"Eray Görgülü" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Eray Görgülü" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Eray Görgülü

Ne İnönü kaldı ne Atatürk

Hamamönü’nde 87 yıldır hizmet veren İnönü İlkokulu’ndan, birkaç gün önce elime ulaşan fotoğraflar karşısında hayretler içinde kaldım.

Bu yılın başında ismi değiştirilen okulun girişinde ve konferans salonunda bulunan Atatürk yazıları kaldırılmış, büstü de bir kenara atılmıştı. Milli Eğitim Müdürlüğü yetkililerinin mutlaka soruşturması gerektiğini düşündüğüm olayın detaylarını aktarmadan önce isim değişikliğinin hikâyesini paylaşmakta fayda var.

* * *

Altındağ’da 1930 yılında İnönü ismiyle açılan ilkokul, daha sonra 1950 yılında Alpaslan, 1961 yılında da İrfan Baştuğ isimlerini aldı. Okula, 1992 yılında yeniden İnönü ismi verildi.
İnönü ismini taşıdığı için okula özel ilgi gösteren CHP Ankara Milletvekili Gülsün Bilgehan, okula bir konferans salonu kazandırmak istedi. Bilgehan’ın katkılarıyla yaptırılan konferans salonu 2015 yılında törenle açıldı.
Bu eğitim-öğretim yılının başında ise, mevcudu azaldığı gerekçesiyle okulun Bilim Sanat Merkezi’ne dönüştürülmesi kararlaştırıldı. Kurumun yeni adı da “İnönü Bilim Sanat Merkezi” oldu.

* * *

Ancak, açıldığı günden bu yana ismi üç kez değiştirilen İnönü İlkokulu’na geçtiğimiz günlerde de 15 Temmuz şehitlerinden Hüseyin Gültekin’in ismi verildi.
15 Temmuz gazilerinin o gece yaşadıklarını bir kitapta kaleme almış bir gazeteci olarak elbette 15 Temmuz şehitlerinin isimlerinin yaşatılmasını ben de isterim. Fakat, bu yapılırken, Türk tarihinde önemli bir yeri olan tarihi bir şahsiyetin ismini silmek mi gerekiyor?

* * *

Bu arada girişinde “Şehit Hüseyin Gültekin Bilim Sanat Merkezi” yazan okulun dış kapısında halen “İnönü İlkokulu” yazsa da veliler ve öğretmenler, “İnönü ismi neden gitti?” diye soruyor.

* * *

Şimdi gelelim skandala...

* * *

Gülsün Bilgehan’ın katıldığı törenle 2015 yılında açılan konferans salonunun tepesindeki “Ne Mutlu Türküm Diyene” yazısı bugün yok. Aynı şekilde Atatürk’ün büstü de bir kenara kaldırılmış. Yine okul binasının girişindeki Atatürk’ün “Hayatta En Hakiki Mürşit İlimdir” yazısı da uçmuş.
Söz konusu yazıların, fotoğrafların ve büstün neden kaldırıldığı meçhul. Eminim, okul yönetiminin bir açıklaması vardır.
Yoksa da Milli Eğitim Müdürlüğü yetkililerinin sormasını ve yanıt almasını umut ediyorum.

HANGİSİ ‘SÜPER’

Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, katıldığı bir televizyon programında Passolig’le ilgili bir soruya, “Bizim derdimiz vandallarla. Elektronik bilet bunların tespitinde çok ciddi katkı sağlıyor” dedi.
Evet, doğrudur, e-bilet büyük oranda statlardaki olayları önüne geçti. Çok da önemli bir gelişme Türk futbolu adına.
Ancak bir o kadar da Süper Lig’deki seyirci sayısının azalmasına neden oldu. Hafta sonu Ankaragücü maçında tribündeydim. 19 bin kişilik statta Ankaragücü tribününde bir tane boş koltuk kalmadı. Süper Lig’deki Gençlerbirliği maçlarına bakıyorsunuz, seyirci açısından Ankaragücü maçlarının yanından geçemiyor.
Bu diğer illerde de böyle.
Passolig’den sonra kaç tane Süper Lig maçı tam kapasite oynandı?
Halen birçok taraftar Passolig boykotunu sürdürüyor.
Bugüne kadar hiçbir ‘vandal’a rastlamadığımız Gençlerbirliği tribünleri örneğin.
Birçok taraftarın Passolig boykotunu sürdürdüğünü biliyoruz.
Sayın bakan bir futbolsever olarak sizden ricam, ‘vandal’ olmayan ama çeşitli gerekçelerle Passolig boykotu sürdüren taraftarları dinleyin, bir şekilde onları tribüne çekmek için çözüm üretin.

SİGARA YASAĞINI TAKAN KALMAMIŞ

Bu arada, en son Ankara’da tribünde maça gittiğimde sigara yasağına uyulduğunu ve görevlilerin de bu konuda hassas davrandıklarını hatırlıyorum. Fakat bu hafta sonu gördüm ki, tribündeki ‘sigara yasağı’ çoktan unutulmuş. Sigara yakan hiç kimse yasağı umursamıyor, rahatça sigara içiyordu. Zaten ortada denetim yapacak görevli de yoktu.

2 GÜN CEZAYA ŞAŞIRMIŞTIK SAKARYA’DA 30 GÜN VERİLDİ

Sakarya’nın Pamukova ilçesinde bir özel halk otobüsüne verilen 30 günlük hattan çekme cezasını duyunca aklımıza ilk olarak yaklaşık üç ay önce Ankara’da yaşanan iki olay geldi. Birinde Etlik-Balgat hattında çalışan 263 No’lu özel halk otobüsünde muavinin gazi kızı için “beleşçiler” dediği iddia edilmiş, görüntülerin incelenmesinin ardından da şoför ve biletçi işten çıkarılmış otobüse de 2 günlük parka çekme cezası verilmişti. Hemen ardından bir şehit kızının da benzer bir olay yaşadığı ortaya çıkmış, bu otobüse de 2 gün men cezası verildi. Sakarya’da ise ücretsiz seyahat hakkı tanınan kişilerle ilgili yönetmeliğe uymadığı belirtilen bir görevlinin bulunduğu otobüse 30 günlük bir ceza verildi. Her iki yönetmelik de aynı yönetmelik. Cezalar neden bu kadar farklı? Sakarya’daki ceza mı çok, Ankara’daki ceza mı az?

X