"Erdal Sağlam" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Erdal Sağlam" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Erdal Sağlam

Ekonomik gidişat için nisan senaryoları

DAHA mart ayının ortasına gelmeden, piyasalarda nisan ayına ilişkin yoğun senaryolar konuşuluyor. Ekonomik gidişat konusunda nisan-mayıs aylarının belirleyici olacağı konusunda genel bir beklenti var. Ancak beklentilerin yönü oldukça farklı.

Esnaf kesimine baktığınızda, yayılan iyimser senaryoların etkili olduğunu görüyorsunuz. Bir süredir esnaf kesiminde var olan, “iş var ama nakit yok” yakınmalarından hareketle, nisandan sonra piyasaların açılacağı, piyasadaki paranın bollaşacağı gibi bir beklenti oluşturuluyor. Bu beklentiyi dile getirenlere gerekçesini sorduğunuzda, “demokratik haklarda hükümet yumuşamaya gidip Batı’yla arasını düzeltecekmiş, o nedenle piyasaların açılmasını bekliyoruz” yanıtı alıyorsunuz. Bu gerekçeyi kimlerin dile getirdiğini sorduğunuzda ise çevrelerindeki hükümete yakın iş insanlarını işaret ediyorlar. Aynı beklentinin konut kesiminde var olduğuna şahit oluyoruz. Örneğin her zaman şubatta piyasaların açıldığını söyleyen bir emlakçı, bu yıl olmadığını ama nisandan sonra açılmasını beklediklerini söylüyor.

Hükümetin “Hapisteki gazetecilerin neden şimdi serbest bırakıldığı” konusunda kendi tabanını tatmin için, el altından “piyasaların açılması için mecburen yapıyoruz” gerekçesini yaymasının etkili olduğu düşünülebilir.

Özetle; günlük piyasa hareketlerine ilişkin özellikle esnaf kesiminin yakınmaları yoğun ve işlerin açılacağı yönündeki senaryolara dört elle sarılıyorlar.

Daha büyüklerde ise beklentilerin çok daha karmaşık olduğunu, daha doğrusu çelişkilerin hakim olduğunu söyleyebiliriz. Bir yandan hala “erken seçim olabilir mi?” sorusunun yanıtını aramaya devam ederken, öte yandan ise“başımıza gelecek bir iş var ama...” tedirginliği içerisindeler. Özellikle Afrin ve Münbiç olaylarının nereye evrileceği, ABD’den gelebilecek cezalar ve yaptırımlar konusunda gelen çelişkili duyumların belirsizliği içindeler.

Ancak ABD ile sıkı teması olan, yakın zamanda ABD’de gidip resmi çevrelerle temasta bulunmuş iş insanlarının çok daha karamsar olduğunu söylemeden edemeyeceğiz. “Son dönemde ABD’yi ziyaret eden hemen herkes enseyi karartıp dönüyor” dersek, hiç de abartılı olmaz.

YAPTIRIMLARIN BOYUTU

Finans kesiminde ise yine nisana ilişkin ciddi bir beklenti var. Uluslararası yatırımcıların Türkiye’ye gelmeye devam ettiği ama onların da artık “dönüşümüz ne zaman olmalı?” sorusunun yanıtını aradıkları, görüştükleri kişilere yönelttikleri sorulardan belli oluyor. Bir bankacı “Yabancılara sanki birileri nisana kadar bir şey olmaz, sonrası belli değil demiş” dedi.

ABD’de yakın zamanda görüşmeler yapmış kaynaklar, ABD ile Türkiye arasındaki görüş ayrılıklarını çözmek için kurulan komisyonlara rağmen, sert bir havanın hakim olduğunun altını çiziyorlar. Özellikle Kongre çevrelerindeki büyük tepkinin açıkça belli olduğunu, yaptırımların ciddi bir şekilde, hem de çeşitlendirilerek, açıkça dile getirilmeye başladığını söylüyorlar.

Bu arada Zarrab davasında nisandan başlayıp temmuza kadar sürecek bir süreçten, ABD Hazine’sinden çıkacak cezanın nisan ayında belli olup, ilk rakamın yüksek olabileceğinden sıkça söz edilmeye başladı. S-400 alımı nedeniyle çeşitli kurum ve kişilere gelecek cezalar konusunda da bir hayli spekülasyon bulunduğunu, “Türkiye’deki tutuklu ABD’li rahibin sağlık durumu”nun ilişkiler açısından çok büyük bir sorun görüldüğünü söylemek gerekiyor. 

Önümüzdeki kısa döneme ilişkin tek olumlu beklenti bu ay sonunda yapılacak AB zirvesine ilişkin. Ancak bu zirve hükümetin körüklediği kadar piyasada olumlu bir hava yaratabilecek mi, ne sonuç çıkacak, hep birlikte göreceğiz.

X