"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Müziğimizin portresi yok

MÜZİK dergilerinin hepsinde, müzik tutkunlarını ilgilendiren bir haber vardı:
“Bach’ın portresi evine döndü. Leipzig’deki Bach Arşivi’ne kondu.”*
1748’de Leipzig’li ressam Elias Gottlob Haussmann tarafından yapılan portrenin açılışını büyük Bach yorumcusu John Eliot Gardiner yaptı.
Tören Bach Festivali sırasında gerçekleştirildi.
Gramophone** portreleri yapılan bestecilerin ressamlarının adlarını vermiş ve portrelerini sayfalarına koymuş.
Hangi bestecileri, hangi ressamlar çizmiş:
Gabriel Faure - John Singer Sargent
Georg Frrideric Handel - Thomas Hudson
Luigi Cherubini - Jean Auguste Dominique
Igor Stravinsky - Pablo Picasso
Gustav Mahler - Emil Orlik
Milly Balakirev - Leon Bakst
Richard Wagner - Pierre-Auguste Renoir
Modest Mussorgsky - Ilya Repin
Johanna Christoph Bach - Thomas Gainsborough
Henry Purcell - John Closterman
Giuseppe Verdi - Giovanni Boldini
Maurice Ravel - Achille Ouvre
William Walton - Michael Ayrton.


*


HABERİ, ressamların resmini yaptıkları ünlü bestecilerin, ünlü ressamların adlarını okudunuz.
Bizde durum nedir sorusunun yanıtı için hem müziği hem resmi bilen Mehmet Ergüven’i aradım. Şaşırmayacağım/şaşırmayacağınız cevabı aldım.
Bizde bestecilerin portreleri yok!
Sonra düşündüm, portreleri olsa, büstleri olsa bunları nerede koruyacağız. Hangi bestecinin arşivi var -yanılmıyorsam sadece Bilkent’te Adnan Saygun’un belgeleri, notaları korunuyor- bir portreleri koyacak müzemiz nerede.
Hangi alanın müzesi var, Edebiyat Müzesi’nin akıbetini merak eden var mı?
Bu açmazların eşliğinde bir başka temassızlığa da değinelim.
Bizim bestecilerle ressamlarımızın birbirleriyle ilgisi ne kadar?
Ressamlarımıza sorsaydık hangi bestecilerle dostsunuz diye kaçının adını verebilirlerdi?
Aynı soruyu bestecilere de yöneltseydik onların yanıtı farklı olmazdı.
Adını verdiğim ressamlar ve bestecilerin dostlukları olduğu ortada, bu dostluğun sonucunda böyle bir resmi yapmak istiyorlar.
Sanırım öneri bestecilerden değil, ressamlardan geliyor.
Frankfurt Kitap Fuarı’nda Türkiye’nin Onur Konuğu olduğu yıl, Türk ressamların çizdiği Türk bestecilerinin portreleri sergilenebilirdi.
Ayrıca edebiyatçıların kişisel eşyası da bu yıla görsel açıdan zenginlik katabilirdi.
Acaba ressamlarımız şimdi bestecilerimize ilgi duyabilirler mi? Çalışmalarında portre gündeme gelir mi? Ben bu çalışmalardan başarılı bir portre müzesi doğacağı kanısındayım.


*


MÜZE, arşiv çalışmalarını önemsemiyoruz, bunların değerini henüz algılayamıyoruz. Müzik müzemiz yok diye hayıflanıyorum ama müze konusundaki eksiklerimizi saymaya korkuyorum.

* BBC Music, August 2015, s. 36
** Gramophone, July 2015, s. 8.

X