"Duygu Sedefoğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Duygu Sedefoğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Duygu Sedefoğlu

“Önerileri dikkate almazsanız kaybedersiniz…”

Bu haftaki röportaj konuğumuz Seyhan Otel Genel Müdürü Can Akşit aynı zamanda SKAL Türkiye Başkanı. Üniversite yıllarında girdiği otelcilik işi bugünlere kadar uzanıyor. Üstelik tam 25 senedir de aynı otelde.

“Önerileri dikkate almazsanız kaybedersiniz…”

Müşteri memnuniyetinden konuşurken 92 yılında Vehbi Koç ile ilgili olan hikâyesini anlatıyor. Hatta Vehbi Koç sonrasında kendisine çok da güzel bir teşekkür mektubu yazmış.

“Öneriler önemli” diyor ve bir de kardeşinin önerisi olan havuz başında güneşlenen insanlar için yaptıkları soğuk havlu hikâyesini anlatıyor.

Can Akşit kimdir, biraz sizi tanıyalım?

Trabzon’da doğmuşum ama ben 3 yaşlarındayken ailem Ankara’ya taşınmış. Orada büyüdüm, okudum. 30 yaşına kadar Ankara’da kaldım. İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunuyum ama bir sene Hintçe okudum.

Otelcilik yolculuğu hangi noktadan başladı?

Büyük Ankara Oteli’nde santral memuru olarak başladım. Sonra başarılı buldular, resepsiyona aldılar. 25 sene önce de Adana’ya geldim.

Okuduğunuz bölüm de çok özel, çok güzelmiş ama!?

Okudum ama çok isteyerek değil, çok İngiliz Edebiyatıyla aram iyi değildir, askere gideyim yedek Subay olayım filan diyeydi açıkçası.

Adana yolculuğu nasıl oldu?

87 yılında Türkiye’de turizm hareketlenmesi başlayınca otele sık giden gelen bir müşterimiz Bodrum’da açacağı otele gelmemi istedi. Gitmek istemedim başta ama eşim “Git, bak Türkiye’de sektör ilerliyor” dedi. Gittim 3 sene çalıştım. 90 yılının mayıs ayında Mengü İlban’ı bayramını kutlamak için aradım. “Neredesin” dedi, o zaman Bursa’da çalışıyordum. “Atla gel” dedi. Nasıl olur filan derken atladım geldim. Sonra geri dönüp eşyalarımı topladım Adana’ya yerleştim.

Tam 25 sene olmuş!

Evet, turizm camiasında pek alışılagelmiş bir şey değil, 3-5 sene de değişir. İşimi seviyorum ben. Sevmeden hiçbir işi yapamazsınız ki! 35 senedir bu sektörün içindeyim, arada bir askerliğim var o kadar.

Eşiniz nerede?

Biraz burada, biraz İstanbul’da, biraz Seferihisar’da…

Vehbi Koç’un paspas önerisini dikkate aldığınızı söylediniz. Bu Vehbi Koç değil de sıradan bir vatandaş olsa yine dikkate alır mıydınız?

Tabii tabii! Ben bütün önerileri dikkate alıyorum. Önerileri dikkate almazsanız kaybedersiniz.

Rekabet var mı Adana’da?

Çok ciddi bir rekabet var hem de. Olması da lazım zaten... Rekabet daha iyi iş yapmayı gerektiriyor. Bizim işveren de yeniliklere açık olduğu için rahatça her şeyi yapabiliyorsunuz. Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok, çağ neyi gerektiriyorsa onları yapıyoruz.

Eşinizle de sektörden mi tanıştınız?

Evet, Büyük Ankara Oteli’nden ama aynı zamanda da aynı okulda, aynı bölümde okuyormuşuz. Ben okula gitmeyince bilmiyordum, tanışınca arkasından ben de okula gittim. (Gülüyor) Eşim olmasaydı ne mezun olabilirdim ne de başarılı olabilirdim. Eşimin büyük payı var.

Eskiden bu kadar otel de yoktu Adana’da! Artan nüfusun etkisiyle arka arkaya ara sokaklarda bile açılan oteller var. Nasıl değerlendiriyorsunuz?

Hem istihdam hem de kalite artması açısından iyi. Rekabet olunca kalite artar burada mühim olan pastayı büyütmek ama maalesef büyütemiyoruz.

Nasıl büyütmek?

Hem yerli hem yabancı turist gelmiyor. Organize turlarla 2-3 gün Adana’da kalıp, alışveriş yapan turist çok çok az, bunu sağlamak lazım. Bunu sağlamanın en önemli yolu Mersin, Adana, Hatay, Gaziantep’i, Osmaniye’den hatta Kapadokya’yı da beraber pazarlamak. İyi bir tanıtım organizasyonuyla bu yapılabilir. Ama öncelikle Yerel yönetimlerin, kişilerin, kurumların buna inanması lazım, inanmadan olmuyor.

Portakal Çiçeği Karnavalı ve aralık ayında başlatılan “Dünya Rakı Günü” nasıl tuttuysa bu da tutar aslında?

Aynen! Bir kişi çıktı karnaval yapalım dedi bakın bu sene dördüncüsü yapılacak! Neden olmasın? Aynı şekilde dediğiniz gibi aralık ayında şehir dışından benim de bir sürü arkadaşım geldi.

Bu organizasyonlar yerel yönetimleri gazlamıyor mu?

Adana Ticaret Odası “Adana Tanıtım A.Ş.”yi kuruyor, bunun mutlaka kurulması lazım. Ve mutlaka profesyonellerce yönetilmesi lazım. Bugün Adana’yı tanıtacak materyallerimiz var mı? Adana’ya dair bir tişörtümüz bile yok.

“Önerileri dikkate almazsanız kaybedersiniz…”

Fuarlarda durum nasıl?

Biz fuarlara gidiyoruz Yumurtalık, Ceyhan, Karataş gelmiyor. Asıl oraların turiste ihtiyacı var. Adana’nın sahil kasabaları buralar. Onların tanıtım yapması lazım. Emitt fuarına katılacak parayı zorla topluyoruz, böyle olmamalı. Belediyeler, kurumlar önden gitmeli biz arkalarından gitmeliyiz. Isparta’da gül turları var. İnsanlar gidiyor yemek yediriyorlar, ertesi gün gül budaması yaptırıyorlar, gül suyu sıkıyorlar, Isparta çevresini gezdirip bir sertifika verip gönderiyorlar. Biz bunu kebaba uygulayacağız, Tayyar Zaimoğlu’nun fikri bu. Gelecekler kebap yiyecekler, yapmasını öğrenecekler, Adana’yı gezdireceğiz sertifika verip göndereceğiz. Ama bunu bir türlü başaramadık! İskoçya’da viski turları var, bir başka ülkede peynir turları var.

Biz de burada pamuk toplamaya götürürüz konukları!

Neden olmasın, o da olur! Bir Ali Haydar Bozkurt daha lazım sanırım. (Gülüyor)

Gelelim “Kumar şehri” söylentisine. Bu kadar otel açılmasıyla bir söylenti ortaya çıktı. Adana kumar merkezi mi olacak?

Evet, bu söylenti var ama tamamen yalan.

Peki böyle Divan’ın, Sheraton’un, Hilton’un gelmesi diğer otelleri etkiler?

İyi etkiler. Hizmet kalitemizi arttırıp, eğitime önem vermemizi sağlar. Keşke üç dört tane daha 5 yıldızlı otel olsa onları dolduracak müşteriler de olsa. Ama biz ne yapıyoruz çok açık söyleyeyim birbirimizin müşterisi alıyoruz, almak yerine artmasını sağlamalıyız. Hakikaten bu otelciliği ileri seviyeye götürür.

Bunca otelin açılıyor olması aslında iş potansiyelinin de yüksek olduğunu gösterir. Öyle mi?

Kesinlikle! Bakın bir kitap okumuştum. Önemli şehirlerin içinden hep nehirler geçiyor yazıyordu. Londra’dan, Paris’ten, Viyana, Moskova, Washington’dan ve Adana’dan da geçiyor. Biz nehirden de faydalanamıyoruz, gölden faydalanamıyoruz.

Sizce nasıl faydalanılır?

Spor Müdürü Hadi Bey, 6-7 sene önce Kuzey ülkelerinin kürek, kano takımlarını Adana’ya getirip gölde kamp yapmalarını sağlayacağım, kışın orada nehirler göller donduğu için kamp yapılamıyor demişti. Ama maalesef de yapamadı.

Karşı taraftan dolayı mı yoksa Adana’dan dolayı mı yapılamadı?

Adana’dan dolayı. Uğraşmak lazım, peşine düşmek lazım…

Diziler filan da çekildi burada oysaki?

Evet! Kaç tane dizi çekildi. Kapadokya’da da çekildi, onlar bunu değerlendirdi biz değerlendiremedik. Altın Koza’mız var, Altın Koza da “Gelin bizim şehrimizde çekin bu filmleri” diyebiliriz. Dünya Tiyatrolar Günü için dünyanın en iyi tiyatroları geliyor. Bir sürü tiyatrocu geliyor ama biz bunlarla basına çıkamıyoruz hep adliyeyle çıkıyoruz.

Peki bu basının suçu mu?

Hayır, ben kimseyi suçlamıyorum. Basının suçu değil. Ama maalesef bunlarla basına çıkıyoruz daha iyi şeylerle çıkabiliriz. Ben spora meraklı biriyim, Fenerbahçeliyim, iyi bir izleyiciyim ama sadece futbol değil. Ben şu şehirde sporda başarılı olamadığımıza o kadar çok üzülüyorum ki! Keşke takımlarımız birinci lig de olsa.

Turistin işini kolaylaştırmak için ne olabilir?

Mesela turizm yolları olabilir, örnekleri de var. Mesela Büyüksaat’e mavi yol, Anavarza’ya sarı yol şeklinde.

Havaalanı için ne düşünüyorsunuz?

Bir türlü tamamlanamadı. Kızımın bir lafı var diyor ki “Otogarı havaalanından uzak olan tek şehir Adana” diyor. Yaa birçok ülkeden uçak gelecek, aktarma merkezi olacak. Lojistik aktarma merkezi olması demek istihdam demek.

Adana’da otelcilik anlamında ön sırada olan biri olarak size “öncülük edin” diyorlar mı?

Ticaret Odası turizm toplantılarına davet ediyor, Kalkınma Ajansı da keza öyle. Mutlaka danışılıyor, ben de bildiklerimi anlatıyorum.

Üniversite için ne düşünüyorsunuz?

Adana’da üniversite şehirden çok kopuk, şehre faydası yok denilir. Yaşar Ateşoğlu’nun bir önerisi oldu. “Üniversiteye gelenleri alalım gezdirelim, gösterelim, kebap yedirelim” önce gelenler Adana’yı görsün bilsin. Bundan daha iyi tanıtım olur mu?

Adana’da en iyi kebap yapan 5 mekân desem?

Onbaşı, Yüzevler, 5 Ocak, Onur Kebap ve Seyhan Ocakbaşı.

En iyi 5 Adana yemeği?

Kebap, İçliköfte, Şırdan, Analı kızlı, kuru dolma, humus, sarımsaklı köfte, yaprak sarması, yüksük çorbası. Bir dolu!

Son olarak eklemek istedikleriniz?

Adana olarak daha iyi yerlerde olabilirdik ama hiçbir şey için geç değil, kaybedilmiş değil. Kimseyi üzmeden kırmadan güzellikler elde edilebilir. Sevgisiz bir toplum olmak beni çok üzüyor. Eskiden öğretmenlerimiz tiyatroya götürürdü, baleye, klasik müzik dinlemeye götürürdü. Şimdi eğitimsiz bir toplum olduk. İnşallah düzelir her şey.

X