"Dr. Hüseyin H. Serdar" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Dr. Hüseyin H. Serdar" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Dr. Hüseyin H. Serdar

KAZALAR, ÖLÜMLER; DİKKAT EDİN KENDİNİZE!..

Günün yorgunluğunu atmak için gittiği ‘Şifa Hamamı’ eceli oldu!..Ne hazin hikayedir bu…

Tabip arkadaşımız, her zaman yaptığı gibi iş yorgunluğunu, birkaç dostuyla gidip göbektaşına uzanıp, hamam sefasıyla atarken zehirlenip hayatını kaybetti.
Hamamı ısıtan sistemden içeri dolan karbonmonoksit gazı sessizce zehirledi onları.
Zehirlendiğinizi anlasanız ne olacak?
O anda imdat istemeye bile gücünüz yetmez, takatiniz kalmaz!..
Kestel ilçesindeki Şifa Hamamının göbektaşından, musalla taşına!
Allah rahmet eylesin.

BURASI TÜRKİYE

‘Burası Türkiye!’ mi diyeceğiz yine?..
Yüksek Hızlı Trene biniyorsunuz, güle oynaya gideceğiniz yöne doğru ilerliyorsunuz, belki de uyuyorsunuz, kitap, gazete okuyor, cep telefonuna bakıyorsunuz.
Geleceğin pembe hayallerini kuruyor,
Belki yavrunuzu emziriyorsunuz, kim bilir…
Raylarda veya hatta bir sorun var mı diye öncü kontroller yapan kılavuz tren ile kafa kafaya çarpışan YHT içinde parçalanıp ölüyorsunuz!
Temmuz ayında, Çorlu’daki tren kazasında 25 kişi kaybetmiştik değil mi?..
**
Sinyal vardı, yoktu…
Geçelim bunları bi kalem…
Yahu beşer, onar ölüyoruz!..
Hepimiz; ama hepimiz kendimizi sorgulamalıyız…
Aynı tavanın balığıyız!
Bir şeyler yanlış gidiyor, yanlışlıklar da vatandaşın canının, kanının, malının gitmesine neden oluyor.
Daha dikkatli, daha hesaplı, daha planlı olmalı.
**
ABD, Uzay Kuvvetleri Komutanlığı kurarken biz düz ovada trenleri bile adam gibi kazasız belasız yürütemiyoruz!

ÇOCUKLARI DA KORUYAMIYORUZ

Ne yani, ‘burası Türkiye!’ mi diyeceğiz yine?..
Evine ekmek getirmenin mücadelesini veren tam 60 çocuk işçi öldü geçen yıl…
‘Çocuk öldü!’ dediğimizde içimiz sızlamaz mı?..
Sızlar elbet!..
116 kadın olmak üzere 2017’de kayıtlara geçmiş 2006 (iki bin altı) işçi, iş kazalarında (aslında cinayetlerinde) yaşamını yitirdi.
15 yaş altında; 18, 15 - 17 yaşa arasında 43 çocuk işçiyi toprağa verdik…
Göçmen ve mülteci, çoğunluğu Suriyeli 88 işçiyi de bir kenara yazmalı…
**
2016’daki rakamlar iç açıcı değildi...
98’i kadın olmak üzere 1.970 (bin dokuz yüz yetmiş) işçi hayatını kaybetmişti.
15 yaş altında; 18, 15 - 17 yaş arasında 38...
Hüzünle seslenelim ki, 56 çocuk, “işçi çocuk” yaşamını yitirdi.
**
‘Yaşamı yitirmek’ nedir ki!..
Öldüler, canlarını verdiler…
And’ımız vardı bizim;
“Türküm, doğruyum, çalışkanım,
Yasam, küçüklerimi korumak,
Büyüklerimi saymak…”
Affet küçüğüm, koruyamadık seni de!..
**
Bunun içinde ‘Burası Türkiye!’ mi diyeceğiz yine?..
Askerimizi, polisimiz şehit veriyoruz, çok acı ama buna alıştık!..
Alışmaz olaydık…
Acılar içinde yaşıyoruz!..

BU ÖLÜMLERE ALIŞAMAMALI


Ya, durakta, kaldırımda, evin, iş yerinin önünde, balkonda, düğünde, dernekte, kınada, asker uğurlamada, maç sonu kutlamalarında, trafik kazalarında da ölüyoruz…
**
Biraz tedbir
Biraz dikkat
Biraz uyanıklık
Biraz kararlılık gerek.
Bu ölümlere alışmamalı!..

8,5 MİLYON İNSAN ENGELLİ

Bu tür kazalarda her yıl yaklaşık 12-13 bin insanımızı kaybediyoruz.
On binlercesi de sakatlanıyor, engelli olarak, yaşam kalitesi bozularak hayata tutunuyor.
Ülke nüfusumuzun yüzde 12 ‘sinden fazlası engelli…
Az bir rakam değil, yaklaşık 8,5 milyon insandan bahsediyoruz.
**
Bir kısmının süreğen hastalığı varken, önemli bir bölümünün de ortopedik, zihinsel, işitsel, görme, dil ve konuşma engelleri bulunuyor.
Maddi ve manevi, iş gücü, araç gereç, tedavi ve bakım, sağlık, bireysel, özel ve kamu kesimi gider ve kayıpları hesaplandığında, çıkan tablonun altında kalıyoruz!
Yaşam kalitesi mi?
Ne yazık ki o istatistiklere sığmıyor!..
**
Hayatlarımızın yedeği yok,
Dikkat edin kendinize!..

X