"Duygu Sedefoğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Duygu Sedefoğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Duygu Sedefoğlu

“Paylaşmam ama karalamam da…”

5-6 sene önce Adana'nın 5 Ocak Meydanı'nda esnafların sıkıntılarını konuşmak için röportaj yaptığımda küçük bir kafesi vardı. Şimdi emek emek gezdiği gördüğü ve patlattığı mekanlardan sonra aranılan insan oldu. Hem de 147 bin civarında bir takipçi sayısına ulaşarak... 

 

“Paylaşmam ama karalamam da…”

Fotoğraf: Ali GÜLERYÜZ

Bu haftaki röportaj konuğum Ender Şire… “Adana’da nerede ne yenilir? Ne içilir?” ile başlayıp sonra çevre illere sonra Türkiye’ye, hatta geçtiğimiz günlerde yurtdışına kadar gitti. Onu sosyal medyada “Ender Mutfakta” olarak bulabilirsiniz.

İnsanı çatlatacak derecede dehşet paylaşımlar yapıyor… Çok sağlam önerilerde bulunuyor. “Beğenmediğim bir şeyi yemem ama asla karalamam, kimseyi de kırmam” diye de bir mantığı var.

Köşelerde bucaklarda gizli kalmış, henüz keşfedilmemiş mekanları, lezzetleri bir şekilde bulup ortaya çıkartıyor. Ve üstüne mekanı patlatıyor... 

5-6 sene önce Adana'nın 5 Ocak Meydanı'nda esnafların sıkıntılarını konuşmak için röportaj yaptığımda küçük bir kafesi vardı. Şimdi emek emek gezdiği gördüğü ve patlattığı mekanlardan sonra aranılan insan oldu. Hem de 147 bin civarında bir takipçi sayısına ulaşarak... 

Cesurca "Bu takipçiler arasında satın alma da var mı?" diye sordum. Hemen eline telefonunu aldı, "Bir program var, kimler takipçi satın alıyor hemen çıkıyor. göstereyim isterseniz size" dedi, bakmadım... Bu kadar özgüvenle bir insan sevap veriyorsa bu iş temizdir. 

Buyurun röportajın devamını birlikte okuyalım…

 

5 sene önce Adana 5 Ocak Meydanı’nda “Esnafların dertleri” diye röportaj yaptığımızda küçük bir kafeniz vardı. 5 sene sonra bugün fenomen bir gurmesiniz…
Biraz öyle oldu. (Gülüyor) Aile ama çiftçi, köklerimiz oradan geliyor. Ama yeme içme sektörü 99’dan beri ailece içinde olduğumuz bir alandı. Edo mesela bizimdi.

Aile yemeyi içmeyi seviyor yani?
Sever ama sektör anlamında ben bunu aile işlerine dâhil ettim.

Aile hiç “Biz çiftçiyiz ne işimiz olur!” demedi mi?
Aslında çiftçilik sonradan bize geçti. Asıl tuhafiyecilikten geliyor, “Havlucular”ı Adana’da bilmeyen yoktur herhalde. Orası bizim ailenindi. 30 sene bu işi babam yaptı, 91’de amcamlarla ayrıldılar petrol işine girdi.

Yeme-içme var, tuhafiyecilik var, çiftçilik var, petrolcülük var! Peki bu kadar sektör arasından en ağır basan yeme-içme mi oldu?
Yeme içme bende var, aile yine çiftçi. Bir de otoparkçılık var.

Peki, buraya kadar tamam… Nasıl oldu da küçük bir dükkândan her şey büyüdü, bu kadar bilinir oldunuz?
Tam yemek işini bıraktım, Özasmaaltı Kebap önünden geçerken, çok samimi olduğum dostlar. “Abi, Pazar günü Vedat Milor gelecek gel istersen, tanış” dedi. Tamam dedim, gittim. Muhabbet yemek olunca konuşacak konu çok oluyor. Adana’yı bildiğimi anlayınca birkaç yer sordu, “Biliyorum” dedim. Yardımcısına irtibat kuralım dedi.

O güne kadar ufak ufak da olsa mekânlara gidip yemekleri keşfetme yok muydu?
Hiçbir şey yoktu. Tamamen tesadüf ama mekânları biliyordum. Adana’da doğdum büyüdüm sonuçta. Vedat Milor ile bütün günü beraber geçirdik, Küçüksaat’te kebapçıya gittik. Vedat Bey de orada çekim yapmak istedi. Sonra bunlar gitti. Tam da Portakal Çiçeği Karnavalı öncesi bu çekim yapıldı. Sonra bir gurme hesabı karnaval için Adana’dan tavsiye mekanlar bildirisi yapmış, ben de iletişime geçtim.

Sonra?
3 gün boyunca Adana turu yaptık o ekiple de. Onların nasıl video çekip, fotoğraf çektiğini öğrendim.


“1500 takipçim vardı, börek rekora gitti…”


İşin mutfağına yavaş yavaş girdiniz yani?
Aynen!

Ne yaptınız peki? “Herkes gidip foto çekip yayınlıyor, dur ben de çekip atayım” mı dediniz?
Yok öyle yapmadım. Bir defa beğenmediğim hiçbir yeri atmadım. Beğenmediğim bir şey olduğunda karalama yapmak gibi bir şey de yapmadım, hiç yayınlamama kararı aldım.

Yine de burada bir çıkış noktanız olmalı ama? Herkes sonuçta fotoğraf çeker paylaşır ama kimse patlatamaz!
İlk bizim patlayışımız Levent Börek ile oldu. 1500 takipçim vardı, oradan börek videosu paylaştım video rekora gitti. Dünyada bilinir hale geldi.

İşin özü sanırım şu; sen işini iyi yapıyorsan birileri bunu fark edip paylaşıyor ve Allah da sana “Yürü ya kulum!” diyor, öyle mi?
Evet, öyle oluyor.


Satın almalı takipçi var mı peki?
Asla!!!! Ben takipçi satın almadım ama bunu yapan çok kişi var. Zaten bir uygulama var oradan görebiliyorsunuz. Kim takipçi satın almış görebiliyorsunuz.

Peki bu kadar yükselişe geçmenin bir sebebi de var mı?
Var tabii, doğru bir lokasyonda yaşıyoruz. Çok iyi bir coğrafyadayız, Gaziantep’ten 2 saat, Hatay keza öyle. Üç ilin ortasında yaşıyoruz. 1 saat sonra gidip küşlemeciden fotoğraf çekebiliyorsunuz.

Sokak lezzetleri…


Bu arada insanların bir de sokak lezzeti merakı var bu da sanırım etkenlerden biri mi?
Aynen öyle. Adana’da çok fazla sokak lezzeti var. Şırdancılar, tablacılar, börekçiler var.

O zaten ayrı bir konu, börekçi furyası çıktı ortaya!!!!
Herkes franchising vermeye başladı. Bakın kebapçılar bugüne kadar bunu başaramadılar.

Bir yere gittiniz, yemeğin fotoğrafını çektiniz hemen yayınladınız… Ne kadar zaman sonra insanlar hemen oraya gidiyor?
Aynı gün! (Gülüyor) Hatta ben oradayken gelenler oluyor. Ertesi gün de çok dönüş alıyoruz.

Sizin paylaşımlarınız bana tam bir eziyet!!!!
(Gülüyor)

Peki diyelim ki ben bir mekânın sahibiyim, siz mi benim mekânımı bulup keşfediyorsunuz yoksa biz mi?
Ben genelde davetlere gitmiyorum, telefonumda çok fazla bekleyen davet var.

Neden?
Davet ediliyorsun paylaşmak zorundaymış gibi bir durum oluyor. Tabii ki fikirlerimi söyleyip, güzel eleştirilerimi yaptığım mekânlar da oluyor.

İyi bir mekânın ne gibi özellikleri olmalı?
Bir defa iş bilmeyen adamın gıda sektörüne girmemesi lazım, riskli bir durum… Ustaya güvenerek bu sektöre girilmez.

Peki, daha çok yemek yeme mi yoksa yemek yapmayı da seviyor musunuz?
Asıl merakım yemek yemeden geliyor!

5 sene önce sizinle esnafları konuştuk, 5 sene sonra gurmeliğinizi konuşuyoruz. 5 sene sonra ne konuşuyor oluruz?
Benim tek hayalim televizyonculuk ama yemek programı yapmak. Zaten görüşmelerimiz de var.

Adana festivaller, karnavallar şehri oldu. Daha da coşacak sanırım. Ne düşünüyorsunuz?
Kesinlikle coşacak. Ki ben Lezzet Festivali’nin komitesindeydim. Çok güzel ilerledi, 65 bin kişi geldi. Bütün yöresel lezzetler vardı. Kebap, börek, şırdan, dolma.

Adana’da sokak lezzetlerinde neler var?
Kebap, Şırdan, Börek, halka tatlı, taş kadayıfı. Bunlar ilk beş lezzet olabilir ama ciğer, içli köfte, dolma sarma, Adana patlıcanı çok güzeldir ve yemekleri de güzel olur. Bu sadece 5 diye sınırla kalmaz. Unutulmuş lezzetler var bakalım kısmet olursa onları da ortaya çıkaracağız.

En iyi kuru fasulye, lahmacun nerede yenir?
Nuriye Has Pasajı’nın içinde Hayrettin Baba Aşevi var, Sarı Hamzalı‘da Kamyoncu lokantası var çok iyi yemekler var. En iyi lahmacun birkaç yerde güzel... Küçüksaat’te tablacı Ali var, Sular’da Karaçizmeli Lahmacun Fırını var.

Şırdan da zam yedi diye çok tepki var ama!?
Aynen, artık insanlar şırdanı doymak için yemiyor.

Evet, gidip paylaşıyorsunuz da peki aynı zamanda danışmanlık ayağı var mı bu işin?
Zaten proje üretmeye başlıyorum, projeyi de ajansla beraber yürütüyoruz. Biliyorsunuz “Kınalı eller projesi”ni biz yaptık. Bunun gibi başka projeler de yapacağız.


O zaman kısa özet nedir Kınalı Eller Projesi?
Belediyenin başlattığı bir şey bu ama biz de destek verdik. 40 tane Salbanbeyli köylü kadınların yaptığı bir iş. Kendilerinin ürettiği sebzelerden meyvelerden yemekler yapacaklar. Seyhan Belediye’nin vereceği yer ile orada bu yemekleri satacaklar.

Salaş mekânların özelliği ne?
İnsanlar sokak lezzeti gibi bir şeyler istiyor çünkü masalar dip dibe ve herkes herkesle muhabbet edebiliyor bir samimiyet yakalayabiliyor.

Yalnız sizin kullanıcı adı “Ender Mutfakta” ama siz daha çok tezgâhta ve masada tüketici konumundasınız. Daha sonra mutfağa da girecek misiniz? Ne bileyim belki bir restoran işine girmek gibi!
Youtube kanalım var ama oraya çok fazla ağırlık veremedim, projeler arasında o da var. İnsanların çok kısa sürede ortaya çıkaracağı yemek tarifleri vereceğim. Mesela tost deyince ekmeği aç peyniri koy makinayı kapat gibi değil de tostu daha özelleştirip, çeşitlendirmek gibi.

 

Bu kadar lezzetleri bilen, yemekten anlayan bir adamın eşi olmak zordur!!!! Sizin eş ne yapıyor? Yemek yapıyor mu?
Yapıyor, çok da güzel yapıyor. Bir defa yemek yapan herkese saygım var. Bir yemek kötüyse bile kötü yorum yapmam.  Hani belki “Tuzu biraz daha olsaymış keşke” gibi yorum yapabilirim.

Yemek yapılırken eldiven takılmaması gibi takıntınız var. Neden?
Eldiven beni çıldırtır. Özellikle gittiğim yerlerde eldiven taktırtmıyorum. Kebap saplarken eldivenle yapılır mı? Tantunici bunu yapamaz o sıcakta eldiven yanar! Dünya kadar yemek programı var hangisi eldiven kullanıyor? Eldiven temiz mi? Bazıları aynı eldiveni günlerce kullanabiliyor. Bu çok mu temiz…

Gittiğiniz yerlerde video ve fotoğrafları siz mi çekiyorsunuz?
Benim bütün her şeyim telefonum. Her şeyi ben çekiyorum, yayınlıyorum ve de yazıyorum.

Bu sene “Lezzet Festivali” ne zaman?
Valilik nezdinde yapılacak, yerle ilgili bir belirsizlik var üç yer arasında düşünceler var. 12-13-14 Ekim’de yapılacak.

Peki işi hobi olarak yapmak nasıl bir duygu?
Bence dünyanın en güzel duygusu çünkü benim hayalim çocukluktan bu yana hep yemek üzerine bir şeyler yapmaktı. En sevdiğin işi yapıyorsun, daha ne olsun ki! Sabah evden çıkarken keyifle çıkıyorsun, tarifsiz bir duygu


Herkes gurme olabilir mi?
Hep şöyle bir şey söylerim, asla bir gurme olamam, öyle bir iddiam yok. Gurme olmak çok daha farklı bir şey. Vedat Milor, Mehmet Yaşin onlar gurme. Kolay değil gurme olmak. Ben yemek yemeyi seven bir vatandaşım.

Can alıcı soruyu soracağım, kaç kilosunuz?
(Gülüyor) 100 kilonun biraz üstü ama boyum 1.87 olduğu için ikisi birbirini kapatıyor. Öyle çok domdom görünmüyorum yani!


Son olarak eklemek istedikleriniz neler?
Şimdi ulusal markalarla çalışıp, onlara proje üretme fikrimiz var ve onun üzerinde çalışıyoruz. Daha çok sosyal sorumluluk projelerine ağırlık vermek istiyoruz. Git ye iç çık değil de bu şekilde güzel projelerle öne çıkacağız. Mesela çocuklarla yemek yapacağız. Kadınlarla projelerimize devam edeceğiz.

X