"Emre Kızılkaya" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Emre Kızılkaya" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Emre Kızılkaya

Atatürk'ün yalancılara ihtiyacı yok

Geçen hafta attığım bir tweete gelen tepkiler gösteriyor ki, hakikat sonrası çağda da insanlığa en büyük tehdit, bağnazlık... Ve bağnazlığın ideolojisi, yaşı, cinsiyeti olmaz...

Amerikalı girişimci Elon Musk Anıtkabir'i ziyaret ettikten sonra, Atatürk'e atfedilen "Eğer bir gün benim sözlerim bilimle ters düşerse, bilimi seçin" sözünü Twitter'da 14 yıl milyon takipçisi ile paylaşmıştı.

Bunun üzerine Musk'a cevaben şu tweet'i attım: "Atatürk'ün bu sözü söylediğini nakleden bir kaynak yok. Buna karşın 'Hayatta en hakiki mürşit ilimdir' diye bir sözü mevcut. Bilime değer verenler için bu söz de yeterlidir. Atatürk'ün bilgeliğini ölüm yıldönümü arifesinde milyonlarca insanın dikkatine sunduğunuz için teşekkürler."


Buna benzer bir ifadeyi ilgili haberimizle birlikte Türkçe olarak da paylaştım:


Bunun üzerine pek de beklemediğim bir şekilde, çok sayıda Twitter kullanıcısı bana tepki gösterdi; Atatürk düşmanlığıyla, hatta vatan hainliğiyle suçlayanlar bile oldu.

Bazı kullanıcılar, "Arşivlere bakın, hepsi orada" diye ısrar ettiler. (Geçmişte de yetkililerin canlı yayında sarf ettiği sözlerin yanlış olduğunu delilleriyle paylaştığımda iktidar yanlısı trollerin hedefi olduğumdan, muhalif trollerin hedefi olmak bana ağır gelmedi, alışığım. Bu arada aynı gün benden sonra teyit.org da bu yönde bir haber yapınca benzer tepkiler aldı).

Neyse ki sosyal medya, suyu bulandırmak kadar, bulanan suyu yeniden berraklaştırmanın da mümkün olduğu bir yer. O yüzden tepki gösterenlerden daha fazla insan bana destek verdi, gelen tepkileri onlar cevapladılar.

Atatürkün yalancılara ihtiyacı yok

Kitaplığımda Atatürk ile ilgili birincil kaynakların neredeyse hepsi var. Atatürk'ün sözleri de yıllardan beri özel ilgi alanım. Bu yüzden bu sözün uydurma olduğundan neredeyse emindim, fakat tepkiler üzerine tüm kaynakları bir kez daha taradım ve böyle bir sözün olmadığını teyit ettim.

"Belge bulan varsa getirsin, herkese duyuralım" diye tweet attım, kimse belge koyamadı, kaynak gösteremedi. 

Bununla da yetinmeyip İlber Ortaylı ve Murat Bardakçı'yı aradım, ikisi de böyle bir sözü herhangi kaynakta görmediklerini söylediler.

Atatürkün yalancılara ihtiyacı yok

Bunun üzerine şunu yazdım: "Öyle görünüyor ki hakikat sizi ikna etmiyor ... Bir şeyin yokluğu kanıtlanamaz. Eğer var olduğunu iddia ediyorsunuz, sizin bunu delil getirerek kanıtlamanız lazım. Geçmişte bu sözlerin yer aldığı tek kaynak bulunamıyor. Ve Atatürk'ün anısı öyle büyük ki, böyle uydurmalara ihtiyacı yok."



Biraz araştırma metodolojisi bilen, epistemolojiye biraz olsun aşina herkes için tüm bunlar, malumun ilanıdır zaten...

Atatürk'ün ağzından söz uydurulmasına izin verirsek bu sadece hakikate ihanet olmayacak, aynı zamanda onun anısına zarar verecek bir yalan kapısı da açacak.

Bugün bile "Adalet mülkün temelidir," "Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur" ve "Mevzubahis vatansa gerisi teferruattır" gibi sözleri Atatürk'ün söylediğine inanan çok insan var.

Bu tartışma önemli, çünkü hakikat sonrası çağda yalan haberlerin yanı sıra, her kesimde gerçekleri susturmak üzere hızla organize olabilen bağnazlığın ne kadar tehlikeli olduğunu gösteriyor.

Oysa hakikat, her zaman, ne kadar rahatsız edici olursa olsun yılmadan aranıp bulunmalı.

Atatürkün yalancılara ihtiyacı yok

Bilim insanının temel sorusu "Ne" ve "nasıl;" tarihçininki "kim," "ne zaman" ve "nerede;" filozofunki 'neden'dir.

Tıpkı bu üç meslek gibi hakikatin peşinde olan gazetecinin işini zorlaştıran, tüm bu sorulara aynı anda yanıt verme zorunluluğudur: 5N+1K.

Üstelik bilim insanlarının, tarihçilerin ve filozofların bu cevapları bulmak için yıllarını harcama lüksü varken, gazeteci tüm soruları mümkünse hemen, en geç saatler içinde yanıtlamalıdır.

Hakikati "olduğu gibi" arayan bu dört meslekte de kamuoyunu bilgilendirmek, ikna etmek, ilerlemesine katkıda bulunmak esastır.

Kendisini rahatsız edici bir at sineğine benzeten Sokrates sorular sorup cevapları karşısındakine söyletirken felsefede, Pascal geçmiş deneylerin yanlışlarını ayıklayıp doğrularını alırken bilimde, Hobsbawn belirli bir dünya görüşüne bağlı kalarak da tarafsız analiz yapılabileceğini göstererek tarihte bunu yapmıştı.

Bugünün Yeni Medya dinamikleri, yalanları-yanlışları gerçek zamanlı olarak bertaraf etmeyi de gerekli kıldığından, gazetecilere çok daha büyük sorumluluk yüklüyor.

Atatürk hayatta olsa eminim bu tartışmada bana "Aferin" der, tepki gösterenleri ayıplardı.

E bu da bana yeter.

 

OKUYUN

Atatürkün yalancılara ihtiyacı yok

Robert Sternberg'in editörlüğünü yaptığı "Neden zeki insanlar bu kadar aptal olabiliyor?" adlı kitapta Özlem Ayduk'un makalesini okumanızı tavsiye ederim. Bir de Carol Dweck imzalı "Zeki insanları aptal yapan inançlar" başlıklı makale var ki şu bulgusuyla yukarıdaki konulara ışık tutuyor: "Zekanın sabit bir veri olduğuna inanan zeki insanlar, öğrenme fırsatlarını kaçırarak en aptalca hataları yapar." (Tabii bu arada bilmeyenler, Dunning-Kruger Etkisi denen olguyu da inceleyebilir). 

DİNLEYİN

Karen Elson'dan bir parça: The Truth Is In The Dirt

YENİ MEDYA'DAN KISA KISA

* Kantar'ın dört ülkede yaptığı araştırmaya göre okurların en çok güvendiği mecra, basılı dergiler. Bunların ardından haber kanalları, radyo bültenleri ve ulusal gazeteler geliyor. Gazetelerin basılı sürümlerine, dijital sürümlerinden daha çok güveniliyor. (Link)

* Apple News İngilizce medya kuruluşları için giderek daha önemli bir trafik kaynağı haline geliyor. Telegraph'ın bu kanaldan çektiği aylık kullanıcı sayısı 5 milyona ulaştı. (Link)

* The Economist'in aboneliği temel gelir kaynağı haline getirmesini sağlayan dönüşümde püf noktaları... (Link)

* Amazon, Apple'ın artırılmış gerçeklik (AR) vizyonuna katılıyor (Link). Yeni iPhone'un AR'ı kitlesel kullanıma açacağını daha önce yazmıştım, şurada...

X