"Dr. Nuri Soysal" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Dr. Nuri Soysal" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.

Dr. Nuri Soysal

Lazer hem gençlik sağlıyor hem de dövmeleri siliyor

14 Nisan 2014

Lazerin en çok kullanıldığı alanların başında yaşlanma etkilerinin ortadan kaldırılması geliyor. Yaşlanmayı etkileyen birçok faktör söz konusu oluyor. Bu faktörler arasında ailevi yapısal özellikler, güneşe, hava kirliliğine ve sigara dumanına maruz kalmak yer alıyor. Yaşla birlikte yüz hatlarında sarkma, kırışıklıkların etkisiyle değişiklikler oluyor. Bu değişiklikler de kişinin yüz ifadesini değiştirebiliyor.
Bazı kişilerde cilt yapısı daha az esnek olduğundan dolayı yaştan da bağımsız olarak daha fazla kırışıklık, sarkma, gevşeme oluşuyor. Bu durumda insanlar daha genç yaşlarında yüzlerindeki sarkma ve gevşemelerin toparlanmasına yönelik estetik işlemler için talepte bulunuyor. Lazerin yaptıkları sadece bununla sınırlı kalmıyor. Kırışıklıklar, sivilce ve güneş izlerinin kapatılmasında da lazerden çok faydalanılıyor.
Yaşlanmanın ilk başladığı bölgeler olan ağız ve göz çevresinde cilt yapısı daha ince olduğundan dolayı, diğer yöntemler daha az etkili olabiliyor. Bu nedenle ağız, göz çevresinde uygun lazerler yardımıyla yüzeysel soyma işlemi yaparak, hem daha derin dokulara inerek cildimizin temel, doğal yapıtaşlarından biri olan kolajen sentezini artırıyoruz. Hem de ameliyatla etkili olamadığımız dudak üstündeki bölgede kırışıklıklarda azalma elde ediyoruz.
Lazer yardımıyla yüzde 50-80 oranında kolajen üretimini artırarak, kırışıklıklarda yüzde 50’lik bir azalma sağlıyoruz, ama yüzde 100 etkinlik sağlanabildiğini söylemek mümkün değil. Lazer işlemini ayda 1-3 seans uygulamak yeterli oluyor. Cilt bu sayede daha parlak ve sağlıklı oluyor.
Uygulama süresi 20 dakikayı buluyor, lazer uygulamasından sonraki ilk bir iki gün boyunca ciltte çok yoğun bir kızarıklık oluyor. Aynı zamanda kabuklanma ve soyulma da görülüyor. Bu nedenle güneş koruyucu kullanılmasını, cildin sürekli nemli tutulmasını istiyoruz. Bu dönemde çok yoğun güneş altında kalınmaması lazım.

TEK BİR LAZERLE TÜM DÖVMELERİ SİLMEK MÜMKÜN DEĞİL
Günümüzde lazerin en yoğun kullanıldığı uygulama alanları arasında dövmelerin silinmesi de yer alıyor. Dövmelerin önemli bir çoğunluğu siyah tonlarında yapılıyor. Siyahın dışında farklı renklerin kullanıldığı dövmeler de var. Dövmelerinin silinmesini isteyen kişilerin dikkat etmeleri gereken en önemli noktaların başında uygun dalga boyundaki lazerlerin kullanılması geliyor. Çünkü lazer tüm renklerde standart bir şekilde etkili değil, farklı dalga boylarının kullanılması gerekiyor. Tek bir lazerle tüm dövmeleri silmek mümkün değildir.

Yazının devamı...

Silikonlu anne emziremez mi

31 Mart 2014

Ancak memenin kadınlarda vücut dengesini sağlamak ve bebekler için yaşamsal öneme sahip olan anne sütünü taşımak gibi de bir hayati görevi bulunuyor. Özellikle de küçük memeye sahip kadınlar, ideal meme ölçülerini doktorlarıyla konuşup; silikon protezle bu sorunu aşmaya çalışıyor. Silikon protezlerin annelerin süt verme fonksiyonunu etkileyip etkilemediği ise çok soruluyor.

Kadınlar bedenlerinin hangi bölümüyle ilgili estetik düşünürlerse düşünsünler zihinlerinde birçok soruyla hekime geliyor. Söz konusu olan meme gibi bir organsa bu soruların içine anne olmakla birlikte gelişen kaygılar da ekleniyor.
Meme büyütme operasyonu yaptırmak isteyen kadınlar biz plastik cerrahi hekimlerine bazı soruları çok sık yöneltiyorlar. Biz de ameliyat yapmadan önce meme büyütme operasyonu yaptırmaya karar veren kadınlara, çocuk sahibi olmak isteyip istemediklerini sorarız.
Bir çocuğu olanlar ve hamilelikten sonra meme dokularındaki sarkma, gevşeme nedeniyle silikon taktırmak isteyen kadınların bazıları ikinci çocuk istemediklerini ifade ederler. Çocuk sahibi olma kararına göre uyguladığımız yöntemler değişebilir. Anne olmayı planlayan bir kadının süt kanallarını koruyucu teknikler uygulayarak ameliyatımızı yaparız ve silikon uygulamasını da süt verme fonksiyonuna engel olmayacak şekilde uygularız.

SİLİKON YERLEŞTİRİLİNCE SÜT KANALINA ZARAR VERMİYORUZ

Yazının devamı...

Liposuction kilo verme yöntemi değildir

17 Mart 2014

Bu cümle küçükken oynadığımız masum bir oyunda geçerdi: “Elma dersem çık, armut dersem çıkma” diye. Şimdilerde ise kadınların vücutlarındaki bir yağlanma türünü ifade için kullanıyoruz. Elma tipindeki kadınları tarif ederken, yağların sırt ve karın-mide bölgesinde toplandığı, basenlerde olmadığı; armut tipindeki kadınları tarif ederken ise basenler, bacaklara daha fazla, karın bölgesine daha az yağ birikmesini anlatıyoruz.
Belli bölgelere toplanmış yağlar rahatsızlık verdiği için de, diyet ve sporla kilo verildikten sonra dışarıdan bakıldığında silüeti kötü gösteren daha küçük miktardaki yağları liposuction ile almak faydalı oluyor.
Ancak liposuction’ı ısrarla vurguladığımız üzere, bir kilo verme yöntemi olarak görmemek gerekiyor. Zira yıllar boyu alınmış, vücuda oturmuş, adeta taşlaşmış kilolarca yağı, liposuction ile tamamen üstelik de tek seansta yok etmek imkansızdır. Bu yöntem birkaç kilo fazlası olan, spor yapan, beslenmesine dikkat eden, ancak örneğin belinin kenarlarında, karın, mide bölgesinde yağ toplanan kişilerde kullanıldığında dışarıdan bakıldığında daha orantılı bir görüntü elde edilmesini sağlıyor. Örneğin incecik, uzun boylu bir kadını düşünelim. Genetik olarak sadece belinin kenarlarında yağ birikiyor. Bu da genel olarak silüeti düzgün olan bir insanda hoş olmayan çıkıntılar yarattığından ötürü rahatsızlık veriyor. Liposuction ile müdahale edildiği zaman bu fazlalıklar alınıyor, silüet düzeltilmiş oluyor. Ya da vücudun dış görüntüsü çok orantılı ancak göbek bölgesinde bir tümsek oluşuyor, diyet de yapılsa, karın mekiği çekilse de lokalize bir yağ fazlalığı orada duruyor. Karın bölgesinde olunca da kadınlar kıyafetlerinden belli olduğunu söyleyip rahatsız oluyor. Eğer karında sarkma, gevşeme, bollaşma varsa, yağ miktarı daha fazlaysa önce diyet ve spor öneriliyor. Ardından karın germe ameliyatı yapılıyor.


ELMAYA AYRI ARMUT TİPİNE AYRI LIPOSUCTION

Asıl konumuza dönecek olursak, kadınların elma tipi mi armut tipi mi olduğuna göre liposuction nasıl yapılıyor sorusunun cevabını vermemizde fayda var. Elma tipinde liposuction: Liposuction, elma tipi kadınlarda, daha çok alt karın ve mide dediğimiz karın ve göğüs altındaki bölgeye uygulanmalıdır. Elma tipi kadınlarda genellikle basenlerde yağ birikimi çok azdır ya da hiç yoktur. Buna karşılık sırt, bel kenarları, göbek ve göğüs altındaki geniş bölge yağlanır. Bu da oturunca ve karşıdan bakıldığında 2-3 yağ katmanından oluşan bir görüntü yaratır. Elma tipi vücut bölgesine özel liposuction yapılacaksa, kadınlar daha çok mide bölgelerinde yağlardan yakındıklarından dolayı buraya özel çalışma yapılmalıdır. Armut tipinde liposuction: Armut tipindeki kadınlarda ise, durum daha farklıdır. Basenler daha geniştir, karın nispeten elma tipi kadınlara göre daha az yağlı, mide bölgesinde yine daha az yağlıdır. Ancak bacak işleri ve basenlerde yağ biriktiğinden ötürü, alt beden daha geniş görünür. Üst beden ve alt beden arasında 2-4 beden fark edebilir. Bir de yapılan doğumların etkisiyle basenlerdeki yağ birikimi daha da rahatsız edici olabilir. Bu durumda bacak içlerinden, basen bölgesinden yağ azaltımına gidilmesiyle bu kişiler görüntülerinden daha memnun olurlar. İşlemdensonra diyetlerine ve sporlarına dikkat etmeleri halinde, bir daha aynı sorunu yaşamazlar. Yeter ki, nasılsa yağlarımı aldırdım istediğim gibi kebapları, tatlıları yemeye devam edebilirim diye düşünmesinler. Emeksiz zayıflamanın mümkün
olmadığını unutmasınlar.

SPOR YAPMAYA ÖZEN GÖSTERİN

Yazının devamı...

Bitmeyen selülit savası

10 Mart 2014

Kadınlar da bu nedenle yılın 4 mevsimi selülitle savaşmak zorunda kalıyor.

Vücutta selülitin oluşum mekanizmasına baktığımızda, dolaşım bozukluğunun sonucunda, damar duvarlarından sızan serumun, dokuların aralıklarında toplanarak ödeme neden olduğunu görüyoruz. Kalçada ve bacaklarda aşırı büyümüş yağ dokusu hücrelerinden meydana gelmiş nodüller ortaya çıkıyor.
Selülit rahatsızlığının daha ileri aşamalarında ise oluşan nodüller birbirlerine yapışarak daha da büyüyor. İşte bu büyümeden sonra da kadınların çok sık duyduğu portakal kabuğu görüntüsü ortaya çıkıyor. Nodüllerin sinirler üzerine baskı yapması sonucunda da selülitlerin oluştuğu bölgede ağrılar oluyor.

SELÜLİT NEDEN OLUŞUYOR
Kadınlar selülit dokusunun neden oluştuğunu sıklıkla merak ediyor. Bazıları beslenmesine dikkat ettiği, hazır gıda tüketmediği, spor yaptığı ve zayıf olduğu halde selülitle uğraşmak zorunda kalıyor. Ancak oluşum nedenlerine baktığımızda çok fazla nedeni olabildiğini görüyoruz. Bu nedenleri sıralamak istersek şunları söyleyebiliriz:
Hormonal nedenler: Kadınlarda yumurtalıklardan salgılanan ve dokularda su tutma özelliğiyle selülit oluşumuna zemin hazırlayan folikülin (FSH) hormonunun aşırı artışıyla oluştuğu gibi, tiroid hormonunun salgılanmasındaki bozukluklar da selülite ortam hazırlıyor.

Yazının devamı...

Yaşlanmanın 7 belirtisi

3 Şubat 2014

Oysa bizi yaşlandıran sadece yaşımızın ilerlemesi değildir. Her yaş alan da yaşlanmaz.

Bizi ne yaşlandırıyor diye sorduğumuzda hepimizin vereceği ilk cevap yaşımızın ilerlemesi olur. Ama bu cevabı verdiğimizde de yetersiz bir açıklama yapmış oluruz. Çünkü bizi yaşlandıran sadece yaşımızın ilerlemesi değildir. Her yaş alan da yaşlanmaz.
Her yıl yeni yaşımızla birlikte bizde meydana gelen, yıllar geçtikçe de katlanarak artan değişimlerin altında çevresel faktörler vardır. Bu çevresel faktörlerin arasında gün içinde ne kadar güneş ışınlarına maruz kaldığımız, kullandığımız kozmetik ürünler, beslenme şeklimiz, alkol ve sigara kullanıp kullanmadığımız, duygusal stres faktörlerimiz etkilidir.
Tüm bu etkenlerin el ele tutuşmasıyla da yaşlanmaya başlarız. Biz kendimizde hangi belirtileri görürsek yaşlandığımızı anlayabiliriz sorusunun cevabını vermek istersek, başlıca şu 7 belirtiyi gördüğümüzde ‘tamam ben yaşlanıyorum artık’ diyebilmemiz mümkün olur.
Cildimizin esnekliğini kaybetmesi.
Yüzümüzdeki kırışıklıklarda artış meydana gelmesi.
Cildimizdeki gevşemeye bağlı olarak cilt altı yağ dokumuzun azalması.

Yazının devamı...

Aynada zarif gösteren estetik

20 Ocak 2014

Yeni bir yıla girdik. Her yeni yılın başlangıcı hepimiz için yeni kararlar, yapılacaklar ve yapılmayacak listeleriyle dolu, umutların, iyi dileklerin bizi, çevremizi sardığı zamanlar demektir.
Kadınlar için ise yeni yılın anlamı daha başkadır. Bu yıl fazla kiloların verileceği, mağazalarda beğenilen ama kilolar nedeniyle alınamayan kıyafetlerin alınacağı bir yıl olmalıdır. Çocukken filmlerde izlediğimiz Noel Baba karakteri dilekleri gerçekleştiren bir kahramandır. Büyüyünce ise işler değişir. Beklentiler de artar, sorunlar da.
Kadınlar için sorunların önemli bir bölümü vücutlarındaki fazla yağlardır. Bu yağlardan elbette Noel Baba sayesinde kurtulmak mümkün değildir. Kadınların bu dileğini, doktorlar gerçekleştirebilir. Ama en önemlisi gerçekçi beklentiler içinde olmaktır.
Yeni yıla vücudunuzdaki fazla yağlardan kurtularak başlamak ve aynalarda daha zarif bir şekilde kendinizi görmek istiyorsanız, size başlıca 3 öneride bulunabilirim:

BESLENME PROGRAMINIZ SİZE ÖZEL OLSUN:

Beslenme uzmanlarının verdiği bilgilere göre, aşırı yağlı yiyecekler tüketmek, fast-food tarzı hızlı beslenmek, ara öğün yapmamak, öğünleri atlamak, gece geç saatlerde yemek yemek ve hareketsiz yaşamak, spor yapmamak şişmanlığa neden oluyor.
Eğer bu yaşam tarzını yıllarca sürdürürsek vücudumuzda fazla yağlar birikiyor. Bu yağlardan kurtulmak için birinci önerim bir beslenme uzmanı gözetiminde sağlıklı ve dengeli beslenmeyi öğrenerek, sizin yaşam tarzınıza, gündelik yaşamınızın zorluklarına, stresine uygun bir program uygulamanızdır.

LİPOSUCTİON KALICI BİR ÇÖZÜM OLABİLİR Mİ?

Yazının devamı...

Yeni yılda yenilenin

6 Ocak 2014

Bunun için de estetik operasyonlara yöneliyorlar. Yeni yılda estetik yaptırmak isteyen ancak karar veremeyen kişilere bazı önerilerde bulunmak istiyorum.

Yeni yılda bir yıl daha yaşlanmanın, yıpranmanın, o yıl yaşanılan olumsuzlukların da etkisiyle kadınlarda da, erkeklerde de kendi bedenlerine, ruhlarına daha ayrıntılı bakma, düşünme safhası oluyor. Biten bir evliliğin, biten bir ilişkinin ardından psikolojik olarak kendini kötü hisseden, hayatında yenilik yaratmak isteyen, bambaşka bir yüzle dünyaya bakmak isteyenlerin bir kısmı buna dış görünüşlerinden başlamak istiyor.
Özellikle 35-50’li yaşlarda bu daha sık oluyor. Bunun için de estetik operasyonlara yöneliyorlar. Kadınlar arasında ‘Yeni yıla yeni yüzümle girmek istiyorum’ sözünü çok sık duyar olduk. Yeni yılı farklı bir şekilde deneyimlemek, estetik yaptırmak isteyen, karar veremeyen kişilere bazı önerilerde bulunmak istiyorum:

KOMŞU ESTETİK YAPTIRDI DİYE YAPTIRMAYIN

Bir hekim olarak insanların kendilerini estetik yaptırma konusunda bu tür şartlandırmalar içinde görmelerini doğru bulmadığımı ifade etmeliyim. Estetik operasyonlar ‘komşum yaptırmış ben de yaptırayım’ tarzında takip edilecek bir moda değildir.
Her insanın yaşlanma koşulları, cildinin özellikleri, kendisinde görmek istedikleri, beklentileri, hayalleri farklıdır.
Eğer estetik operasyon yaptırmak istiyorsanız bu konudaki beklentilerinizi çok iyi belirlemeli, kendinize olmayacak, yüksek hedefler koymamalısınız.

Yazının devamı...

Meme alınınca vücut dengesi bozuluyor

16 Aralık 2013

Ancak kadında estetik kavramının en önemli parçası olarak görülen memede oluşan kanserler, hem kadınların sağlığını tehlikeye sokuyor hem de bazı durumlarda meme dokusunun tamamen çıkarılmasına yol açıyor.

Dünyada meme kanseri kadınlarda, cilt kanserinden sonra görülen en sık görülen kanser türleri arasında geliyor. Bir kadının yaşamı boyunca meme kanserine yakalanma riski yüzde 8 ile 12 arasında değişiyor.
Bu denli sık rastlanan bir kanserde taramalar neticesinde meme kanserine bağlı ölümlerde yüzde 30 oranında azalma sağlanabildiği araştırmalarla gösterilmiş durumda.
Kanser hastalığından korunmada kadınların meme muayenelerini düzenli yapmaları, yıllık kontrollerini ihmal etmemesi önem taşıyor. Özellikle de ailesinde, birinci derece yakınlarında kanser öyküsü bulunanların, daha erken yaşlarda hekim kontrolünden geçmeleri gerekiyor.
Meme kanseri nedeniyle her iki memesini ya da tek memesini kaybeden kadınlar, travmatik süreci atlattıktan sonra eski görünümlerine kavuşmak istiyor.
Eskiden kanser ameliyatlarından aylar sonra yapılabilen estetik operasyonlar, son yıllarda hastaların isteği üzerine memenin çıkarıldığı ameliyat sırasında yapılabiliyor.
Ancak bunun için genel cerrahi uzmanlarının ve ilgili branş hekimlerinin kanserli dokuların tamamen çıkarıldığından emin olması gerekiyor.

Yazının devamı...