"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Türkiye- Almanya arasındaki gelgitler

ALMANYA’da yaşayan, orada yıllarca gazetecilik ve yazarlık yapan arkadaşımız Halit Çelikbudak’ın ‘Pazar Yazıları’* kitabını okumaya başladım, bitirinceye kadar elimden bırakamadım. Çünkü dünyada en çok gittiğim ülke Almanya’dır, hiç kuşkusuz bunun nedeni de Frankfurt Kitap Fuarı’dır. Fuarlarla ilgili birçok anım var, orada buluştuğum birçok dost bugün bizimle beraber değil, ebedi uykusundalar.

Çelikbudak’ın kitabının benim ilgimi çeken bölümleri Osmanlılardan başlayan Türkiye-Almanya ilişkileri.

Bilimsel, edebi birçok konuda güzel dostluklarımız oldu. Çelikbudak ilişkilerimizin kültürel, siyasal yanına da değiniyor.

Yazılardan Almanya’nın ünlü yazarları, bilim adamları, siyasetçileri hakkında da bilgi ediniyoruz. Ünlü Almanların Türkiye ile olan münasebetlerini anlatmaya ağırlık veriyor.

Satırlarında yer yer benim adım da geçiyor. Bu kadar çok bir kente giderseniz dostların anılarında da yer alırsınız.

Almanya’yı tanımam bir dönem Hürriyet Almanya gazetesinin başında bulunan Ertuğ Karakullukçu sayesinde olmuştur.

Fuar ziyaretlerimden bazı notları yayımladım. Gene devam edeceğim.

Hitler rejiminden sonra birçok Alman profesörü buraya geldi, bazıları Türkiye’de hayata veda etti.

Çoğu İstanbul Üniversitesi’nde tıptan hukuka, ekonomiye kadar birçok kürsüyü kurdular, yönettiler.

Ben bu gelenler içinde felsefe bölümünden Ernst von Aster’in kitabını okudum, bir de felsefe hocası Hans Rheinbach’ın.

Alman öğretim üyeleri bizim konservatuvarlarımızın da kurucuları arasında yer aldılar.

Çelikbudak, benim bir yazımdan yola çıkarak, yaşadığı kenti tanıma gezileri yapmış, hem oranın ünlü adlarını hem Alman edebiyatı, öğrenimi içindeki yerlerini saptayıp bize iletmiş.

*

TÜRKİYE’nin Frankfurt Kitap Fuarı’nda onur konuğu olduğu yıl da fuar direktörü Juergen Boos’un önsözüyle Almanca-Türkçe benim fuar notlarım yayınlanmıştı.

Ben de fuar için ‘100 Yazar’ adlı kitabı yazmıştım, Türkçe ve İngilizce yayımlanmıştı.

Almanya’da tanınmış halktan kişilerin de portreleri tasvir edilmiş.

Türkiye’ye gelmiş, Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde çalışmış, mimarlık yapmış birçok kişinin yaşamına dair bilgileri de bu kitapta okuyoruz.

Almanya’da tanınmış pastırmacı kimdir?  Almanya’da buluşma yerleri nereleridir?

Çizdiği tipler bir kentin havasını verir.

Çelikbudak, denemelerini epeyce yazılı kaynakla bezemiş, sadece bir anı birikimi değil, bilgi de veriyor.

Buraya gelen herkes Yalçın Bayer’in başkenti Çorlu’yu ziyaret etmeden memleketine dönemez. Halit de bundan kurtulamamış.

İstanbul’a gelen yabancı mimarlar neler yapmış, hangi binalar onların. Belki bu kitap aracılığıya bir geziye çıkabilirsiniz.

Kitaptan oraya gittiğinizde başta Şöhretler Kahvesi olmak üzere, Türkleri nerede bulacağınızı öğrenirsiniz.

İstanbul’un çekiciliği, Doğu’nun büyüsünü temsil ettiği düşünüldüğünde gelenlerin çoğunun dönmek istemeyişini anlayabiliriz.

Avrupa Merkez Bankası’nın başkanı nedeniyle, banka binalarının yüksekliğinden söz ederken İgnazio Silone’nin Sabahattin Ali tarafından çevrilen Fontamara kitabından bir bölümü aktarıyor.

Romandan şöyle bir sahne:

“Birkaç köylü dertlerini belediye başkanına anlatmak için ilk kez Roma’ya giderler. O güne kadar en yüksek bina olarak sadece köylerindeki kiliseyi gören köylüler Roma’da bankaların yüksek binalarını görünce çok şaşırırlar. Köylülerden biri, ‘Galiba bunlar da başka tanrıların kiliseleri’ der.”

Bankaların genel müdürlüklerinin haşmetli, yüksek binaları İtalyan yazarın romanındaki gibi galiba paranın tapınakları.

Çelikbudak Avrupa Merkez Bankası başkanı Mario Draghi’nin ekonomi yazarlarının yemeğinde anlattığı bir fıkrayı biz aktarıyor:

“Acil kalp nakli yapılacak yetişkin bir hastaya sormuşlar. Üç seçeneğin var... 5 yaşındaki bir çocuğun kalbi. Hasta olmaz, yaşı çok genç, demiş...

Bir yatırım bankacısının kalbi var.

Hasta o da olmaz, yatırım bankacıları acımasız, kalpsiz oluyor, demiş...

Üçüncü bir seçenek olarak 75 yaşında ölen bir merkez bankası yöneticisinin kalbi var demişler. Hasta tamam onun kalbini istiyorum... Çünkü merkez bankacılar kalplerini hiç kullanmazlar, diye cevaplamış.”

Meraklısı Dijital Çağda Gazete yazılarını okuyabilir.

İran Şahı’nın Dolmabahçe’de dişlerinin yapılışı da sizi eğlendirebilir.

*

ÖĞRENEREK, eğlenerek okuyacağınız bir kitap.

 

(*) Kesit Yayınları

X