"Dr. Hüseyin H. Serdar" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Dr. Hüseyin H. Serdar" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Dr. Hüseyin H. Serdar

Psikososyal tehlike ve risklerle iç içeyiz

Sağlık ve eğitimde yaşanan şiddet olayları gelecek adına iyi sinyaller vermiyor.

Toplumun aynası sayılan iki alan vardır, eğitim ve sağlık...


SAĞLIK VE EĞİTİMDE KAN AKIYOR
Son yıllarda katledilen doktorların sayısını ben dahi unuttum!
Dayak yiyen, ağzı burnu darmadağın edilen, doktor, hemşire sağlık memuru ve sektörün diğer çalışanlarının yerlerdeki kanları hala kurumadı...
*
Derken, Başkentte, Ankara’nın göbeğinde, Türkiye’nin kalbinde, Hukuk Fakültesinin genç bir öğretim görevlisi, öğrencisi tarafından tabanca kurşunlarıyla, bıçak darbeleriyle öldürüldü!..
*
Hayata, cani ruhlu bir katil sebebiyle erkenden veda eden Ceren Damar Şenel hocanın eşi Levent Şenel, şöyle seslendi gençliğe, tabutun başında;
‘Arkadaşlar, bunu söylemek benim haddime düşmez ama iyi bir hukukçu, iyi bir mühendis, iyi bir doktor değil iyi bir insan olmaya çalışın. En önemlisi bu. İnsanları sevin ve hiçbir zaman kötülüğe kötülükle cevap vermeyin!’
Gülle gibi söz...
Tam da orta yere attı, gitti!
*
Efendiler, ağalar, beyler!
Germeyin bu toplumu.
Düşmanlaştırmayın, ayrıştırmayın.
Bizim birbirimizden başka kimimiz var?
Nedir bu kin, öfke, kavga;
Hakaret, aşağılama,.
Bıktık kavgalarınızdan.
Yeter artık!..


TV ŞİDDET ÜRETİYOR
Televizyonlarda ki mafya bozuntulu, saçma sapan filmlerde, ‘güya tarihi’ dizilerde akan kan, gösterilen şiddet görüntülerine, kılıç sallayan ve tetik düşüren sahte kahramanlara özenen beyinsiz tayfası ellerine silah alıp ortalıklara düşüyorlar.
Bu filmlere de bir ayar gelmeli artık...
TV ‘lerde ki kanlı dizilerin, toplumsal şiddeti besleyen önemli bir etken olduğunu göz ardı mı etmeliydik?
Hayır,
Bin kere hayır...


ŞİDDETİ BESLEYEN KAYNAKLAR
O dizileri, gençlerin ve çocukların izlemeyecekleri saatlerde yayınlatın hiç olmazsa, o adamları, rol model almamaları lazım.
Şiddeti besleyen kaynaklar kurutulmalı. Naylon torbaya, 25 kuruşluk poşetlere gösterdiğimiz tepkiyi Ceren hocanın ölümünde gösteremiyoruz!
*
Suç ve suçluda, cezaevlerindeki kapasite üstü mahkum sayısında, madde bağımlılığında, uyuşturucu kullananda, darp, cebir, şiddet, taciz, tecavüz, hırsızlık, soygun, dolandırıcılık faaliyetlerindeki anormal artışlar bu milletin iyi bir yere doğru gitmediğini gösteriyor...
Göstergeler kötü.
Acilen ulusal düzeyde bir şeyler yapmalı.
Yoksa...
Yoksa...
Yoksa durum iyi değil.


CEREN HOCA İÇİN
Ceren hocanın Hukuk Fakültesinde, öğrencisi tarafından katledilmesinden ders çıkartamazsak nereden çıkartacağız!..
*
Lisede, üniversitede şiddet.
Hastane de, Aile Hekimliği Merkezinde şiddet.
Evde şiddet.
Kadına şiddet.
Çocuğa şiddet.
Sokakta şiddet.
Hayvana şiddet.
İşyerinde şiddet.
Futbol sahasında şiddet.
Salonda şiddet.
Düğünde, nişanda, kınada, eğlencede.
Asker uğurlamada şiddet...
Bu yazılanlar yalan mı?
Değilse, değilse bir şeyler yapmalı,
Bu millet iyi bir yere doğru gitmiyor!..


PSİKOSOSYAL TEHLİKE
Toplum sağlığını bozacak düzeyde yüksek bir psikososyal tehlike ve risklerle iç içeyiz.
Fiziksel, kimyasal, biyolojik, ergonomik / biyomekanik risklerin yanında psikososyal riskleri pek konuşmuyorduk.
Şu anda, hastanede, okulda, işyerinde; stres, psikolojik taciz (mobbing), şiddet, çatışma var.
Halkın ruh sağlığı oldukça bozuk.
Çünkü tehlike ve risk etmenleri çok!..
*
Ülke ekonomisinde ki dalgalanma, hayat pahalılığı ve yaşanan geçim sıkıntısı, kapanan işletmeler, işyerleri, haciz ve iflaslar, işsizlik, işten çıkartılma ve işsiz kalma kaygısı, düşük ücretler, çalışma hayatında yaşanan sıkıntılar toplumun her kesiminde bir zorlanma ve bir kırılganlık oluşturuyor.
Karşımıza çıkan durum dört dörtlük bir toplumsal stres tablosudur.
Bu stresi yönetebilme becerisi gösterebilecek miyiz?
Yoksa bu yükün altında ezilip kalacak mıyız?..


TOPLUMUN RUH SAĞLIĞI BOZUK
Ruh sağlığı hekimleri randevu vermez hale geldiler;
Huzursuzluk, sıkıntı, gerginlik, karamsarlık, sinirlilik, kaygılılık, durgunlaşma, çökkünlük, unutkanlık, kararsızlık, baş ağrısı, aşırı yemek yeme ya da iştahsızlık, ülser, mide ağrısı, hazımsızlık, göğüs ağrısı, hipertansiyon, cinsel iktidarsızlık, şeker hastalığı, egzema, sedef ve cilt hastalıkları, saç ve kıl dökülmesi, migren ve diğer kronik baş ağrıları, omuz, kol, bel, sırt kaslarında gerginlik ve ağrı, kas ve iskelet sistemi hastalıkları.
Sinir sistemi hastalıkları, bağışıklık sisteminin zayıflaması, kanser vakaları patladı, gitti.
*
Toplumsal stres, başımıza ne dertler açıyor görüyor musunuz?
Acilen, huzur, güven ve normalleşme kodlarına geri dönmeli!..
Mutlu olmak varken, neden acı çeksin bu millet?

X