"Dr.Başak Demiriz" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Dr.Başak Demiriz" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Dr.Başak Demiriz

Eşiniz ve kızınızın 'adet' dönemlerinde desteğe ihtiyacı var

Amerikan Psikiyatri Birliği, 2014 yılında Depresyon Bozuklukları kategorisine şunu da ekledi: “Aybaşı Öncesi Disfori Bozukluğu”...

Amerika’da yaşadığım yıllarda gittiğim bir jinekoloğun ofisinde gördüğüm posteri hiç unutmam. Kocaman, keskin bakışlı simsiyah bir kedi ve altında şu ifadeler: “Adet dönemimdeyim ve bir tabancam var, sorun mu var?”
Adet döneminde sıkıntı yaşayan danışanlarıma bu posterden sık sık bahseder ve yaşadıkları sıkıntıların gayet doğal olduğunu, dünyanın her yerinde kadınların aynı problemlerle karşı karşıya geldiğini, bu yüzden doktorun da ofisine böyle bir poster astığını anlatırım.

Çünkü bırakın erkekleri, kadınların bile her ay yaşadıkları psikolojik sıkıntıları hâlâ anlamlandıramadıklarını, buna dair bir baş etme stratejisi geliştirmedikleri için sık sık, özellikle insan ilişkilerinde problemler yaşadıklarına şahit olurum.
Aybaşı veya adet dönemindeki deneyimler her kadın için değişik olabilir. Hatta aynı kadın her ay değişik deneyimler de yaşayabilir. Ama her kadın mutlaka, hafiften şiddetliye doğru çeşitlilik gösterebilen bir tür sıkıntı yaşar.
Bu sıkıntılar fiziksel de olabilir, ruhsal da ya da ikisi de... Her ay yaşanan bu sıkıntılar, yaklaşık 40 yıl sürse de, kadın da erkek de nedense bu konuda çok bilgili ve donanımlı değil.
Hayatın bu kadar içinde olan bu problemin psikolojik boyutu, kadına bile bu kadar yabancı.

BU BELİRTİLERDEN HANGİSİ SİZDE VAR?

Sonunda Amerikan Psikiyatri Birliği, 2014 yılında Depresyon Bozuklukları kategorisine şunu da ekledi: “Aybaşı Öncesi Disfori Bozukluğu”... Yunancadan gelen Dysphoria kelimesi, Türkçe’ye Disfori olarak girmiş. Sıkıntı, gerginlik, rahatsızlık, stres gibi kelimelerle açıklanabilir.
Dünyanın yarısının kadın olduğunu hesaba katacak olursak, bu yeni hastalık konusunda fikir edinmekte yarar olduğunu düşünebiliriz.
Önce tanıyalım: Amerikan Psikiyatri Birliği’nin yayınladığı Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal Elkitabı’nın beşinci baskısında (DSM-5), “Aybaşı Öncesi Disfori Bozukluğu”nun tanımı özetle aşağıdaki gibi:
A- Aybaşı (menstrüasyon, adet) döngülerinin büyük bir çoğunluğunda, aybaşlarının başlamasından önceki son hafta, en az beş belirti bulunmalıdır. Bu belirtiler aybaşlarının başlamasından sonraki birkaç gün içinde iyileşmeye başlar ve aybaşlarından sonraki hafta çok azalır ya da yok olur.
B- Aşağıdaki belirtilerden biri (ya da daha çoğu) bulunmalıdır.
1- Belirgin duygusal değişkenlik (örn. duygudurum dalgalanmaları; birden kendini üzüntülü ya da ağlamaklı hissetme ya da kabul görmemeye karşı artmış duyarlılık.)
2- Belirgin bir biçimde kolay kızma, öfkelenme ya da kişiler arası çatışmalarda artma
3- Belirgin bir çökkün duygudurum, umutsuzluk duyguları ya da kendini küçümseyen düşünceler
4- Belirgin bir bunaltı, gerginlik, diken üzerinde ya da sinirli olma
C- B tanı ölçütündeki belirtilerle birleştirince toplam beş belirtiye çıkmak üzere, ayrıca aşağıdaki belirtilerden biri (ya da daha çoğu) daha bulunmalıdır:
1- Olağan etkinliklere karşı ilgide azalma (örn. iş, okul, arkadaşlar, eğlence uğraşları)
2- Odaklanmakta öznel güçlük çekme
3- Uyuşukluk, kolay yorulma ya da içsel güçte belirgin bir düşüklük
4- Belirgin bir yeme isteği değişikliği, aşırı yemek yeme ya da özel bir takım yiyecekleri yemek için aşırı istek duyma
5- Aşırı uyku uyuma ya da uykusuzluk çekme
6- Bunalmışlık ya da denetimini yitirmişlik duyumu
7- Göğüslerde duyarlılık ya da şişme, eklem ya da kas ağrısı, “davul gibi şişme” durumu ya da kilo alma gibi bedensel belirtiler
D- Bu belirtiler, klinik açıdan belirgin bir sıkıntıyla ya da işte, okulda, olağan toplumsal etkinliklerde ya da başkalarıyla olan ilişkilerde bozulmayla (örn. toplumsal etkinliklerden kaçınma, işte, okulda ya da evde üretkenlikte ve verimlilikte azalma) gider.

ÖNEMLİ TAVSİYELER

Semptomları bu kadar belirginleştirilip, bu kadar elle tutulabilir bir boyut aldıktan sonra, onunla baş etmek de daha kolay olacaktır. Hazırlıklı olmak, önlem almak, özen göstermek, gerektiğinde yardım istemek, kendini ifade etmek gibi yapılabilecek birçok şey, herkesin hayat kalitesini artırabilir. Kadınlara ve erkeklere bu konuda bazı tavsiyelerim var:
* Kadınlar, takvimlerine günlerini işaretlerlerse, adet dönemi yaklaştığında değişen ruh durumlarına daha hazırlıklı olabilirler, gerekli önlemleri alabilirler.
* Takvim evde herkesin göreceği bir yerde olursa daha da iyi, ailenin diğer üyeleri de bu bilgiyi paylaşıp birbirine karşı daha toleranslı olabilir.
* Kadının bu döneminde onunla alay etmek, isimler takmak, küçümsemek yanlış davranışlardır (posteri hatırlayın). Kadının yaşadığı gerginlikler hormonal değişiklikler neticesi ortaya çıkar, onun elinde olan bir durum değildir.
* Çoğu kadın, bu dönemlerde daha sinirli, daha kavgacı ve hoşgörü sınırlarının daha düşük olduğundan şikayet eder. Böyle hissettiklerinde ve sosyal ilişkilerde zorlandıklarında, yakınları ile bu bilgiyi paylaşmaları faydalı olabilir. Örneğin, genç kız, adet döneminde daha hırçın, alıngan, kırılgan olabilir, aile ile çatışmalar artabilir. Anne-babasının, kardeşlerinin, genç kızın adet döneminde olduğunu bilmeleri, ona karşı daha toleranslı davranmalarını sağlayıp, çatışmaların azalmasını sağlayacaktır.
* Erkekler, bu dönemlerde, eşlerinin, sevgililerinin, kızlarının yemekten hoşlandıkları şeyleri (bazı kadınlar tatlı krizine girer, bazıları tuzlu yiyecekler sevebilir) onlara sağlayabilirler.
* İlgi görmek, kadınların ruh haline iyi gelir. Böyle günlerde onlara özel ilgi göstermeye çalışabilirsiniz.
* Sadece ruhsal değil, fiziksel olarak da zorlanabilirler. Aşırı ağrılar, kramplar, mide bulantıları, enerji düşüklüğü yaşayabilirler. Bu dönemlerde yapılacak işleri paylaşmak, destek vermek, yüklerini hafifletmek için özen göstermek önemlidir.
* Bu dönemlerde egzersiz yapmak kadınlara çok iyi gelir.
* Yiyeceklerine ve içeceklerine dikkat etmek, sigara, kafein, alkol tüketimini azaltmak, bazı semptomların şiddetini azaltabilir.
* Tuz tüketimini azaltmak, vücudun su toplaması, şişkinlik gibi şikayetleri azaltabilir.
* Ruh durumundaki dalgalanmalar, kaygı, gerginlik, stres gibi problemler ile baş edebilmek için meditasyon, nefes egzersizleri, gevşeme egzersizleri, yoga gibi aktiviteler fayda sağlayabilir.

X