Sigortacılar önce verileri paylaşmalı

GEÇEN hafta Hürriyet’in sigorta uzmanı yazarı Noyan Doğan, “Üretmek varken, neden ithalata 600 milyon dolar ödüyoruz?” başlığıyla hasarlı araçlarda kullanılan yedek parçaların yüksek ithalat bedellerine dikkat çekmiş, sigortacıların eş değer parçaların Türkiye’de üretilmesini istediğini köşesine taşımıştı.

Haberin Devamı

Yazısının sonunda da benim adımı geçirerek, otomotiv sektörünün cevabını merak etmiş. Sayın Doğan, bana kalsa tüm otomobilleri ve yedek parçaları Türkiye’de üretelim ama ne yazık ki öyle bir dünya yok. Mevzu bahis olan ölçek ekonomisi. Özellikle yedek parçada kim daha çok ve ucuz üretip dünyaya satıyorsa ki Çin bu konuda en önde, onun maliyetlerinin altına inmek çok kolay değil. Hele bir de elimizde resmi veri yoksa bunu yapmak oldukça zor olur.

Kuşkusuz yedek parça konusuna çok vakıf olmadığım için işi bir bilene de sordum. Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD) Genel Koordinatörü Süheyl Baybalı, Türk şirketlerinin her türlü parça üretimi konusunda tüm yetkinliğe sahip olduğunu ama bu noktada hacmin ve veri paylaşımının önemli olduğuna dikkat çekti. Baybalı’nın söyledikleri özetle şöyle: “Motor ve aktarma organları hariç gerçekleşen 9 milyar dolarlık yedek parça ithalatının sadece yüzde 15’inin kasko ve sigorta sektörü tarafından kullanıldığını düşünüyoruz. Ne yazık ki hasarlı araçlarda kullanılan yedek parça konusunda elimizde net veri yok. Sigortacıların özellikle 20 parçayla ilgilendiklerini biliyoruz. Bunlar da sağ ve sol ön çamurluk, tampon, far, stop lambaları, jant, ön kaput gibi en çok hasar gören noktalar. Çoğu ithal. Sonuçta Türkiye’de çok satan bir otomobilin çamurluğunu üretmemiz isteniyorsa önce bu konudaki hasar ve ihtiyaç verilerini bizimle paylaşmalılar. Biz de buna göre bir fizibilite raporu hazırlayıp değerlendirmeliyiz. Ama bu parça x bir ülkede tüm dünyaya üretiliyorsa, bizim Türkiye’de bunu yapmamız çok da mantıklı olmaz. Ama tekrar söylüyorum, sigortacılar sadece kendilerinde olan verileri bizimle paylaşırlarsa Türk şirketler bunu değerlendirecektir.”

Haberin Devamı

Baybalı’nın söyledikleri arasında dikkatimi çeken ise sigorta şirketleri kendi sertifikasyonlarını vereceklermiş. Yani herhangi bir onaya filan bakmadan nereden ucuza eş değer parça bulurlarsa oradan alacaklar gibi bir hava hissettim. Unutmayalım, otomobiller ithal edilirken bir çok onay sürecinden geçiyor. TİP onayı alınıyor. Otomobilin tümü için standartlar varken, eş değer parçaların fiyat odaklı olması doğru gelmedi. Siz ne dersiniz Noyan Doğan?

Haberin Devamı

BU GERGİNLİK ZARAR VERİR!

FORMULA 1’e ev sahipliği yapan ‘İstanbul Park Pisti’nin işletmecisi olan Interciy ile Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu (TOSFED) arasında uzun zamandır hissedilen bir gerginlik var. Bu durum önceki gün ‘İstanbul Park Spor Kulübü Derneği’nden gönderilen bir basın bildirisiyle net olarak ortaya çıktı. Bildiride İstanbul Park’ta artık TOSFED’le işbirliği gerektiren hiçbir ulusal ve uluslararası yarış organizasyonun düzenlenmeyeceği belirtiliyordu. Durumu sorduğum Intercity’nin patronu Vural Ak, “Yıllık yarış lisans ücretlerini 3 yılda neredeyse 13 kat artırdılar. 2015 yılında 15 bin TL olan toplam lisans bedeli 2019’da 275 bin TL’ye yükseldi. Biz bu işi gençlere ve motorsporlarına destek için yapıyoruz. Kâr beklentimiz yok ama neden bu kadar zarar edelim. Kasıtlı olduğunu düşündüğümüz engellerden dolayı yapmama kararı aldık” cevabını verdi.TOSFED’in yeni yönetiminin herhalde bir cevabı olacaktır diye düşünüyorum. Sonuçta motorsporları için bir kayıptan bahsediyoruz. Dünyanın en iyi pistlerinden birinin boş durması kimseye yaramaz. Özellikle Türkiye’de motorsporları bu kadar kan kaybederken.

 

Yazarın Tüm Yazıları