"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Şairleri unuttuk mu?

TELİF süreleri biten kitaplar pek çok yayınevi tarafından yeniden basılıyor. Edebiyat tarihimizin ünlü adlarının kitapları bazıları özgün haliyle, bazıları da bugünkü dile aktarılarak yayımlanıyor.

Edebiyat tarihinin yeniden yayımlanan kitapları ağırlıklı olarak düzyazı türünde.

Nedense kapsamlı bir edebiyat tarihi ile monografi kitaplarına rastlanmıyor.

Edebiyat tarihi kitapları için yeni anlayışa uygun bir tarih hazırlanmasını öneriyorum. Tek bir kişinin kaleminden çıkmayan, her konuyu başka bir uzmanın yazdığı bir edebiyat tarihi. Bir kurul oluşturulsun, işbölümü, madde bölümü yapılsın, bir redaktörler kurulu da onları gözden geçirsin.

Halit Ziya Uşaklıgil’in romanı Aşk-ı Memnu televizyon dizisi olduğunda çeşitli baskıları da yapıldı. Kitapların başına konulan önsözler dışında, iyi bir Halit Ziya Uşaklıgil incelemesi yayımlanmadı. Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’ndeki tezlerden, doktora çalışmalarından böyle bir kitap ortaya çıktı mı bilemem.

Bir zamanlar ‘hayatı, sanatı’ başlıklı kitaplar yayımlanırdı. O zaman yazar hakkında özet bir bilgi edinirdiniz. Gerçi bu bilgiyi genişletecek kaynak da bulamazdınız. Bu tür kitaplara gereksinim duyduğumuzu iyi okurlar da kabul edeceklerdir.

Bâkî Hoca’nın (Gölpınarlı) divan şairinin belli başlı ustaları, dönemleri üzerine kitapları hâlâ bu alanın rakipsiz çalışmaları olarak yaşıyor.

Kapsamlı ve değişik adlardan yapılmış bir edebiyat tarihi kitap dışında internette de yer alabilir.

Ben bu tür çalışmaların parayla girilen sitelerde yer almasını istiyorum.

Yazarlara dair, onların kitaplarına dair internetteki maddeler çok yüzeysel ve yüksek okur için yetersiniz.

Hatırlatma olarak faydalı ama ötesi için yetersiz ve güvenilmez.

*

ROMANCILARIMIZIN yapıtları yukarıda dediğim biçimlerde yayımlanıyor. Ne yazık ki Türk şiiri tarihi açısından yayıncılar sınıfta kalıyor.

Bir araştırma yaptığınızda, son yıllarda ne bir divan şiiri antolojisinin yayımlandığını ne de şairler konusunda incelemeler çıktığını görürsünüz.

Divan şiirini bilmeden, Türk edebiyatını anladım diyen yalan söyler. Antolojinin yanı sıra, tek tek şairleri ele alan incelemeler de olmalı.

Ya günümüzde şiir kitaplarının durumu....

Belli yayınevlerinin listelerinde olsa da belli şairler dışında satış rakamları yayıncıları tatmin etmiyor.

Dünya şairlerinden örnekler zaman zaman çevriliyor, hem de iki dilde. Karşılaştırma açısından özgün dilini bilen için işe yarar kitaplar.

Dünyada bütün önemli yazarlar, şairler için küçük el kitapları çıkar. Burada yazarın, şairin hem yaşamı hem de yetiştiği ortam incelenir.

Farklı okumalar yavaş yavaş kendini gösteriyor. Geçen gün, Köy Enstitülü yazarların okunma oranını sorduğumda, hemen hemen her yazarın üç-dört baskı yaptığından söz ettiler. Bu da benim edebiyat okuru anlayışımı destekliyor.

Tür çeşitliliği hiç kuşkusuz okur beğenilerinin çeşitlenmesinin göstergesi.

Aynı anlayışla yerli polisiyelerle çeviri polisiyelerin de artması, okur ilgisi açısından güzel bir gelişme.

Ancak şiir türünün önemini, hayatımızdaki yerini bilenler divan şiirini ihmal edemezler.

İkinci Yeni şiiri için birçok çalışma yapıldı. Bugün de şiirimizin ustaları üzerine yazılan her şey için mutlaka İkinci Yeni’ye değiniliyor.

Bence divan şiiri bilinmeden, bu akımı yorumlamak mümkün değildir.

Oktay Rifat’ın Perçemli Sokak’ını, Behçet Necatigil’in Divançe’sini, Turgut Uyar’ın Divan’ını anımsarsanız, yeniden divan şiirine dönersiniz.

*

EDEBİYAT tarihi parçalı biçimde öğrenilmez, bir bütünü bilmek gerekir.

 

X