"Dr. Erkan Aydın" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Dr. Erkan Aydın" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Dr. Erkan Aydın

Bayram o bayram ola

Bayramlar, öncelikle ana-babanın rızasının alınması, akrabaların ziyaret edilmesi, komşuların gönüllerinin kazanılması, yoksulların ve muhtaçların gözetilmesi, büyüklere saygının esirgenmemesi, çocukların sevindirilmesi, hastaların ziyaret edilerek hal ve hatırlarının sorulması, yetimlerin merhamet elleri ile okşanması, sokak çocuklarına sahip çıkılması gibi konularda güzel bir yarışın yapıldığı zamanlardır.

MÜBAREK bir ayın gölgesi üzerimize düştü diyerek başladığımız ramazan ayı, yine göz açıp kapayıncaya kadar geçti. Af ve bağışlanma ayı geldi diye yüreklerimize düşen sevinç, yerini hüzne bıraktı. Bir taraftan arınmış, korunmuş, bol sevap kazanmış olma ümidi, diğer taraftan da bir sonraki ramazana yetişememe endişesi ile dolu yüreğimiz.

HOŞ BIRAKIYOR MU?

Ramazan bizi hoş buldu mu diye sormuştuk, peki bizi hoş bırakıyor mu? Ramazan bitince düşüncemiz, ahlakımız, özelliklerimiz ve gittiğimiz yol güzelleştiyse kazanan bizler oluruz ve ramazanı hoş geldiği gibi hoş göndeririz demiştik. Bir ay boyunca öfkeyi, ötekileştirmeyi, nefreti, yozlaşmayı, yalanı, hırsızlığı, iftirayı, itibarsızlaştırmayı ve dedikoduyu bırakabildiysek; sabrı, merhameti, birlik ve beraberliği, sevgiyi, yardımseverliği, doğru ve güzel olan ne varsa onları da tutabildiysek ramazanı hoş gönderiyoruz demektir. Bu ayda elde ettiğimiz bu kazanımları hayatımızın geri kalanında da sürdürebildiğimiz noktada ömrümüzü ramazan kılabilmeyi başarabiliriz demektir.

GÜNAHLA KİRLETME

Yüce Rabbimiz, bu ayda tüm ibadetlerimizi, tuttuğumuz oruçları, kıldığımız namazları, okuduğumuz hatimleri, verdiğimiz sadaka ve zekâtları da kabul etsin ve affımıza vesile kılsın inşallah. Yüce kitabımızı okuyarak ve dinleyerek elde ettiğimiz güzelliği, ramazandan sonra da meal ve tefsirini okumak suretiyle devam ettirme gayretinde olalım. Edinmiş olduğumuz güzel ahlaki değerlerden uzaklaşmayalım. İbadet, sadaka, güzel davranışlar ve tövbe ile arındırdığımız gönüllerimizi tekrar günahlarla kirletmeyelim.

MÜJDE, BAYRAMDIR

Allah’ın emrine uyarak ramazan ayını ihya edenlerin bu dünyadaki müjdesi bayramdır. Nasıl ki gökyüzünden inen yağmurdan inanan-inanmayan, ibadet yapan-yapmayan, oruç tutan-tutmayan herkes istifade edebiliyorsa, Ramazan Bayramı’nın rahmet coşkusundan, sosyal yardımlaşma ve dayanışma ruhunun zirveye ulaşmasından da herkes nasibini alacaktır. Ancak ibadetlerini yerine getirmenin gönül rahatlığı ve huzurunu taşıyanların neşesi bir başkadır.

Bayramlar, sevginin doyasıya yaşandığı bir zaman dilimidir. İnsanlar arasındaki ülfetin, muhabbetin, paylaşmanın, dayanışmanın, kaynaşmanın, dostlukların kurulmasına ve kuvvetlenmesine sebep olmaları açısından büyük öneme sahiptir.

GÜZEL BİR YARIŞ

Bayramlar, öncelikle ana-babanın rızasının alınması, akrabaların ziyaret edilmesi, komşuların gönüllerinin kazanılması, yoksulların ve muhtaçların gözetilmesi, büyüklere saygının esirgenmemesi, çocukların sevindirilmesi, hastaların ziyaret edilerek hal ve hatırlarının sorulması, yetimlerin merhamet elleri ile okşanması, sokak çocuklarına sahip çıkılması gibi konularda güzel bir yarışın yapıldığı zamanlardır. Bu etkinlikler ve amellerle bayramlar anlam kazanır ve onlardaki maksatlar anlaşılır.

FIRSAT GÜNLERİ

Sevgilerin paylaşılarak arttığı gibi üzüntüler de paylaşılarak hafifler. Bayram günleri Müslümanların birbirlerinin üzüntülerini hafifletmek için önemli bir fırsattır. Bu sorumluluğu Hz. Peygamberimiz şöyle dile getirmiştir: “Birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta ve birbirlerine şefkat etmekte müminlerin durumu bir bedene benzer. O bedenden bir organ hastalanırsa diğer organlar da uykusuzluk ve humma (ateşlenme) gibi sebeplerle ondan etkilenir.”

İslam coğrafyasının çeşitli yerlerinde işgallerin devam ettiği, gözyaşlarının aktığı, kanların heder edildiği, açlık ve sefaletin yaşandığı, aralarına ekilen nifak tohumlarının yeşermesinden dolayı müminlerin birbirlerine acımasız davrandığı bir ortamda bu hadis-i şerifin verdiği mesaj bizler için daha da manidardır.

ALVARLI EFE’DEN

Yüce Rabbimiz birlik beraberlik, huzur ve ağız tadıyla bir bayram geçirmeyi tüm Müslümanlara, tüm milletimize, içinde de bizlere nasip etsin. Alvarlı Efe Hazretlerinin sözleriyle bayramınızı kutlar, hayırlara vesile olmasını dilerim.

Can bula cananını
Bayram o bayram ola
Kul bula sultanını
Bayram o bayram ola

Hüzn ü keder def ola
Dilde hicap ref ola
Cümle günah affola
Bayram o bayram ola

Lütfi ya lütfü kerim
Erşe Rahm ü Rahim
Bermurad ede fehim
Bayram o bayram ola

Bayram o bayram ola

KADIN BAYRAM NAMAZI İLE SORUMLU MUDUR? (1 SORU - 1 CEVAP)

İSLAM âlimlerinin ittifakına göre kadınlar, cuma ve bayram namazlarıyla yükümlü değildirler. (Rüşd, Bidâye, I, 157; Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, I, 462) Bununla birlikte Hz. Peygamber  (sav), kadınları bayram namazına katılmaya teşvik etmiştir (Buhârî, Îdeyn, 15, 21; Hac, 81; Müslim, Salâtü’l-îdeyn, 1-3, 10-12) Bu itibarla kadınlar, şartların elverişli olması halinde cuma ve bayram namazlarına katılabilirler.

BİR AYET
KENDİLERİNE apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın. İşte onlar için büyük bir azap vardır. (Ali İmran, 105)

BİR HADİS
KİM dünyada bir müminin ayıbını örterse, kıyamet günü Allah da onun ayıbını örter. (Kütüb-i Sitte, 1. cilt, sf.368)

X