"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Salâh Birsel 100 yaşında

Salâh Birsel’le Türk Dil Kurultayları’nda başlayan dostluğumuz, İstanbul’a taşındıktan sonra da devam etti.

Eşi Jale Birsel’le yaşadıkları eve birkaç kez ziyarete gittim.

Şair ve denemeci olarak Türk edebiyatında özgün ve farklı bir yeri vardır.

Şiirindeki ironi, eski metinlerin lezzetini modern bir formatta sunmuştur.

Denemeciliğine gelince, denemenin hem özgür hem bilgi içeren bir tür olduğunu göstermiştir.

Deneme türüne yeni bir üslup kazandırmıştır.

Kitap-lık dergisi* ‘Salâh Birsel 100 Yaşında’ başlıklı bir dosya hazırladı.

Bu tür dosyalar, yazara yeni bir bakış açısı getirdiği kadar, yılların ardından edebiyattaki yerinin irdelenmesi açısından da daima ilgi çekici olmuştur.

Dosyadaki yazılar:

Hasan Bülent Kahraman:

Salâh Birsel Üzerine Düşünceler:

Şiirden Denemeye Dil; İroni, Ussallık.

“Birsel şiiri bırakmadı. Son zamanlarına kadar kitap olarak yayımlamayı sürdürdü. Bir erdemdi bu. Ne var ki, şair olarak denemeciliğiyle sağladığı şöhreti elde edemedi. Türkiye’de kültür yaşamında sadece şiir alanında usta-çırak ilişkisinden söz açılabilir.

Birsel’in demelerini deneme diye tanımlamak mümkün müdür? Kuşkusuz öyle. Fazla akademik, gergin ve sıkı, dar deneme tanımlarına gidip bu büyük birikimi o yönden sorgulamak anlamsız bir girişim olur.”

Hülya Soyşekerci:

Salâh Bey’in Şıngır Mıngırlı Sergüzeştli Boğaziçi Tarihi.

“Onun denemeleri kültürün, tarihin, edebiyatın, sanatın kaynaştığı gerçek birer kültür hazinesidir.”

Oğuz Demiralp:

Salâh Bey Önce Şairdir.

“Yazınımızın ilk ciddi poetika kitabı olan Şiirin İlkeleri’ni de 1952’de yayınlamıştır zaten.”

Demiralp, onun şiir kitaplarını tek tek inceleyerek, şiirinin gelişimini, ironik yerini saptar.

Mehmet Ergüven:

Denemenin İzinde.

Ergüven, önce denemenin tanımı üzerine bir çeşitleme girişi yaptıktan sonra, onun denemelerinden örnekler vererek bu tanımı etlendirir.

Uğur Kökden:

Salâh Birsel’le konuşma.

“Salâh Birsel’e göre denemelerinin başlıca iki konusu, siyaset ve duygular. Yazar hiç kuşkusuz ‘zekâ’yı seviyor.”

Selim İleri:

Sözcük Simyageri.

“Birçok mutsuz günümde Salâh Birsel okuyarak sevinçler duymuştum. Onun eserleri; önünde sonunda yalnızlık çekilecek, televizyon başında pineklenecek, keşke sokağa çıksaydım denilecek birçok geceyi, seslerle, arkadaşlarla, dostlukla, iyilikle doldurdu.”

Ayşe Sarısayın:

Bir Edebiyat Çevresinden Kalanlar

Hayıfnâme.

“Hayıfnâme,’ 11 Şubat 1953 tarihinde Beyoğlu Asmalımescit’te, bir zamanlar sanatçıların uğrak yeri olan Elit Kahvesi’nde yazılmış bir kaside. Elyazısı orijinali bulunamadı, ancak arşivdeki bir mektuptan yazılmasından yıllar sonra bir yazı dizisinde yayımlanmak üzere Salâh Birsel’e gönderildiği anlaşılıyor.”

Mehmet Can Doğan:

Edip Cansever’in Salâh Birsel’i.

“Ö.E. Cansever imzalı  ‘Salâh Birsel’ başlıklı portre yazısı, ‘şiirde aklın hâkimiyeti’, ‘mısra yapısı’nın sağlamlığı ve ‘şekil’in ‘ustaca kurulmuş’ olduğu yönündeki iddia ile başlar.

Ö.E. Cansever, ‘portre’nin sınırlarını zorlayarak çözümlemeye doğru ilerler.”

*

DERGİDE şiirler, incelemeler, söyleşiler de yer alıyor.

............................................................

(*) kitap-lık, İki Aylık Edebiyat Dergisi, Mayıs-Haziran 2019.


 

 

 

 

 

 

X