"Emre Dorman" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Emre Dorman" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Emre Dorman

Affedilmeyi hak edelim

ALLAH sonsuz merhameti ile hata ve günahlarımıza rağmen bizi affetmek istiyor. Ancak Allah’ın bizi affetmesi için, affedilmeyi dilememiz ve hak etmemiz gerekiyor. Allah’ın sonsuz rahmeti olmasa ve Allah affetmeyi sevmese, günahlarımız sebebiyle hangimiz affedilmeyi hak edebiliriz?

Allah’a yaptığımız nankörlüklerin binde birini başkalarına yapsak, bizi en çok seven insanlar bile bir daha yüzümüze bakmaz. Oysa bütün insanların iyilikleri bir araya gelip toplansa, Allah’ın bize göstermiş olduğu iyiliklerin yanında okyanusta bir su damlası bile olamaz.

ALLAH AFFETMEK İSTİYOR

Allah çok bağışlayıcı ve rahmet kaynağı olduğu için tüm günahları bağışlamak istemektedir. Ancak günahlarımızın bağışlanması için bağışlanmayı hak etmemiz gerekir. Bu bağışlanmayı nasıl hak edeceğimiz de dinimizin kaynağı olan Kuran’da bildirilmiştir:

“Öyleyse (yalnız) Rabbinize yönelin ve (ölümün ve yeniden dirilmenin) azabı başınıza gelmeden önce ona teslim olun, sonra hiç kimse size yardım edemez. Bu azap, siz farkında olmadan, aniden başınıza gelmeden önce Rabbiniz tarafından size (insanlara) indirilmiş olan en güzel (vahye) uyun ki hiçbir insan (Kıyamet Günü) ‘Allah’a karşı umursamaz davrandığım ve (hakikati) küçümseyenlerden biri olduğum için yazıklar olsun bana!’ demesin yahut ‘Eğer Allah beni doğru yola iletseydi mutlaka ona karşı sorumluluk bilinci duyanlardan biri olurdum!’ demesin yahut (kendisini bekleyen) azabın farkına vardığında ‘Keşke (hayatta) bana bir şans daha verilse de iyilik yapanlar arasına girsem!’ demesin.” (Zümer suresi 54-58)

ERDEMLİ EYLEMLERE YÖNELELİM

Görüldüğü gibi gerçekleri fark ederek kendimizi kandırmayı bırakmamız ve gönülden bir teslimiyet ile Allah’a yönelmemiz ve sözlerin en güzeli olan ilahi vahye uygun davranmamız gerekir. Geri dönüşü mümkün olmayan bir pişmanlık duymamak için oturduğumuz yerden affedilmeyi beklememeli ve affedilmeyi hak edecek erdemli eylemlere yönelmeliyiz.  Erdemli eylemlere yönelmek için fırsatımızın olduğu tek yer bu dünya hayatıdır. Hesap günü tekrar dirilme gerçeğini gördüğümüzde büyük bir pişmanlık içinde dünyaya dönerek iyi ve güzel işler yapmak için bir fırsat daha isteyecek ancak böyle bir fırsata sahip olamayacağız:

“Günahı hayat tarzı haline getirenleri Rablerinin huzurunda başları eğik vaziyette (şöyle derken) bir görmeliydin: Rabbimiz,
(işte artık) gördük ve işittik! Şu halde bizi (dünyaya) geri döndür de iyi bir şeyler
yapalım! Çünkü kesin olarak ikna olmuş bulunuyoruz.”
(Secde suresi 12)

HATALARIMIZI FARK EDELİM

Hepimizin hatalarımızı fark etmemiz, hatalarımızdan dönerek Allah’tan af dilememiz gerekir. Hata ve günahlarımızla da olsa Allah yine de seviyor ve affetmek istiyor bizi. Peki, biz Allah’ı gerçekten seviyor ve onun bizi affetmesini istiyor muyuz? Bunun için ne yapıyoruz?

Ya Allah bizi affetmek istemeseydi? Ne kadar af dilersek dileyelim yine de bizi affetmeseydi? Ayetler şöyle sorar bize: “(Düşünsenize bir) ya Allah’ın sizin üzerinizde fazlı ve rahmeti olmasaydı ve Allah gerçekten tövbeleri kabul eden, hüküm ve hikmet sahibi olmasaydı (ne yapardınız)?” (Nur suresi 10)

İLAHİ ÇAĞRIYA KULAK VERELİM

İş işten geçmeden yani hesap günü geri dönüşü mümkün olmayan bir pişmanlık duymadan önce, içtenlikle kulak verelim Rabbimizin sözlerine: “Rabbinizden günahlarınız için bağışlanma dileyin ve sonra tövbe ve pişmanlık tavrı içinde ona yönelin ki, o da sizi (bu dünya) hayatında (onun belirlediği) bir süre doluncaya kadar güzel bir geçimle geçindirsin ve (öte dünyada da) erdem sahibi herkese erdemliliğinin karşılığını (fazlasıyla) versin. Fakat eğer (doğru yoldan) dönerseniz, o zaman, doğrusu o zorlu gün (gelip çattığında) azabın sizin başınıza gelmesinden korkarım!” (Hud suresi 3)

HATALARIMIZDAN DÖNELİM

Gerçek anlamda inanmak ve inancının gereğini yerine getirmek isteyen kişilerin günah işlemekte ısrar etmekten dönerek Allah’a yönelmeleri gerekir: “Ve siz, ey inananlar, hepiniz topluca, günahkârca davranışlardan dönüp Allah’a yönelin ki kurtuluşa, esenliğe erişesiniz!” (Nur suresi 31)

Gönülden bir pişmanlık ile tövbe ederek Allah’a yönelenler, affedilmeyi umabilirler: “Ey iman edenler! Gönülden ve tam bir pişmanlık içinde tövbe ederek Allah’a yönelin! Umulur ki Rabbiniz kötü fiillerinizi yok eder.” (Tahrim suresi 8)

Çünkü Allah, hatasından dönerek davranışlarını düzeltenleri affeder: “Kim işlediği zulümden sonra tövbe eder ve (davranışlarını) düzeltirse, şüphesiz Allah onun tövbesini kabul eder. Çünkü Allah tarifsiz bir bağışlayıcı, eşsiz bir merhamet kaynağıdır.” (Maide suresi 39)

ALLAH RAHMETİ NEFSİNE YAZMIŞTIR

Bir an olsun düşünelim ve acaba bizim bunca hata ve günahımıza rağmen yine de Allah neden bize karşı bu kadar sabırlı, bağışlayıcı, sevgi ve muhabbet sahibi diye soralım kendimize. Dini konularda gerekli olan her türlü sorunun cevabını verdiği gibi bu sorunun cevabını da Kuran verir bize: “Mesajlarımıza inanan kimseler sana geldiğinde de ki: Selam olsun size! Rabbiniz, rahmeti kendi nefsine yazmıştır (rahmet sahibi olmayı kendine ilke edinmiştir). Haberiniz olsun ki, sizden biri bilmeden bir kötülük işler ve ardından tövbe edip kendini düzeltirse, kesinlikle onu tarifsiz bir bağışlayıcılığı olan eşsiz bir merhamet kaynağı olarak (bulacaktır).” (Enam suresi 54) Görüldüğü gibi Allah, rahmet sahibi olmayı kendi nefsine yazmış, farz kılmıştır. Kullarına karşı bu kadar büyük rahmet sahibi olan Allah’a en güzel şekilde kul olunmalıdır. Allah’ın bizi affetmesi için affedilmeyi hak etmemiz gerekir. Affedilmeyi hak etmek için yapmamız gereken şeyler, günahlarımız kadar çok değildir.

Affedilmeyi hak edelim

KURAN VE BİLİM

AY’IN YÖRÜNGESİ …VE GÜNEŞ’İ TAKİP ETMESİ

- “AY’a da birtakım evrelerle ölçü biçtik. Nitekim o eski ve eğri hurma dalı gibi döner.” (Yasin suresi 39)

Ay, Dünya etrafındaki eliptik dolanımını 27 gün, 7 saat, 43 dakika, 11 saniyede tamamlar. Ay (Kamer) kelimesinin Kuran’da 27 kez geçmesi Kuran’ın bir mucizesidir. Ay, Dünya etrafında kıvrılan, sarılan bir yörüngede hareket eder. Dünya’nın Güneş etrafındaki dolaşımı gerçekleşirken Ay da Dünya’nın etrafında, bazen önünde, bazen arkasında olmak üzere sarmal bir yol izler. Böylece Ay, Dünya’nın yörüngesi boyunca kıvrım kıvrım dönerek yol alan bir yörüngeye sahip olur. Tıpkı kıvrılan ve bükülen bir dal gibi.

Bu ayette, Ay’ın yörüngesine ‘urcun’ kelimesiyle işaret edilir. ‘Urcun’, ‘hurmanın eğri, salkım dalını’ ifade eder. Ayette bu eğri salkım dalı, ‘eski’ ifadesiyle de tasvir edilmiştir ki hurma çöpünün eskisi daha ince ve daha eğri olmaktadır. Bu çok anlamlı ve çok güzel şekilde tasvir edici bir benzetmedir. Bu benzetmeyle Ay’ın evrelerindeki ilk ve son şekliyle beraber, Ay’ın Dünya etrafında kat ettiği yörüngenin şekline de işaret edilmektedir.

Güneş ve onun parıltısına. Ve uyup onu izlediğinde Ay’a.” (Şems suresi 1-2)

Bu ayette ise Ay’ın Güneş ile ilişkisi açıklanır. Ayette kullanılan ‘talaa’ kelimesi ‘uyup izlemek’ anlamına gelmektedir. Bu kelime bağımlı olmayı, birine uyup ardınca gitmeyi ifade etmektedir. Gerçekten de Ay uydusu olduğu Dünya ile beraber Güneş’in etrafında döner ve evrenin içinde Güneş nereye doğru hareket ediyorsa Ay ve Dünya da oraya doğru hareket eder.

Hareket edip ilerleyen Güneş’in etrafında Ay ve Dünya döner. Yani Ay ve Dünya tamamen Güneş’in hareketine bağımlıdırlar. Güneş’in ardı sıra hareket ederek evrende konum değiştirirler. Ay’ın içinde bulunduğu sistemin hareket merkezi Güneş’tir. Dikkat edilirse Ay’ın Güneş’i takip ettiği söylenmiş; “birbirlerini takip etmeleri” gibi bir ifade kullanılmamıştır. Ay’ın Güneş’e tabi olup onu izlediğinin söylenmesi de Kuran’ın sayısız mucizelerinden biridir.

KURAN VE DUA

“Rabbimiz! Bize dünyada da güzellik ver, ahirette de güzellik ver. Bizi ateş azabından koru.” (Bakara suresi 201)

 

X