"Dr.Başak Demiriz" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Dr.Başak Demiriz" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Dr.Başak Demiriz

Psikoloğun da psikolojik rahatsızlığı olabilir!

Kedi, köpek, böcek, fare, yılan, asansör gibi birçok şey sizde büyük bir korku, şiddetli bir panik duygusu yaratabilir. Daha kötüsü özgürlüğünüz ciddi bir şekilde kısıtlanır. Ben de kedi fobisinden yıllarca çekmiş bir psikolog olarak, ne açık havada bir kahve içmenin ne de sahil kenarında bir balıkçıda rahat bir yemek yemenin keyfini çıkarabildim. Ama sonunda o fobiden kurtuldum.

Kedi, köpek, böcek, fare, yılan, uçak, asansör, yükseklik ve bunun gibi birçok şey sizde büyük bir korku, yoğun bir kaygı, şiddetli bir panik duygusu yaratabilir. Kaçma isteği, ağlama duygusu, ateş basma, donup kalma, çığlık atma gibi çeşitli reaksiyonlar verebilirsiniz. Daha da kötüsü özgürlüğünüz ciddi bir şekilde kısıtlanır.
Kediden korkuyorsanız örneğin, açık havada bir yerde oturmak, bir şeyler yiyip içmek sizin için keyif değil işkencedir. Etraftaki kedileri kollamaktan ne yediğinizden ne içtiğinizden keyif alabilirsiniz. Etrafınızdakiler sizi anlayamaz ve artık duymaktan nefret ettiğiniz şu cümlelerle size kendinizi daha da kötü hissettirirler: “Minicik şey seni yemez merak etme!”
Ben de kedi fobisinden yıllarca çekmiş bir psikolog olarak, ne açık havada bir kahve içmenin ne de sahil kenarında bir balıkçıda rahat bir yemek yemenin keyfini çıkarabildim. Keyfi bırakın, işkence çektim yıllarca. Ayağımın altından bir kedi geçecek olsa kalbim yerinden fırlıyor, ter basıyor, nefesim kesiliyor, bazen çığlık atıyor ve etrafa rezil oluyordum.
Psikolog olmadan önce durumum daha kolaydı, en kötü ihtimalle biraz dalga geçip, gülüp geçerlerdi. Ama psikolog olduktan sonra durum daha feci oldu. “Sen ne biçim psikologsun, kendine faydan yok” ya da “Tanıdığımız iyi bir psikolog var, numarasını verelim istersen” gibi cümlelere maruz kaldım.
Önceleri durumumu bilimsel bir şekilde açıklayarak etrafımdakileri yatıştırmaya çalıştım: “Fobim var, yani irrasyonel korku, bir çeşit psikolojik rahatsızlık, beni rahat bırakın.”

KEDİ YOK AMA DİĞER ET ÇEŞİTLERİ MEVCUT!
Baktım işe yaramıyor, etrafa rezil olmamak için kedi olabilecek yerlere gitmemeye başladım, gideceksem de çaktırmadan lokantaları arar oldum, kedi olan yerlerden kaçınabilmek için. Kendimi tedavi etmeye karar verdiğim nokta, şöyle bir diyalog sonunda oldu:
- Bu akşam size yemeğe geleceğiz ama bir sorum var...
- Buyrun efendim...
- Sizin orada kedi var mı?
- Efendim kedi yok ama tavuk, balık ve diğer et çeşitlerimiz mevcut.
- Peki teşekkür ederim.
“Karşımdakinin espri anlayışına gülsem mi ağlasam mı” durumumu atlattıktan sonra, geldiğim noktanın anormalliğini ve bu işe son vermem gerektiğini fark ettim... Kedi fobisinden kurtulmaya karar verdim.
Bunun için yapmam gerekenin herkesin bildiği “üstüne gitmek” yöntemi, bilimsel dilde “aşamalı maruz bırakma” (gradual exposure) olduğunu biliyordum. Önce fikre alışmam gerekiyordu, çünkü bir kedi ile yakınlaşmak fikri bile beni yıllarca çok korkutmuştu. Hatta Amerika’da psikoloji eğitimi aldığım yıllarda bunun için bir psikoloğa gittiğimde, psikolog bana “Sonunda kediyi elleyebileceksin” deyince bile o kadar korkmuştum ki bir dahaki seansa gitmemiştim. Ama bu sefer kararlıydım.
Her insanın fobisinin oluşum nedeni farklı olabilir, aslında bu çok da önemli değil. Size hep sorarlar, “Küçükken bir şey mi oldu?” diye... Olmuş olabilir de olmayabilir de. Bununla vakit geçirmek çoğu zaman işe yaramaz. Ben de bunun nedenini çok araştırmadım. Çünkü asıl bilmemiz gereken, fobisi olan kişilerin her korktuğu şeyle karşı karşıya geldiğinde bir sonraki adımı hayal ediyor olmasıdır.
Yani yüksekten korkan kişi, düştüğünü hayal eder; kediden korkan, kedinin saldırdığını ve bu saldırı karşısında çaresiz kaldığını hayal eder.
Fobisi olan kişinin korkulan nesne ve durumlarla ilgili akılcı olmayan hayalleri vardır. Bu onların fobinin kaynağından kaçınmalarına neden olur. Kaçındıkça da korkularının aslında gerçek dışı ve abartılmış olduğunu öğrenemezler.

SONUNDA KEDİ FOBİMİ YENDİM
Ben de ne hayal ettiğimi düşünmekle başladım. Ama biliyordum ki sadece düşüncelerle çalışmak yeterli olmaz. Bununla birlikte korkulan nesne veya durumdan kaçınmadan, aşamalı olarak karşı karşıya gelmek için hedefler belirlenir. Her adımda hedef, fobi yaratan durumla yüzleşerek, alışmaktır.
Hazır olduğunuzda bir üst adıma geçilir. Örneğin kedi korkunuzu yenmek için kedi resimlerine bakmak en alt basamaktaki hedef olabilir. Sonraki basamak, tüylü bir oyuncak kediyi tutmak olabilir. Kendinizi hazır hissettiğinizde, eve yeni doğmuş bir kedi alabilirsiniz.
Ben de kendi kedi fobimi bu şekilde yendim. Kedi fobimi iyileştirmeye karar verdiğimde, benim gibi eskiden kedilerden çok korkan arkadaşım, kedisinin ne kadar uysal ve tatlı olduğundan, yakında yavruları olacağından bahsedince o yavruyu almaya karar verdim. Bunun için yavruları vermek istemeyen kızını bile ikna ettim!
İki ay boyunca yavrunun doğmasını, annesinden ayrılmaya hazır olmasını bekledik. Ve o gün geldi.
Kedimiz eve ilk geldiğinde ben bir köşede o bir köşede korkuyla birbirimize bakıyorduk. Biz korku içindeyken ev halkı ikimizin de haline gülmekten ölüyordu.
İkinci gün bana biraz daha yaklaştı ve ben kalp krizi geçirmedim! Onun şekerliği, komikliği korkularımı unutturmaya başladı. Yaklaşık bir hafta sonra elimi değdirebildim. 10 gün sonra kucağıma aldım.
Sadece etrafımdakiler değil ben de kendime inanamıyordum. Bunu yapmak kolay değildi elbet ama sonu tam bir mutlu sondu! Bir gün bir kedi öpebileceğimi söyleseler düşüncesi bile beni terletmeye yeterdi.


6 ADIMDA FOBİDEN KURTULMAK
Eğer siz de fobilerinizden kurtulmak istiyorsanız bunu birkaç adımda yapabilirsiniz.
1- Önce karar verin ve bu kararınızı etrafınızdakilerle bol bol konuşarak üstüne gitmek için fikren hazır olmaya çalışın.
2- Kendinize karşı sabırlı olun, korkunun üstüne gitmek için minik adımları defalarca atmak gerekebilir. Ancak hazır olunca bir sonraki adıma geçin.
3- Korktuğunuz şeyin tam olarak ne olduğunu anlamaya ve bunun ne kadar gerçekçi olduğunu ortaya çıkarmaya çalışın. Gerekirse bununla ilgili güvendiğiniz kişilerle konuşun. Örneğin kedinin ısırmasından korkuyorsanız, etrafınızdakilere mini bir anket yapın: Seni kedi durup dururken hiç ısırdı mı? Masanın altından geçerken ne yapıyor? Bu seni hiç rahatsız ediyor mu? Bu sayede gerçekçi olmayan, hayal ürünü düşüncelerinizin yerine daha gerçekçi düşünceler yerleştirebilirsiniz. Bu eski inançlarınızdan kurtulmanıza da yardım eder.
4- En korktuğunuz şeyin bile başınıza geldiğinde o kadar korkunç olmadığını yaşayınca, inanılmaz bir özürlük hissedeceksiniz. “En kötü ihtimalle ne olur”, “En kötü ihtimal karşısında ne yaparım?” gibi sorulara verdiğiniz cevaplar kendinize güveninizi arttırır.
5- Korkunuzun tamamen geçtiğini düşündüğünüzde, bazen o gerçekçi olmayan düşünceler geri gelebilir. O durumlarda kaçınmamaya ve eski öğrendiklerinizi yeniden uygulamaya gayret gösterin. Unutmayın; kaçınma korkuyu besler.
6- Bazen en korktuğunuzu, son noktayı yapmaya cesaretiniz olmayabilir. Öyle zamanlarda güvendiğiniz birinden yardım isteyip o noktayı da aşabilirsiniz. O zaman fobilerinizden tamamen kurtulmuş olursunuz.

X