planlama anlayışının baskın olduğunu gördüm. Böyle olunca da bürokrat ve politikacı işbirliğinde eşe dosta verilen fonlar öne çıkıyor, hak eden girişimlere, startup’lara yeterince destek verilmesi söz konusu olamıyor.

EĞİTİM SİSTEMİ ORTADA

Halbuki herkes biliyor ki; Türkiye gibi ülkelerin küresel rekabette öne çıkabilmeleri için Ar-Ge’ye, teknoloji geliştirmeye, inovasyona önem vermeleri, bu alanlarda yeni, genç girişimcilerin ve buluşların önünü açmaları gerekiyor.

Şimdi hem yeni orta vadeli program hem de 11. Kalkınma Programı’nın hazırlık aşamasındayız. Konuyla ilgili bilgi verenler, bir yandan ithalatı yüksek alanlarda yerli üretime geçilmesi, teknoloji ağırlıklı yatırımlara ağırlık verilmesi için çalışacaklarını, öte yandan Ar-Ge ve inovasyona ağırlık verileceğini söylüyorlar. Gerçek şu ki; mevcut anlayışla; merkezden, siyasi kaygılarla yapılan bu alanlara dönük planların başarılı olma ihtimali çok az. Artık anlayışın değişmesi şart.

Dışarıda inovasyonda Ar-Ge’de başarılı olan ülke örnekleri ortada; hem büyük fonlar oluşturuyor, hem de verimli sistemler kuruyorlar. İnovasyon, teknoloji geliştirme gibi alanlarda dünya ile nasıl yarışacağımız konusunda yapılan çalışmalar gösteriyor ki; devletin görevi girişimciliğin önünü açacak iklimi yaratmak olmalı. Yani devletin girişimcilerin, buluş yapacakların, startup’ların önüne bürokratik engel koymak yerine, önlerini açmaları gerekiyor ki; ülke olarak bu alanlarda başarı gelsin. Özgür çalışacakları ortamların oluşturulması, fonların sağlanması ve gerekli denetim mekanizmalarının kurulması gerekiyor. Yani kamu fonlarının merkezden, çarpık bir devletçi ve kayırmacı anlayışla idare edilmesi yerine, çağdaş sistemlerin kurulması gerekiyor.

Diyeceksiniz ki; eğitim yerlerde sürünüyor, giderek kötüleşir, bu iklimde buluş yapacak gençleri nereden bulacağız? Haklısınız; eğitim sisteminin temelden değişmesi, çağdaş bilimsel bir yapıya kavuşturulması, aksi takdirde Türkiye’nin ileriye gidemeyeceği çok açık. Mevcut parlak gençleri, toplumsal ve bilimsel iklimi giderek daha bozduğumuz için dışarıya kaçırdığımız da somut bir vaka. Ancak yine de yapılacak bir şeyler olmalı yoksa bu treni de kaçırıyoruz.

X