"Emre Özpeynirci" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Emre Özpeynirci" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Emre Özpeynirci

Türkiye’de üretenin kafası çok rahat!

GEÇTİĞİMİZ hafta yazıldı çizildi ama bir daha üstünden geçmek istiyorum. 2017 yılına kur ve ÖTV artışlarıyla giren ve bunun etkisiyle iç pazarda 5 ay sonunda yüzde 10’a yakın daralma yaşayan otomotiv sektörü üretimde ve ihracatta ise tarihi rekorlara imza attı.

Otomotiv sanayinin bu başarısı Türk ekonomisinin yüzde 5 büyümesinde etkili olurken, Türkiye’de üretimi olan firmaların da yüzünü güldürdü. Otomotiv Sanayi Derneği (OSD) raporuna göre ocak-mayıs döneminde toplam üretim yüzde 22 artışla 727 bin 997 adede yükselirken, otomobil üretimi ise yeni modellerin etkisiyle yüzde 41 arttı. 5 ayda tam 506 bin 747 adet otomobil üretildi.

Üretimdeki bu rekor artışa bağlı olarak aynı dönemde ihracatta da tam patlama yaşandı. Türkiye’de toplam otomotiv üretiminin yüzde 81’i yani traktör dâhil 603 bin adedi 5 ayda ihraç edildi. Bu da toplam otomotiv ihracatında yüzde 32’lik, otomobil ihracatında ise yüzde 54’lük büyüme yarattı. Bu seviyeler 5 aylık rekor olarak kayıtlara geçti.

İTHALAT DÜŞÜYOR

Bu rakamları Türkiye’de üretim yapmanın avantajını daha net ortaya koyması için veriyorum. Aslında bilen biliyor ama kritik dönemlerde bu daha da iyi anlaşılıyor.

Türkiye’de üretim yapan firmalar hem pazardaki daralmaya rağmen ihracatla büyümesini sürdürürken, kur ve sürekli yükselen ÖTV artışlarına karşı da iç pazarda daha dayanıklı olabiliyor. Yani ithal araçlara kur ve ÖTV farkları daha yoldayken yansırken, yerli araçlarda bu yansımanın etkisi daha düşük olabiliyor. Firmalar yerli üretim avantajını hem kura bağlı maliyetlerde hem de lojistik olarak çok daha iyi kullanılabiliyor.

Bunun da etkileri ilk 5 ayda zaten kendini gösteriyor. Yerli araçların avantajıyla ilk 5 ayda toplam otomotiv ithalatı yüzde 13 düşerken, otomobil ithalatında ise yüzde 15’lik bir azalış olduğu görülüyor.

PAYI YÜZDE 64’E İNDİ

Bu da toplam satışlarda ithalatın payının yüzde 64’e inmesini sağladı. Ama asıl etkisi otomobil satışlarındaki ithal oranında kendini gösteriyor. Geçtiğimiz yıl 5 ay sonunda otomobil satışlarında ithalatın payı yüzde 73 iken bu yıl bu oran yüzde 69’a kadar gerilemiş durumda. 2013 yılında yüzde 80’ler civarında olduğu düşünülürse, Türkiye’de yeni model yatırımları arttıkça bu oranların daha da düşeceğini söylemek yanlış olmaz. O yüzden hükümetin yıl sonunda 10 milyar dolara yakın dış ticaret fazlası vermesi beklenen otomotiv sanayine yatırımların artması için daha fazla destek vermesi ekonominin lehine olacaktır. Aynı zamanda Türkiye’de yerli üretimin avantajını gören uluslararası markalar da yatırımlarını artıracak, yatırımı olmayanlar ise bu durumu tekrar gözden geçirecektir.

UZUN YOL İÇİN MİLLİ OTONOM

2 haftadır Ankara’da önemli bir ameliyat geçiren annemin yanında hastanedeyim. Bu süre zarfında bir çok kez İstanbul’a otomobille gidip geldim. İstanbul trafiği ve belli noktalarda (Bolu tüneli) yol çalışmaları olmasa gerçekten 3.5-4 saatte çok rahat ve keyifle gidilebilen bir yol. Çoğunlukla cruise control (hızı belirleyip aracın kendi gitmesi) ile yol aldığım anlarda hep “İşte bu yolda otonom araç (sürücüsüz otomobil) olabilirmiş” diye düşündüm.

Türkiye’de özellikle şehirlerarası yollar hızla gelişiyor. Büyükşehirlerde yoğun trafik nedeniyle otonom araçlar için henüz erken ama özellikle İstanbul-Ankara, İstanbul-İzmir arası yeni otobanlar beni ‘Bizde de olabilir’ düşüncesiyle ümitlendirdi. Yani anlayacağınız geleceği sadece ekranlarda izlemeyeceğiz, biz de uzun yollarda kullanabileceğiz. İşte bu yüzden ‘Milli otomobil’ alım gücümüzle orantılı otonom olmalıdır ki, Türk halkı geleceği dünya ile aynı zamanda yakalasın.

X