"Erdal Sağlam" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Erdal Sağlam" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Erdal Sağlam

Faiz gerginliği yeniden başladı

Piyasalarda Merkez Bankası’nın faiz kararlarına ilişkin gerginliğin yeniden başladığı gözleniyor. Piyasa oyuncularının bu hafta ve mart ayında yapılacak Para Politikası Kurulu (PPK) toplantılarına ilişkin sürekli değişen beklentileri piyasadaki hareketlerde önemli rol oynuyor.

Dün biraz sakinleştiği söylense de, piyasaların geçen haftayı gergin geçirdiği görüldü. Bu hafta yapılacak PPK toplantısında faiz indirimi kararı çıkma beklentisinin piyasayı germeye yettiği konuşuluyor. Konuştuğumuz piyasa oyuncuları bu ay faiz indirimi yapılmasının piyasada tepkiyle karşılanmasını, özellikle kurlarda yukarı doğru bir hareket yaratacağını belirtiyorlar.

Bu beklentinin çok yüksek olmadığını ama duyumlara bağlı olarak zaman zaman canlanabildiğini kaydeden bir bankacı, ocak ayının indirim için çok erken olduğunu söyledi. Mart ayında bir faiz indirimi olabileceğini ama bunun da küçük oranda, yani 0.25 ya da 0.50 puan olması gerektiğini kaydeden bankacı, “Bu takdirde çeyrek ve yarımşar puanlık 6-7 kez indirim imkanı doğar ki; bu da yabancıların kâr görerek özellikle bonoya yatırım yapmasını beraberinde getirebilir” şeklinde konuştu.

Piyasalarda ocak ayına ilişkin indirim beklentisi olmasa da, mart ayındaki seçimden önceki son PPK toplantısında indirim yapma ihtimali yoğun olarak konuşuluyor. Bazı piyasa oyuncuları seçim öncesi hükümetin en az 2 puanlık faiz indirimi için Merkez üzerinde baskı kurmasını beklediklerini söylüyorlar.

Tabi ki tüm bu tahminler konuşulurken, ön şart olarak “Enflasyonun düşmesi ve beklentilerin düşüş yönünde oluşması” gerektiği ileri sürülüyor. Bu arada, yani marttaki PPK’ya kadar, enflasyon oranlarında düşüş olmaz, ileriye dönük düşeceği beklentisi oluşmazsa, o zaman küçük indirim yapılsa bile piyasaların tepki verebileceği belirtiliyor.

Enflasyon beklentilerinin düşmesinin yanında Fed’den gelen sinyallerin değişmemesi, yani bu yıl faiz artırımlarının duracağı beklentisinin sürmesi ve petrol fiyatlarındaki düşüşün devam etmesi de, enflasyon beklentileri ile birlikte birer ön şart olarak kabul ediliyor. Kısacası; Fed faizleri artırmaya devam eder, dolar güçlenirse o zaman içerideki faktörlerin de önemi azalmış olacak.

BİR SÜRE BEKLENMELİ  DİYENLER

Bazı iktisatçılar ise faiz indiriminin teknik gerekçeleri oluşsa bile, enflasyonunun düşeceği beklentisi iyice pekişmeden Merkez Bankası’nın faiz indiriminin doğru olmayacağını söylüyorlar. Seçimden sonra, açıklanacak radikal yapısal tedbirlerle birlikte beklentiler değiştirilip, faiz indirimini o zaman başlatmanın doğru olacağı görüşünü savunuyorlar.

Konuştuğumuz bir bankacı, “hem paranın hem de kredibilitenin olmadığı bir dönem yaşıyoruz” diyerek, bu sarmalı kırmanın en sağlıklı ve bilimsel yolunu “yapısal tedbirler ve IMF gibi çıpalarla güvenin yeniden oluşturulması” olarak gösterdi. Bu yapılmadığı takdirde dışarıdan para çekebilecek oportünist bir yöntemin devreye sokulabileceğini, bunun da martta başlayan küçük oranlarda, sayısı çok, zamana yayılmış faiz indirimleri olabileceğini söyledi. Bunun için  diğer koşulların olumlu seyretmesi, hata yapılmaması gerektiğini, bu yolla döviz girişi sağlanabildiği takdirde, bunun kurlar yoluyla enflasyonun düşürülmesine de katkı yapabileceğini söyledi.

Yönetimin tavrı ile ilgili beklentimize gelince; şahsen ocak ayında faiz indirimi riskli bulunduğu için yapılmayacağını, mart ayındaki PPK’da faiz indirimi yapılmasını bekliyorum. Bu arada enflasyon beklentilerinde ne olur, seçimin  etkisiyle yeni hatalar yapılır mı bilmiyoruz.

Umarız; martta yapılacak faiz indiriminde rasyonel davranılır.

 

X