Yumurtasız gün geçmez

Televizyonlarda, gazetelerde, dergilerde gündemden düşmeyen tek yiyecek yumurtadır. Ben aslında yemek kitaplarındaki tarifler dışındaki satırları okumayı severim. İster yurtiçi ister yurtdışı, geziye çıktığımda üç adresin yerini öğrenirim:

Haberin Devamı

Kırtasiyeciler

Lokantalar

Müzik mağazaları

Zaman zaman televizyonda biri çıkar “Her gün yumurta yiyebilirsiniz” der, bir başka uzman “Çok yerseniz kolesterolünüz artar” der, benim doktorum haftada bir tane yememe müsaade ediyor. Ben de hep onun hasretini çekiyorum.

Şimdi yumurta beslenme gündeminden çıkıp ekonomi gündemine yerleşti, ihraç edilmeyince kayıplar üzerine tartışmalar yapılıyor.

Bir insanın yemek konusundaki beceriksizliğini anlatmak için “Yumurta bile kıramaz” derler. İşte ben onlardan biriyim.

Gerçeküstücü bir şair -yanılmıyorsam Andre Breton’un olacak- “İki yumurta bir araya gelmek istemiyorsa demek ki omlet olmak istemiyorlar” demişti.

Zeytinyağına kırılmış yumurtayı da severim, yanına biraz peynir de yakışır, evimden dışarda, başka şehirde isem omlet kaçamağını kimse önleyemez.

Haberin Devamı

Menemeni de severim, soğanlı-soğansız tartışmasında ben soğansızdan yanayım, ineceğine yakın üzerini biraz eski kaşar ya da gravyer rendelenmesi hoşuma gider.

Bir de sarısı kolesterol yapıyor diye sarısını alan, beyazını bırakan aletim de var.

Birdenbire bu yumurta konusu nerden icap etti derseniz, müsebbibi sevgili dostum Mehmet Yaşin’in “Yumurta Nasıl Kırılır? - Bilgiler, Anılar, Tarifler, Ukalalıklar” kitabını okumamdır.

Ukalalıklar sözüne hiç şaşırmadım, hangi mutfak, yemek yazarı ukala değildir ki? Ben de onları bu yanlarıyla seviyorum.

Önce Ahmet Ümit’in “Yumurta Hayattır” başlıklı tahrik edici önsözünü okuyun, belki de buzdolabına koşacağınız için acaba okumayın mı deseydim.

Bakın ne diyor?

“Bir yemek uzmanının elinden çıkan müthiş ayrıntılarla dolu bu şahane kitabın tek sakıncası aşırı iştah açıcı olması. O nedenle gece geç saatlerde okumamanızı tavsiye ederim ama okuyacaksanız da buzdolabınızda yeterince yumurta bulunup bulunmadığına lütfen dikkat edin, kitabın ortalarına doğru canınız şahane bir omlet ya da menemen çektiğinde elleriniz çaresizlik içinde böğrünüzde kalmasın. Benden söylemesi...”

*

MEHMET Yaşin, kadınların yumurta kıran erkeklere daha çok saygı duyduklarını yazıyor, bu yazıyı bitirir bitirmez, mutfağa koşacağım, ilk karşılaştığım hanımefendiye de “Biliyor musunuz, ben yumurta kırmasını bilirim” diyeceğim.

Haberin Devamı

Yazarımız tavsiyelerde de bulunuyor, okumamızı istediği kitapların başında edebiyatın büyük ustası Refik Halid Karay’ın “Mutfak Zevkinin Son Günleri” geliyor.

Ben de bu tavsiyeye uyuyorum, okudum.

Bir araştırmacıya göre, menemen ilk kez İzmir’in Menemen ilçesinde yapılmış.

Nasıl bir kahvaltı yapıyorsunuz

Yazarın Tire’de yaptığı kahvaltıyı yaparsanız, sabaha karşı saat 06.00’da evinize dönüp bütün gün sindirmeye çalışacaksınız.

Kitapta her ülkenin kahvaltı alışkanlığı var, seçebilirsiniz.

Yazarın uyarısını da unutmayalım:

“Sebzesiz mutfak olmaz.”

Soğanı anlattı, kankası patatesi de unutmadı.

Tarihten gerçekçi bir yaprak okumak istiyorsanız, mutlaka “İstanbul’u Kül Eden Sebze: Patlıcan”ı okuyun.

Haberin Devamı

Patlıcan kızartmaları yüzünden birçok semtte mahalleler kül olmuş.

Benim yaptığım tek yemek beğendidir, onu da senede bir pişiririm.

Ünlü bir Türk müziği bestecisi kebap patlıcanların içine süt enjekte eder, sonra da onu ipe asarmış, böylece içindeki acılık da gidermiş.

Et ülkemizde o kadar hâkim bir yemek ki, doğrusu ona bir bölüm ayırıyorum.

Aslında benim için pek çekici olmayan mangal keyfinin adabını da bu kitaptan öğrenebilirsiniz. Ben yazlıktaki kişilerde mangalın başında ateşi üflerlerken görüyorum, doğrusu imrenmiyorum. Bir gün yazlığa arkadaşlar gelmişti, ben de saatlerce ateşi üflemesinler diye Japon kömürü aldım, bir kibrit yakıyorsunuz, kömür nar gibi oluyor, bu arada etleri de yakıyor.

Haberin Devamı

Yemeğin sonunda da eşi Ülker Yaşin’in yemek tarifleri var.

Bunca kurumsal bilgi havada kalırdı, eğer yemek tarifleri yapılmasaydı.

*

ESKİ ağza yeni tatlar bir lezzet değişikliğidir.

 

Yazarın Tüm Yazıları