"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Lütfi Özkök’ün ardından

İYİ fotoğrafçı Lütfi Özkök de aramızdan ayrıldı.

Fotoğrafın şiirsel bir uğraş olduğunu, portre fotoğrafları ile ispatladı.

Onu son kez Orhan Pamuk’un Nobel Edebiyat Ödülü’nü aldığı yıl gördüm.

Editörü Feridun Andaç beni Stockholm’deki evine götürmüştü. Masasının üstü, duvarlar, notlar ve fotoğraflarla doluydu. Dinç görünüyordu.

Ölümünün ardından Dünya Yayınları arasında çıkan iki kitabını yeniden inceledim. Bir kitabının adı Portreler-Türk Edebiyatına Dönemsel Bakış, diğeri de Lütfi Özkök Objektifinden Nobel Ödüllü Edebiyatçılar başlığını taşıyordu.

Portreler’in başında Feridun Andaç, Oktay Akbal, Demir Özlü, Özdemir İnce, Nevzat Çakır, Osman İlkiz’in yazıları yer alıyor.  

Kitabın başında Merih Akoğul’un bir yorumu var:

Lütfi Özkök’ün ardından

“Lütfi Özkök, çektiği yüzlerin gerisinde durmuş, alçakgönüllü ‘efsane’ bir fotoğrafçıdır. Türkiye’nin en önemli şairlerinden Nâzım Hikmet, Lütfi Özkök’ün objektifinden geçtikten sonra görüntü olarak imgeleminizde somutlamıştır.”

Albümde 70’e yakın edebiyatçının portresi var.

Kronolojik olarak düzenlenen kitap Nâzım Hikmet’le başlıyor, Enis Batur’la bitiyor.

Feridun Andaç, albümün başındaki, ‘Yüzleri Sırlayan Adam’ yazısında onun fotoğraf dünyasındaki yerini tanımlıyor ve Stockholm’deki ev/atölyesindeki görüşmelerini anlatıyor:

“Lütfi Özkök, dünyanın bin bir gözü...

Ona bakan gözlerin ışığını gördükçe, bu küçük dev adamın hünerini daha bir anlayabiliyorsunuz.

Edebiyatçı kimliği mi onu fotoğrafa yöneltmiş, yoksa fotoğrafa ilgisi mi edebiyatın kapısını aralatmıştı.”

Neler yazdılar onunu için:

Oktay Akbal: “Özkök hep şiir yazdı”.

Demir Özlü: “Bir ‘Deniz Meltemi’ Çocuğu”.

Özdemir İnce: “Sivil Mareşalin Fotoğraf Makinesiyle Güreşleri”.

Nevzat Çakır: “Ölümsüzleri Ölümsüzleştiren Fotoğrafçı”.

Osman İlkiz: “Rüzgârların Yolunda”.

Lütfi Özkök, fotoğraflarını çektiği edebiyatçıların çoğuyla dosttu, onları yakından tanıyordu.

LÜTFİ ÖZKÖK OBJEKTİFİNDEN NOBEL ÖDÜLLÜ EDEBİYATÇILAR

LÜTFİ ÖZKÖK’ün önemli albümlerinden birinde Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanan yazarların fotoğrafları var.

Kırka yakın ödüllü yazarın fotoğrafını bulabilirsiniz.

Albümün başındaki Peter Curman’ın yazısını okuyalım:

“Özkök’ün çalışmasının ardında büyük bir gayret, insanın iç dünyasını keşfetme gibi zorlu bir uğraş var. Fotoğraf makinesini eline aldığı zaman insanın yüzünde, içindeki insanı arıyor.”

Albümdeki yazılardan biri, Lütfi Özkök’ün “Her Yüz Bir Keşif Macerasıdır” adını taşıyor.

Çekim sırasında yaşananların ilgi çekici notlarını aldım yazıma.Andaç, bu notları almış kitaba:

“Anlattığı öyküleri düşünüyorum şimdi.

Canetti’yi bir kış günü Stockholm soğuğuna çıkarıp, o karlı günün rengini yüzüne yansıttığı ânın öyküsünü anımsıyorum.

Doris Lessing’i otel lobisine oturtup, sözleriyle ânın sesini yakalamasına şaşıyorum.

Joseph Brodsky, ödülünü almak için geldiği kentte, KGB ajanlarından kaçarken; o, otelin tuvaletini stüdyo gibi kullanıp deklanşörünü kullanma hünerini gösteriyor.

Rene Char’ın yüzleri... Bin bir renk, bin bir dokunun ışığı saklı onda.”

*

İYİ bir fotoğrafçının fotoğrafları edebiyat tarihinde de yerini aldı. Anılarımızda ve fotoğraflarında yaşayacak.

 

X