"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Portre karikatürleri üzerine

Gazetelerde portre karikatürleri kullanılmıyor artık. İllüstrasyon eksikliğini fazlasıyla hissediyorum. Portre karikatürlerinin fotoğraftan çok daha öte anlamı vardır. Portre çizeri ona yorum katar, kısacası yazıyı çizgilendirir.

Dönemin karikatüristleri portre yaparlardı. Çizginin kendine özgü kimliği, siyasal ve toplumsal olayları bize başka açıdan gösterirdi.

Günlük karikatürleri içinde siyasetçilerin, ünlü adların portre karikatürlerine bakardım.

Cemal Süreya’nın kitabı için iyi karikatürist Semih Poroy’un çizdiği benim portremi her kitabım için isterler, fotoğrafa sıra sonra gelir.

İbnülemin Mahmud Kemal’in, Yahya Kemal Beyatlı karikatürleri bütün canlılığıyla belleğimdedir.

Bana göre bugün de siyaset, sanat, edebiyat dünyasının ünlülerinin portreleri çizilmeli.

Hele portre çizimi açısından bir kuraklığın hepimiz farkındayız.

Fotoğraf bunun yerini alamaz.

Ben, New York Rewiev of Books dergisinde David Levine’ın portrelerine hayrandım. Bir yazarın kitabından, ürününden öte bir yoruma götürürlerdi beni. Yıllık takvimlerdeki portreleri de hemen alırdım.

Semih Poroy’un portreleri bütün biyografi kitaplarında yer alır, bir de rahmetli Necati Abacı’nın portreleri çok beğenilirdi. Bugün bence tek bir usta karikatürist, Tan Oral portre çiziyor. Erdoğan Karayel’e de listede yer vermeli.

Süleyman Demirel, müzesini kurarken Semih Balcıoğlu’ndan kendi portre çizimlerinin orijinallerini istemiş, Balcıoğlu da göndermiş.

Teşekkür için telefon ettiğinde bakın ne demiş:

“Semih o kadar çok portremi çizmişsin ki, galiba seni ben karikatürist yaptım.”

*

İZEL ROZENTAL ile Semih Poroy bir dünya karikatür turuna çıktılar. Meslektaşlarıyla buluşup karikatürün durumunu tartışıyorlar.

Onları aradım, bugün portre karikatürleri kim yapıyor sorusunu yönelttim. Onlar da benim eksikliğini duyduğum konuları konuşuyorlarmış.

Tan Oral’dan başka portre çizenleri sordum.

Bir ad verdiler: Halit Kurtulmuş Aydostlu.

Peki portre çizenler ne yapıyor?

Çoğu yayın organlarının dışında turistik yerlerde sokakta portre çiziyormuş.

Bazılarının da AVM’lerde köşeleri varmış. Ne yazık ki bu çizimler kitap haline de gelmiyor. Çünkü ünlü insanlar değil ki albümlerini yapsınlar.

Fransa’daki Global Forum’a başta Brezilya, Hindistan olmak üzere otuz ülkenin temsilcisi katılmış.

İnternette yayımlanan portre çizimlerinin de kalıcılığı ne kadar bilemiyorum.

Gerçi şimdi yazılara karikatürler eşlik ediyor.

Bu yazı sırasında masamda duran bir kitaba gözüm takıldı.

“Karikatür

  1. Meşrutiyet Döneminin Ünlü Simaları

Mehmet Âsım Us

Hazırlayan: Seval Şahin”*

Çizgiden yola çıkılarak yazılmış portreler.

Kitaba da, “Eğlenerek, Öğrenerek, Gülümseyerek Okumak” başlıklı bir giriş yazmıştım.

Kısa bir tanıtım notunu aktarmalıyım:

“Kitap, II. Meşrutiyet döneminin önemli politikacıları, edebiyatçıları ve yayıncıları hakkında kaleme alınmış 29 adet karikatür başlıklı mizahî portreden meydana gelmektedir.”

Bir çizginin yorumları bugün de ilgi çekiciliğini korumaktadır.

*

PORTRE çizimleri ve ona eşlik eden yazıları çok severek okurum, seyrederim.

-------------

(*) Dergâh Yayınları

X