"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Tan Oral’ın yeni sergisi

Yılın ilk karikatür sergisini Tan Oral açtı.

Schneidertempel Sanat Merkezi Galerisi’ndeki sergini adı: ‘Demokratik Tartışmalar’.

Tan Oral, 60 yıldır gazete, dergi, internet ve haber sitelerinde gündemi yorumluyor.

Dün açılıp 9 Şubat tarihine kadar devam edecek sergide, günü gününe verilmiş tepkilerden oluşan, siyah-beyaz 58 karikatürü yer alıyor.

Tan Oral, sergisi için şu açıklamayı yaptı:

“Demokratik tartışma sorun çözer. Mizah sorun çözmez, ama çözülmeyen sorunlara dikkat çeker, ilgi uyandırır. Belki ilgi duymayanı utandırabilir, sorunun sahibini ise kızdırabilir de. Bunların hepsi bir araya gelince de, bakarsın izleyenleri güldürebilir bile. Bu sergide geçmişten bu güne ulaşan bazı çizimler bir kez daha duvara çıkıyor ve izleyicileri ile yüz yüze gülümsemeye çalışıyor. Gülebilenlere aşkolsun.”

Dediğine göre bu çizimler on beş yaşında ya da daha yaşlı... Hepsi gününde yayınlanmış, bazıları daha sonra da birkaç kez. Çizgilerde konuşamama hali, tartışmadan kaçma, derdini anlatamama durumu sık sık fırçaya takılmış. Kimse kimseye neyin doğru olduğunu ve ne yapması gerektiğini söyleyemez. Evet ama neyi yanlış bulduğunu söyleyebilir, söylemelidir de. Televizyonlarda tartışma programlarında sık sık, ‘Bu konuyu tartışmayalım’ ya da ‘Arkadaşlar bizim burada konuşmamızın hiçbir anlamı yok’ gibi sözler duyuldukça çizimlerde de yerlerini bulmuş.

Sergideki yaşlı çizgilerin tazeliğini yitirmemiş olması ise başka bir ironi...

Sergilerini gezer, albümlerini okurum. İroninin çizgiye dönüşmüş hali onu seçkin bir karikatürist mertebesine çıkarmıştır.

TÜYAP Onur Çizeri Tan Oral’la ilgili iki kitap yayımlandı:

İlki, Faruk Şüyün’ün hazırladığı ‘Kafa Kâğıdı–Tan Oral’ başlığını taşıyor.

İkincisi ise ‘Çizgili Aydın Okumaları’...

Orada söyledikleri karikatür konusundaki yorumunu içerdiği için bir bölümünü aldım:

“Genellikle çizdiklerime karikatür densin ya da denmesin, benim karikatür olsun diye bir çabam kuşkusuz yok... Ama yaptığım, yapmaya çalıştığım şey bir nüktenin, bir düşüncenin kâğıda tespiti bile değil, onun oluşmasına yardımcı olmak, oluşmasına izin vermek gibi bir çalışma. Yapmaya çalıştığım böyle bir şey. Kavuklu–Pişekâr gibi çanak tutuyorum çizgilerimle nükteyi ona bakan yapsın diye. Hazırlop, mizahı yapıp her şeyi bitmiş bir şeyi yutturmaya çalışmak ağır geliyor bana. O yüzden çizdiklerim çizgi olarak da eksik oluyor, ama bir imkân tanımış oluyorum... Ona bakan kimseye.”

Günlük karikatürlerindeki ustalığının altını çizmek gerekiyor.

‘Çizgili Aydın Okumaları’nı ayrı bir zevkle seyrederim.

Aydın üzerine çeşitlemeler, yalnız güncelin değil eski tarihin de anımsanmasını sağlıyor.

Kitabın başındaki yazı:

“Aydın, bir toplumda uzun ceht ve gayretler sonucunda hakikatin ışığını alnında ilk hisseden insandır diye yapılan tanımlama, aydın kişiyi çok iyi anlatır, hem de en aydınlık biçimi ile.”

Çizerin dediği gibi, siyasal iktidarların her zaman eleştiri hedefi aydınlardır. Söylediklerinin, savunduklarının eleştirilmesinin hedef tahtası olarak aydınları görürler. Bu siyaset tarihinin değişmez konusudur.

Gene ilgi çekici olan yanı, somut örnekler yerine bir soyutlamayı tercih etmesi. Bizi bu sayede, tek bir dönemin, olayın dar alanına sokmaz, geniş bir zaman diliminde bütün bir siyaset arenasını kapsar... Böylece eskimezler.

BİR karikatür ustasının sergisini gezmenizi salık veririm.

 

X