"Erdal Sağlam" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Erdal Sağlam" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Erdal Sağlam

Halk 3.95 TL’den dolar satmıyorsa bu iş zor

Kurlardaki yükselişin devam etmesi bekleniyor.

FED toplantısından sonra 3.90 TL’ye dönen dolar kuru burada fazla duramadı ve geçen haftanın son günleri, bir gece aştığı 4 TL’nin tam altında dolaştı. Bu seyir piyasalarda, bu hafta dolar kurunun yeniden 4 TL’nin üzerine çıkabileceği beklentisini yarattı.

Kurlarda var olan yükseliş beklentisinin küresel gelişmelerden çok bize özgü riskler nedeniyle oluştuğunu söyleyebiliriz. Bir süredir devam eden dengenin bozulmaya başladığından, sıcak para çıkışının hızlanacağından korkuluyor. Başka gelişmekte olan ülkelere kıyasla sıcak paranın önce Türkiye’den çıktığı belli olduğu için, risk iştahının azalması halinde kaçışın diğerlerinden daha hızlı olacağından çekiniliyor.

Piyasalardaki beklentinin en önemli göstergesi kurlarda geçen haftanın son günlerinde gördüğümüz seyir. Şurası çok açık görüldü ki; bırakın kurumsal yatırımcıyı, halk yani içerideki küçük tasarrufçu bile, 3.90 TL hatta 3.95 TL’lerden dolarlarını bozdurmak istemedi. Yani kurların bu noktalardan daha yüksek noktalara çıkacağı yönünde genel bir beklenti var. Bankacılar aşama aşama satış fiyatının yukarı çıktığını, 4 TL’nin ne kadar üzerinde satış olacağını  bilmediklerini, halkın eskisinden daha fazla döviz tuttuğunu  söylüyorlar.

Ancak yakın bir süre içinde 3.90 TL’lere kadar iner de, burada bir süre kalırsa o zaman elinde döviz bulunduranların yeniden satmayı düşünme ihtimali de, tabi ki yüksek. Ancak konuştuğumuz bankacıların büyük çoğunluğu yönün yukarı olduğu görüşünde.

4 TL’nin üzerin çıkan dolar kurunun iş alemini olduğu gibi, politikacıları tedirgin ettiği de kesin. 4 TL’nin üzerine çıkan dolar kuru için neredeyse her bakan konuşup, “bunun geçici olduğunu, kurun eski seviyelerine geri döneceğini” söylemeye başladı. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi bununla yetinmemiş, “gerek kamu gerekse özel sektörde kısa vadeli döviz mükellefiyetlerini yerine getirmekle ilgili sorun bulunmadığını“ söylemiş. Bakan ne oldu da, Türkiye’nin borçlarını ödeme sorununu gündeme getirdi anlamış değilim ama şu kadarını söyleyeyim; böyle konulara girmekle ancak döviz paniğini artırırsınız...

Gümrük ve Ticaret bakanı Bülent Tüfekçi ise “yatırımcıları uyarıyorum” diyerek, sakin olmalarını istemiş, çok kısa sürede eski seviyelere döner demiş.

ŞİMŞEK’İN SÖZLERİ

Bakanlar belki görevlerini yaptıklarını düşünüyorlar ama piyasanın demeçlere göre yön bulmadığını biliyoruz. Piyasanın en çok sözünü dinlediği Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’dir, o da hem küresel hem Türkiye’nin krizinin geldiğini, buna hazırlık yapmak gerektiğini söylemiş.

Peki, bu sözlerin ötesinde, piyasaları düzeltebilecek, kurların kalıcı olarak yeniden aşağı gelmesini sağlayacak bir gelişme yaşanabilir mi?

Bu konuda en fazla etki edebilecek haberin Varna’da bu haftaki AB Zirvesi olduğunu biliyoruz. Buradan gümrük birliği ve vize serbestisi konusunda olumlu haberler gelmesi halinde “Türkiye –AB ilişkileri yeniden canlanıyor” havası yayılıp, bunun piyasalara yansıması ihtimali bir süredir konuşuluyordu.

Diplomasi çevrelerinden öğrendiğim kadarıyla bu zirve daha çok “Fotoğraf” ağırlıklı olacak, AB’nin 3 milyar Euro’luk yardımı, göçmenler konusunda Türkiye’nin övülmesi dışında fazla bir şey çıkması artık beklenmiyor. Ancak diplomaside yoğun günlere giriliyor; ABD heyetleri, Rusya Devlet Başkanı Putin ziyareti, ardından Astana Zirvesi gibi önümüzdeki iki hafta piyasaları etkileyebilecek önemli siyasi gelişmeler olabilir.

Özetle; ABD Başkanı Trump yaptıklarıyla kendi parası olan doları ne kadar hırpalasa da, TL’yi eritenlere yetişemiyor.

X