"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Öncüler iz bırakır

Duygu Asena’yı yakından tanıyanlardanım. Hürriyet’te onunla birlikte çalıştım. Düşündüğünü, eğmeden, bükmeden, çevreye uyarlamadan açıklardı. Kadın özgürlüğü, kadının toplumdaki yeri için birçok kişi çaba gösterdi. Kitaplar yazdı, savaşlar verdi. Peki Duygu Asena’nın farkı neydi? Bu soruya doğru cevap verdiğimizde, onun konumunu, öncülüğünü daha iyi anlayabiliriz.

itaplarda kalan bilgiler, çoğunluğa ulaşmaz, toplumsal bir etki uyandırmaz. Duygu Asena, bir gazeteci olduğundan, yazdıkları, düşünceleri çok daha büyük kitlelere ulaştı. Yazdıklarıyla, kadınların bilinçaltında yatan, bilince çıkmasından korkanları uyandırdı. Onlara cesaret verdi, sustukça ezileceklerini, erkek egemenliği altında karanlık bir ömür süreceklerini ispatladı. En önemlisi, kadınlar özelliğini duyumsadı. Onların gizli özgürlüklerini ortaya çıkarmalarını sağladı. Hayatındaki öncü tavrı ölümünden sonra adına düzenlenen roman ödülüyle devam ediyor. Bu yıl ‘Haneye Tecavüz’ kitabıyla, Zehra İpşiroğlu’nın aldığı ödül; kadını anlatan, onun durumunu işleyen eserlere ve yazarlara veriliyor... Duygu Asena, sadece iyi bir gazeteci değil, iyi bir yazardır da. Kalemiyle de mücadelesini verenler içindedir. Ancak kim olursa ne olursa olsun; gazete, dergi yazıları derli toplu kitaplaşmazsa unutulup gitmeye mahkûmlar. O yüzden Duygu Asena gibi önemli adların gazete ve dergilerde kalan yazılarının derlenip kitaplaşmasını önemserim...

 

EN KORKTUĞU ŞEY BAŞKALARINA MUHTAÇ OLMAKTI

 

Şadan Maraş Öymen’in derlediği ‘Orada Kadınlar Var mı?’ kitabı, bu açıdan önemli bir görevi yerine getiriyor. Genç kuşak bu kitap sayesinde Duygu Asena’nın yazılarını okuyacak, mücadelesini öğrenecek. Kendi dönemi içinde nelerden geçtiğini daha iyi fark edecek.
Kitabın başındaki ‘Orada kadınlar var mı?’ yazısında Asena’yı bakın nasıl tanıtıyor: “Özgür bir ruh olarak en korktuğu şey, başkalarına muhtaç olmaktı. Kadını sadece evde tutmaya odaklı muhafazakâr bir toplumda kendi hayatını kazanmak, geçinmek için bir erkeğe muhtaç olmamak, güvenli bir yaşam sürmek, çağdaş kadınlar için yaşamsal bir konudur muhakkak ama Duygu Asena’da bu sanki takıntı gibiydi.”
Kitapta sırasıyla; Kadınca ve KİM dergisi yazıları, Milliyet gazetesi yazıları, Cumhuriyet Dergi yazıları, Habertürk yazıları, Yarın gazetesi yazıları, Vatan gazetesi yazıları yer alıyor.

‘Duygu Asena: Kadının adını koyan kadın’ başlıklı ‘Bitirirken’ bölümünü özellikle okumalısınız. Zeki Coşkun ile Ayşe Emel Coşkun’un hazırladığı ‘Ben Duygu’ bölümü de iyi hazırlanmış ve Asena’yı ve etkisini eksiksiz anlatıyor. Biraz merak duygunuzu kaşıyayım; Ercan Arıklı’nın bir sabah toplantısında verdiği dersi herkes dikkatli okumalı... Duygu Asena’nın önemini ve yaşadıklarını çok iyi biçimde ortaya koyan bir kitap.

X