"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Osman Saffet Arolat’ın meslekte 55 yılı

SEVGİLİ arkadaşımız Osman Saffet Arolat’ın 55’inci meslek yılını kutlamak üzere Taksim’deki İktisat Fakültesi Mezunları Cemiyeti Lokali’nde bir toplantı yaptık.

Kendisi basın dünyasında siyasi dalgalanmaların, değişimlerin birinci elden tanığıdır. Neler çekmiştir, neler yaşamıştır, onları hiçbir zaman övünerek anlatmamıştır. Hepsini de sorduğunuzda gülerek cevaplandırır.

Bana davetiyeyi Vahap Munyar iletti. Türk basın tarihini yazanlar mutlaka onun kitaplarından yararlanmalıdır. Anadolu’nun her santimetrekaresini dolaşmış, ekonomisiyle, insanıyla önemli bilgiler aktarmıştır.

Hiç kuşkusuz onun basın yaşamını, aştığı engebeleri öğrenmek için kitaplarını okumak şarttır:

- Babıâli Anıları

- Yaşamdan Bir Gezinti

- Bir Gençlik Liderinin Anıları - 1959-1974

Arolat’ın benim için bir başka özelliği vardır.

Sevdiğim şair Ali Mümtaz Arolat’ın oğludur. Ezberimde olan şiirlerinden biri de ‘Bir Gemi Yelken Açtı’ şiiridir. İlk dizesi benim için çağrışımlar kaynağıdır: “Bir gemi yelken açtı hayal iklimlerine”.

Bir antoloji yapsam mutlaka o şiiri alırım. Toplantıya katılan Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali konuşmak için masaya geldiğinde Osman Saffet Arolat’a çerçevelenmiş, Ali Mümtaz Arolat’a ait bir belge hediye etti.

Bakın bu belgede ne vardı?

“3.1.1942 tarihli bir oğlum daha doğduğunu ve isminin Osman Saffet konduğunu saygılarımla bildirir ve tekaütlük servisinin haberdar edilmesini rica ederim.”

Gecede benim dışımda başka kimler konuştu?

- Aylin Altınay

- Sevil Usanmaz

- Faruk Pekin

- Mehmet Sağnak

- Niyazi Dalyancı

- Ahmet Güner Sayar

- Kenan Mortan

*

KENAN MORTAN’ın O.S. Arolat: Bir Ömre Bedel (mi?) başlıklı konuşması, yalnız Arolat’ın ekseninde değil, basın tarihinin ustaca yapılmış bir özetiydi:

Bazı bölümleri aktaracağım size:

“Anılarını ‘ben’ olgusunu kullanmadan yazan ‘4. Güç Emekçisi’ Arolat’ın 55 yıllık -aslında gerçekte 57 yıl, ama sayının cazibesi ile 55 rakamını kullandım- meslek yaşamında 3 dönem var:

1. Dönem: Aykırı / Farklı / Sorgulayan Gazetecilik: Öncü, ANT, Maden-İş gazetesi, Ortam, İSTA Ajansı ve İsveç Radyosu Türkçe yayınları bu kapsamdadır.

2. Dönem: Patron Gazetecilik: Yeni Günaydın ve Tan gazetesi deneyleri bu kapsama girer. Önemlidir, zira dünyada örneği çok azdır ve halen Le Monde çalışanların mülkiyeti ender bir örnektir.

3. Dönem: Normal / Olağan Gazetecilik: Milliyet, Günaydın, Sabah, Ayrıntılı Haber, THA ve Dünya deneyleri Arolat’ın bu dönemini simgeler.

Bu rengârenk geçen 55 yıl içinde Arolat’ın ‘gizemi’ nedir?

Sizin için, şair Ali Mümtaz Arolat’ın ‘oğlu’ olmasının en önemli edimi olduğunu anlıyorum. Çok haklısınız, ortada ‘Fazla Yelken Açan Gemi’ örneği gerçekten yok...

Ama bunun dışında ‘hep toprağın üstünde iz sürmesi’, ‘güvenilir olması’, ‘kaynağını çarpıtmaması’, ‘gerçek yaşamın tanığı’ olması da öne çıkıyor.

Evet, ‘Bir Ömre Bedeldi’ yaptıkların sevgili Osman...

Çok yaşa!

*

SEVGİLİ Osman, sana sağlıklı, yazılarla bezeli bir ömür diliyorum.

 

X