"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Portreniz nasıl olmalı

PERA MÜZESİ’nde açılan ‘Bana Bak!’ adlı sergide ‘la Caixa’ Çağdaş Sanat Müzesi Sanat Koleksiyonu’ndan ‘Portreler’i görebilirsiniz.

Koleksiyonun, resim, fotoğraf, heykel ve video çalışmalarından oluşan bir seçki.

Sergide 22 sanatçının eserleri çerçevesinde portrenin normları sorgulanıyor.

Portre resmi, bir karakterin imgesini yaratmak ve bu imgeyi toplumun geri kalanından ayrıştırmak için kullanılmış, portresi yapılan kişiye sadakat ve benzerlik, her zaman bu sanatın temelini oluşturmuştur. Portrelerin nihai amacı ise resmi yapılan kişinin kimliğini yansıtmaktır.

Fotoğrafa yansıyan halimiz ne kadar doğaldır?

Roland Barthes’ın bir sözü aktarılıyor:

“Kamera yalan söylemez.

Fotoğraf için ne derece doğrudur bilmem ama portre resminin simgesel yanını tartışabiliriz.

Çünkü biz kendimizi aynada değil, bir sanatçının yaratısında görüyoruz.

Sanatçıların farkı, teknolojik değişimler, portrenin kurmaca yanını bize çağrıştırmaktadır.

Ama kendimizi yeni bir yaratıda görürüz.

Özçekimler (selfie) de portre kavramına değişik açılardan bakmamızı sağlar.

Yazar şöyle diyor:

“Tanık olacaksınız. Hem ayna hem de aynadaki yansıma olacaksınız.”

Marlene Dumas türü şöyle özetliyor:

“İnsanlar portrelerden hoşlanır. Belli işler insanların seçilebildiği portre resimlerine benzer.”

Portre neler anlatır bize?

Bir kişinin hem fiziğini hem psikolojisini.

Katalogda ünlü ressamların portre çalışmalarına bakın, Velasquez, van Eyck, Rembrandt gibi.

Belen Altuna, “Aynaların hafızası yoktur” diyor.

O resimlerin ardından daha sonra yapılan portre çalışmalarını karşılaştırabilirsiniz.

*

ÜNLÜ bir mimarın eserlerine ait fotoğraflar, bilgiler ‘Louis Kahn’a Yeni/Den Bakış’ sergisinde görülebilir. Bu da Pera Müzesi’nde.

Serginin adı: ‘Cemal Emden’in Fotoğrafları - Çizimler ve resimler.’

Serginin küratörü N. Müge Cengizkan mimarın özelliğini şöyle özetliyor:

“Kahn, yaşamı boyunca ürettiği mimari yapıtlarında ve resimlerinde, amansız biçimde başlangıçların, ebedi gerçeklerin, ölçülebilen ve ölçülemeyen değerlerin, ışık ve sessizliğin izlerini sürer. Mimari yapıtları kadar karakalem, pastel ve suluboya ağırlıklı resim ve eskizleri de kaydadeğer bir bütün oluşturur.”

Yapıtlarının fotoğrafları, onun mimarlık anlayışını yansıtıyor.

Bülent Erkmen’in yaptığı katalogda N. Müge Cengizkan, Jale Erzen, Ahmet Gülgönen, Gönül Aslanoğlu Evyapan, Neslihan Dostoğlu, Cengiz Yetken, Yıldırım Yavuz, Orhan Özgüner’in makalelerini, Kahn’ın Türkçeye ilk kez çevrilen kült metinlerinden; ‘Sessizlik ve Işık’, ‘Oda, Sokak ve İnsanlığın Uzlaşısı’, ‘Mimarlıkta Kanun ve Kural’ı da okuyabilirsiniz.

Louis Isadore Kahn kimdir?

1901 yılında Rusya’nın (bugün Estonya) Parnu kentinde doğdu. 1906 yılında ailesiyle birlikte Philadelphia’ya göç ettiler.

Pensilvanya Üniversitesi Güzel Sanatlar Okulu’na tam burslu olarak başladı.

Okuldan mimarlık lisans derecesi ve üstün başarı gösterenlere verilen Arthur Spayd Brooke Memorial Ödülü ile 1924 yılında mezun oldu. Çeşitli binaların yanı sıra çeşitli sergiler açtı.

17 Mart 1974’te öldü.

*

İKİ sergi de değişik alanlardaki özellikleriyle gezilmeli.

 

X