Evlilik kararı vermek neden bazen daha zor

“Evlenmek doğru bir karar mı? Ya pişman olursam? Ya o benim için doğru kişi değilse? Ya benim için daha iyi bir seçenek varsa?” Sevginizden emin olsanız da bu tip sorularla boğuşuyor, soğuk terler döküyorsanız, bir düşünün: Emin olamama nedenleri çok farklı olabilir.

Haberin Devamı

Danışan: Üç yıldır nişanlıyız ve bir ay sonra evleneceğiz. Nişanlımı çok seviyorum ama kendimi hazır hissetmiyorum. Evliliği düşündükçe soğuk terler döküyorum.
- Dr. Başak: Neler hissediyorsunuz?
Danışan: Çok gerginim, çok korkuyorum, bazen nefes alamayacak gibi hissediyorum. Bazen çok mutluyum, bazen aşırı depresif, kaygılı, tedirgin.
- Dr. Başak: Neler düşünüyorsunuz?
Danışan: Evlenmek doğru bir karar mı? Ya pişman olursam? Ya o benim için doğru kişi değilse? Ya benim için daha iyi bir seçenek varsa? Başka hiçbir şey düşünemiyorum. Zaman yaklaştıkça daha da geriliyorum. Neredeyse her saniye aklımdan aynı şeyler geçiyor. Hele o sırada nişanlım ararsa daha da panik oluyorum. Acayip suçluluk duygusu yaşıyorum ve ona çaktırmamak için ne yapacağımı bilemiyorum. Tam bir işkence... Ne evlenme fikri rahatlatıyor ne de ayrılma fikri.

YANLIŞ BİR KARAR MI VERİYORUM, SÖYLEYİN

- Dr. Başak: Böyle hissettiğiniz zamanlarda ne yapıyorsunuz?
Danışan: Genellikle annemle, arkadaşlarımla konuşuyorum. Aslında onlar da beni rahatlatamıyor ama yine de sürekli “Evlenmeli miyim yoksa yanlış bir karar mı bana açık açık söyleyin, benim göremediğim bir şeyler var mı?” diye soruyorum. Sanırım onları da çok sıkıyorum, hep aynı şeyi söylüyorlar, “Sevmediğini düşünüyorsan ayrıl” diyorlar, o zaman biraz aklım başıma geliyor. Çünkü onu çok seviyorum ama yalnız kaldığımda hep aynı düşünceler aklıma geri geliyor.
- Dr. Başak: Anladığım kadarıyla sizi en çok rahatsız eden konu “emin olamamak”...
Danışan: Evet, bu doğru bir karar olsaydı bu kadar kararsızlık yaşar mıydım?
- Dr. Başak: Endişelerinizin yerli mi yersiz mi olduğunu bilmek istiyorsunuz haklı olarak ama bunu ben de bilemem. Bazı insanlar bu endişeleri yoğun yaşadıklarında ayrılırlar ve ayrılma kararının ardından mutlu halde hayatlarına devam ederler. Diğer taraftan bazı kişiler için bu o kadar kolay değildir, çünkü kararsız olmalarının neden-leri çok farklıdır.
Danışan: Peki bu farklı nedenler ne?
- Dr. Başak: Şüphe ve emin olamama duygusu, takıntı bozukluğu yaşayan insanların yaşadığı en belirgin duygulardır. Takıntı bozukluğu, hiçbir şeyden emin olamamanıza ve kararlarınızı sürekli sorgulamanıza yol açar. Hayatınızla ilgili en basit kararlardan en zorlarına kadar hiç bitmeyen bir şüphe ve kararsızlık yaşarsınız: Ne yesem, ne giysem, hangi okula gitsem, hangi mesleği seçsem, kiminle arkadaş olsam, kiminle evlensem? Bu sorulara “en” doğru cevabı aramak ve bulamamak, cevaplardan emin olamamak kişilerde yoğun kaygıya neden olur.

“KALBİNE SOR, SEZGİNE GÜVEN” DEMEK DOĞRU MU?

Danışan: Bu anlattıklarınız benim yaşadıklarıma çok benziyor. Kesinlikle çok rahatsız edici bir durum ama nasıl anlayacağım benimki de bir takıntı mı yoksa o kişi gerçekten bana uygun değil mi? Sezgilerime güvenmemeli miyim?
- Dr. Başak: Bu soruyu sormakta çok haklısınız, çünkü çoğumuz sezgilerimize güvenmek isteriz. Oysa sezgilerimiz rasyonel bakış açımızı tehlikeli bir şekilde olumsuz etkileyebilir. Çünkü aslında sezgilerimiz yani duygularımız aklımızdan geçen düşünceler ile şekillenir. Olayları yorumlama şeklimiz, algımız, beklentilerimiz, etraftan topladığımız ipuçları düşüncelerimize, düşüncelerimiz de sezgilerimize yön verir ve bizi tehlikelerden korumak için harekete geçer. Eğer etraftaki ipuçlarını tehlikeli olarak algılarsanız, daha yoğun bir korku duygusu yaşarsınız. Örneğin, metroda giderken sırt çantalı birini gördüğünüzde onun “bomba” taşıdığını düşünür ve kendinizi ilk durakta dışarı atmak ister, sonra da “iyi ki sezgilerime güvendim, kendimi korudum” gibi bir düşünceyle rahatlarsanız, rahatlama hissinden yola çıkarak sezgilerinize güvenmekle iyi yaptığınıza karar verirsiniz. Oysa o kişinin çantasında ne olduğunu bilmeniz mümkün değildir, yani sezgilerimiz bize her zaman doğruyu göstermez. Evhamlı kişilerin tehlike algısı daha abartılıdır ve hep kötü şeyler olacağına dair “sezgileri” vardır, oysa kötü şeyler onların sezgileri ile örtüşmeyecek kadar ender ortaya çıkar.

TAKINTI BOZUKLUĞUNUN BELİRGİN SİNYALLERİ
Danışan: Sanırım bizim aile kültürümüzde çok yerleşmiş bir şey sezgilerimizle hareket etmek. Annem her zaman “Kalbine sor, sezgilerine güven, hayırlısı neyse o olur” der. Evlilik konusunu kendime her gün soruyorum ama bir türlü içimi rahatlatacak cevap alamıyorum. Acaba bende takıntı bozukluğu var mı?
- Dr. Başak: Bugüne kadar takıntı bozukluğu olmasa da geçmişte bir çeşit kaygı bozukluğu yaşamış olabilirsiniz. Takıntı bozukluğu yaşayan insanların özelliklerine bakalım, kendinizde benzer özellikler buluyor musunuz?
◊ Ufak bir şüpheyi bile tolere edememe.
◊ Siyah-beyaz şeklinde düşünce tarzı; ya doğru ya yanlış, ya seviyorum ya da sevmiyorum.
◊ Düşüncelere takılıp kalmak ve sürekli olarak tatmin edici bir sonuca ulaşma çabası içinde olmak: Günlerce aynı şey üzerine düşünme, evleneceği kişinin özelliklerini tüm detayları ile sürekli gözden geçirme...
◊ Güvence, teminat aramaya yönelik davranışlar: Daha iyi hissetmek, geçici de olsa rahatlamak için kontrol etme, sorma...
◊ Kaçınma: Akla gelen şüpheleri tetikleyecek durumlardan kaçınma.
◊ Suçluluk duygusu: Akla istenmeden gelen mantıksız düşüncelerden suçluluk duymak...

Yazarın Tüm Yazıları